Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Milletvekillerini ben belirlerdim

    Hürriyet Haber
    18.03.1999 - 00:00 | Son Güncelleme: 18.03.1999 - 00:01

    Bebek katili Abdullah Öcalan, itiraflarında örgütün siyasi harekete dönüşmesini isteğini bu çerçevede partilerle bağlantı kurduğunu anlattı. HADEP'in kuruluşunda 200 bin mark

    yardım yaptıklarını açıklayan terörist, ‘‘HADEP'in bize militan yetiştirmesi yanlıştı’’ dedi.

    Ölü ve yaralı sayısı bilinenden fazladır

    Sorgusu sırasında Apo'ya, eylem talimatlarının dökümü de yapıldı. Toplam 5 bin 346 güvenlik görevlisinin şehit olduğu, 10 bin 730 güvenlik görevlisinin yaralandığı ve birçoğunun sakat kaldığı, 4 bin 471 vatandaşımızın hayatlarını kaybettikleri, 5 bin 816 vatandaşımızın yaralandıkları ve birkısmının sakat kaldığı, ayrıca yine Türk vatandaşı olarak 18 bin 73 militanın öldürüldüğü, 50 bin 146 kişisinin de tutuklandıkları veya mahkum oldukları anlatılan Apo'nun, bilançoyu doğruladığı hatta ‘‘Belki ölü ve yaralı sayısı şimdi bana okuduğunuz rakamlardan da fazladır’’ diyerek sorumluluğu üstlendiği belirtildi.

    Perinçek, bizi partisine çağırdı

    Öcalan'ın ifadesinde İşçi Partisi Lideri Doğu Perinçek'le ilgili şu bilgileri verdiği öğrenildi:

    ‘‘Doğu Perinçek, 1991 yılında kampımıza geldi ve benimle görüştü. Perinçek bana siz bu şekilde muvaffak olamazsınız, benim siyasi yapılanmam içinde yer almanız daha doğru olur şeklinde telkinlerde bulunuyordu.’’

    MED TV'yle amaç propaganda

    APO, MED TV'yle ilgili bilgiler de verdi. Apo'nun, ‘‘İngiltere'den lisans alıp, Fransa'dan da uydu temin ederek 1993 ve 1994 yılında MED televizyonunu faaliyete geçirdik. Lisansı İngiliz ITC bağımsız şirketinden aldık. Uyduyu ise Fransa'dan temin ettik. Finansını bağış yoluyla temin ettik. Ayrıca MED televizyonunda çalışan kişiler kendi adamlarımızdır, bunlar bu televizyonda parasız gönüllü olarak çalışmaktadırlar. MED televizyonunu kurmaktaki birinci amacımız tabii PKK'nın siyasi görüşüne uygun propaganda yapmaktır. Tahminime göre yılda 50 milyon mark masraf gitmektedir. Başlangıçta Amerika Birleşik Devletleri'nde de bir uydumuz vardı. Sonra Fransa'dan uydu kiralandı. Amerikalı şirket ile olan anlaşmamız da sürüyor, ancak bu uydu sanırım kullanılmıyor. Şirket anlaşmasında MED televizyonunun ortağı var görünüyor, ancak MED televizyonu bizim televizyonumuzdur ve bizim desteğimiz olmadan yürümez’’ dediği öğrenildi.

    Füzelerin parası Yunanistan'dan

    PKK tarafından kullanılan Strella füzelerinin öyküsünü ise Apo şöyle anlattı:

    ‘‘Temsilcimiz Rozalin kod Ayfer Kaya, Yunanistan'da bir yardım kampanyası oluşturduğu kiliselerden ve bize yardımcı olan halktan toplanan paralarla füzelerin finansmanı sağlandı ve Sırbistan bölgesinden tanesi 18 bin dolara alınan 20 adet Strella, tüccar vasıtasıyla K. Irak'ta örgüte teslim edildi. Yine kullanmış olduğumuz Sam 6 ve Sam 7 füzeleri ilk etapta K. Irak'taki boşluktan yararlanarak temin edildi. Daha sonra bu füzeler, Rusya'dan Kafkaslar üzerinden Ermenistan ve Bakü hattıyla K. Irak'a geçirildi. Hatta füzelerin bir kısmı İran servisinin eline geçti. Bu füzeler konusunda Yunan gizli servisinin yol göstermiş olması mümkündür. Bu füzelerin eğitimi Kosova bölgesinde yapıldı.’’

    Kürt sorununu TBMM’de çözmek istedim

    1991 seçimlerinde HEP'in SHP'yle ittifak yaptığına dikkat çeken Öcalan, seçimler sonucunda 20'den fazla HEP'linin parlamentoya girdiğini anlattı.

    Apo, HEP kökenli milletvekili adaylarını kendisinin belirlediğini de itiraf etti. Apo, Kürt meselesini, Meclis'teki partilerle çözme amacında olduğunu öne sürdü. Apo'nun sorgusunda, ‘‘Adayların seçiminde etkili oldum ve seçilenlerin adaylıklarını onayladım. Seçimlerden evvel Zübeyir Aydar, Ahmet Türk, Hatip Dicle, Leyla Zana, Sedat Yurttaş, Sırrı Sakık'la yüz yüze görüştüm’’ dediği öğrenildi.

    Dimitri Elen Kampı bombacı yetiştirir

    Abdullah Öcalan'ın, Yunanistan ve Suriye'yle olan ilişkilerini itiraflarında geniş bir şekilde açıkladığı öğrenildi. Apo'nun, ‘‘Yunanistan'ın PKK örgütü ile ilişkileri az çok Suriye'yle olan ilişkilerine benzer’’ dediği belirtildi.

    Apo'nun Yunanlı parlementerlerle 1988 yılında görüşmesinden sonra Yunanistan'da PKK kamplarının açıldığını söylediği ve ‘‘Yunanistan'da Lavrion Kampı'ndan başka bir de bomba eğitimi veren Dimitri Elen Kampımız vardır. Bu Dimitri Elen kampı Mahir kod Fethi Demir'in sorumluluğunda geliştirilmiştir. Ayrıca Yunanistan'da küçük gruplarımızın yerleşmesi için evler de vardır’’ bilgilerini verdiği vurgulandı.

    Apo'nun Yunanistan'ın kendilerini Türkiye'ye karşı koz olarak kullanmak amacında olduğu belirlemesini yaptığı da öğrenildi.

    İran'da PKK hastanesi var

    İran gizli servisi İttilaat'ın kendisini sık sık ziyaret ettiğini anlatan bebek katili, Kafkaslar'dan aktarılan silahlar, Hizbullah ve IKDP konusunda servisin arabuluculuk yaptığını öne sürdüğü öğrenildi.

    Apo'nun, ‘‘Urumiye'de bir hastanemiz mevcuttur. Kelereş takım seviyesinde küçük bir kamptır’’ dediği öğrenildi. İran'ın zaman zaman kendilerine gelen silahları alıkoyduğunu da söyleyen Apo, İran hükümetinin taviz ve baskılarla İran'daki Kürtleri kontrol altında tuttuğunu iddia etti.

    Başbakan Erbakan’la mektup trafiği

    Bebek katilinin, Necmettin Erbakan'la başbakanlığı döneminde aracılarla haberleştiğini açıkladığı da iddia edildi.

    Apo'nun ‘‘Necmettin Erbakan 1996 yılında başbakan olduktan sonra bana Suriye'de bulunan ve Suriye devletine yakın olduğunu bildiğim Ağa Kod Mervan Zerki ile Suriye'de benim temsilcim olarak bulunan Delil Kod vasıtasıyla Erbakan'ın mesajı geldi. Necmettin Erbakan bu şahıslar vasıtasıyla bana ulaştırdığı notta, ‘Güneydoğu'ya siyasi, ekonomik, kültürel açılımlarda bulunmak istediklerini, bu nedenle barışın sağlanmasını, ateşkesin ilanı'nı öneriyordu. Ben de bu görüşü olumlu bularak yine aynı şahıslar vasıtasıyla kendisine mektup yazdım ve bu önerisini kabul ettiğim yolunda mesaj gönderdim. İsmail Nacar isimli şahıs zaman zaman yine RP iktidarı zamanında benimle telefonla görüştü ve arabuluculuk tekliflerini iletti. O da benim yaptığım görüşmelerde, görüştüğüm kaynaklarla sizi bir araya getirebilirim diyordu’’ dediği öne sürüldü.

    Körfez Savaşı PKK'ya yaradı

    PKK'nın elindeki silahların büyük ölçüde Körfez Savaşı sırasında temin edildiği ortaya çıktı. Öcalan'ın, ‘‘Kuzeye doğru sürülen insanların bıraktıkları silahları topladık ve bir kısmını da para ile aynı yoldan satın aldık’’ dediği belirtildi.

    Apo, mali kaynaklarının büyük çoğunlukla Avrupa'dan bağış ve kampanyalarla oluşüuğunu da öne sürdü. Ayrıca, örgütün vergilendirme adı altında para topladığını da itiraf etti.

    Hadep, PKK için militan eğitiyor

    Bebek katilinin, sorgusu sırasında HADEP'le ilişkisini, ‘‘HADEP bünyesinde yurt içinde oluşturulan gençlik ve kadın komisyonlarında yapılan eğitim çalışmalarıyla Romanya ve Moldavya gibi ülkelerde yapılan eğitim çalışmaları tamamen benim perspektifime, görüşlerime uygun olarak yapılan çalışmalardır. HADEP'in il ve ilçe teşkilatlarında gerek yurtdışındaki kamplara ve gerekse kırsal alana eleman gönderme faaliyetinin yürütüldüğü doğrudur’’ diye açıkladığı bildirildi.

    HADEP'e 200 bin mark yardım

    PKK'nın Avrupa teşkilatı aracılığıyla HADEP'e kuruluşu sırasında para yardımı yaptığı da ortaya çıktı. 200 bin markı bulan bu para yardımının yanı sıra düzenlenen gecelerde toplanan paraların da HADEP'e aktığı belirlendi.

    Halen cezaevinde hükümlü olarak bulunan PKK mensubu Sabri Ok'un HADEP'lilere talimatlar verdiği doğrudur. Üst düzey kararları da vermektedir. Ancak benim demek istediğim şudur. Ben esasen bir siyasi kanal arayışı içindeyim, fakat bir HADEP'linin yasal gerçekler karşısında kendisini PKK militanı gibi görmesi ve göstermesi yanlıştır. HADEP'le olan işbirliğimizi şu çerçevede anlatabilirim. Mademki bu parti bizim tabanımıza dayanıyor, bizi temsili doğru olarak yapması ve bunun için de eğitim görmesi gerekir. Siyasi bir realite karşısında yasal bir parti olduğunu da unutmaması gerekir.

    HADEP, İHD bize yakın teşkilatlar

    HADEP ve Genel Başkanlığını Akın Birdal'ın yürüttüğü İHD ile ilgili bilgiler de veren Öcalan, ‘‘Gerek HADEP olsun, gerek İHD olsun bize yakın teşkilatlardır. Her ne kadar bu atanan şahıslar, PKK örgütü mensubu olacak kapasitede değillerse de bize sempatizandılar ve böylece bir işbirliği içine girilmiş oldu’’ açıklamasını yaptığı öğrenildi.

    Avrupa, PKK'yı kullandı

    Apo'nun sorgusu sırasında, ‘‘Şu anda Avrupa'nın beni istemediğini, ancak beni Türkiye'ye karşı kullanmak istediğini ve kullandığını belirtmek istiyorum’’ dediği de öğrenildi.

    Türkiye'nin son yıllarda ekonomik atılım içinde olduğunu belirten Apo'nun Türkiye'nin bize karşı yürüttüğü mücadelesiyle kalkınma potansiyeli olan bir ülke olduğunu gösterdiğini söylediği de belirtildi.

    Apo'nun şu saptamaları yaptığı vurgulandı:

    ‘‘Avrupa beni Türkiye'ye karşı kullanırken Türkiye ile beni karşı karşıya getirirken, Türkiye'nin de önünü kesmeyi hedeflemiştir. İnsan haklarından çok sık bahseden Avrupa beni kullanmak suretiyle çok kan dökülmesine sebep olmuş ve sonuçta insan haklarını işletmeyerek iki yüzlü olduğunu göstermiştir. Bu yüzden Avrupa'yı kınıyorum. Benim sebep olduğum eylemler sebebiyle yüz binlerce kürde siyasi olmadığı halde iltica hakkı tanırlarken, ben PKK örgütünün başı ve bir numaralı siyasi olduğum halde bana siyasi sığınma hakkı tanımamıştır.’’

    Apo'dan Türk halkına mesaj

    Apo'nun sorgulaması sonunda şöyle bir mesaj verdiği belirtildi:

    ‘‘Türkiye halkına bir mesajım vardır. Benim hakkımda önümüzdeki süreci izleyerek takip ederek karar versinler, bunu diliyorum. Örgüt elemanlarıma da yakalanmam ve sorgulanmam sebebiyle kontrolden çıkmamalarını bilhassa intihar ve yakma eylemlerine girmemelerini, saldırı konumuna geçmemelerini istiyorum. Yargılama sürecini bir başlangıç olarak kabul ediyorum. Bütün Türk kamu yetkililerine de açıkça söylüyorum, benim de yanılmalarım, hatalarım olmuştur. Benim hiç de arzu etmediğim olaylara sebep olmuşumdur, ancak bana imkan verilirse yeniden bir arada yaşama sürecini başlatacağımı bilmelerini istiyorum ve size de saygılar sunuyorum dedi.’’



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı