Gündem Haberleri

    Milletvekillerinden bir ricamız var...

    Hürriyet Haber
    23.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    TBMM’de bugünkü Kıbırs gizli oturumunda lütfen kendinizi havaya kaptırmayın. Milliyetçilik yarışı ile zaman harcamayın, edebiyat yapmayın. Gerçekçi olun ve ne düşünüyorsanız söyleyin. Bu fırsatı kaçırmayın.Doğrusunu söylemek gerekirse, TBMM’de bugün yapılan Kıbrıs Gizli Oturumunun neden yapıldığını, böyle bir oturuma neden gerek duyulduğunu pek anlayabilmiş değilim.Kıbrıs’ta gizli ne kaldı ki?Herşey ortada ve açıkça konuşuluyor.Dışişleri Bakanının gizli kalmış bilgiler vereceği sanılıyorsa, o konuda da yanılıyor.Neyse, artık istenmiş yapılıyor. Bari bir işe yarasın.Eğer Milltevekillerimiz bir biri ardına kürsüye gelip, Yavru Vatanı gavura nasıl bırakmayacaklarını anlatacaklar, Milliyetçilik Bayrağını en üst düzeye çıkartma yarışı yapacaklarsa yazık olur. Koskoca bir oturum boşa gider.Gizil toplantı, gizli sözlerin söylenmesi, Milletvekillerinin hiçbir oy kaygısı duymadan, parti politikalarını bir yana bırakarak görüşlerini açıklayabilmelerini sağlamak amacıyla yapılır.İşte Milltevekillerinden beklenen de budur.Bu oturumda tribünler boş olacak.Seçmene mesaj yollanmayacak.Eğer her gün duyduğumuz içi boş sloganlarla vakit geçirilirse boşa zaman harcanmış olurlar.“Konfederasyon mu, yoksa Federasyon mu?” gibi ne anlama geldiği tam olarak anlaşılamayan soyut kavramların dışına çıkılmalı.Türkiye bir karar vermek zorundadır.Ya Kıbrıs’ta çıkarlarımıza uygun bir çözüm bulup adayı Rumlarla paylaşacağız veya bugünkü durumu değiştirmeyeceğiz. Yani iki ayrı devlet formülünde ısrar edeceğiz.Türkiye şu ana kadar karışık mesajlar verdi.Bir yandan, “iki tarafın kabul edebileceği formülü bizde kabul ederiz” dedi. Andından da hemen ekledi: Tek çözüm Konfederasyondur.Bu yaklaşımın Türkçesi “Ben, bugünkü durumun değişmesini istemiyorum” demektir.Bu da bir polikadır. Risklerini alıyorsanız, Türkiye’nin uzun vadeli çıkarları açısından doğabilecek sakıncaları göğüsleyebileceğimizi düşünüyorsanız, tutumunuzu hiçbir şekilde değiştirmezsiniz.RİSKLERİ GERÇEKTEN BİLİYOR MUYUZ?Böyle durumlarda bir hesap yapılır. Zira çözüm, çözümsüzlükten daima daha iyidir.Şimdi ben sormak istiyorum:Acaba Türkiye, adı ne olursa olsun, şöyle bir formülü de reddecek midir?- İki toplunu ayrı ayrı topraklarda oturacakları, iki toplumun bir diğerinin iç işlerine karışmadan kendi kendilerini yönetecekleri…- Toplumların bölgeler arasında serbestçe dolaşımını, birbirlerinden serbestçe mal mülk satın alıp vermelerini 5-10 yıllık bir zaman dilimine yayacaklar…- Türk askerinin getirdiği fiili güvencenin uzun bir süre daha devam edeceği ve ilerisi için de garanti anlaşmasının sürdürüleceği…- Dış temsilin rotasyona bağlanacağı…- Çözüm öncesinde eski mal-mülk mübadelesinin kesinleştirilip sorunun çözüleceği…- İki toplumun eşit biçimde temsil edileceği zayıf, yetkileri az bir Federal yapının oluşturulacağı…Bir çözüm.Yani, dışa karşı tek Devlet izlenimi veren, ancak içinde iki ayrı Devleti barındıran bir formül red mi edilecek?Yukarıda saydıklarımın, Türkiye’nin 25 yıl süreyle savunduğu çözümün temel ilkeleri olduğunu da unutmayalım.Bütün bunları reddedip, ülkeyi yanlızlığın ve uluslararası bir diplomasi kavgasına mı sokacağız?Avrupa yolumuzu kapatacak mıyız?İşte parlamenterlerimizin, bunları tartışmalarını bekliyoruz.Vatana hayırlı olsun…
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı