Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Mikro kredide kadınlar erkeklerden dürüst

    Ceyhun KUBURLU
    06.07.2007 - 00:00 | Son Güncelleme: 06.07.2007 - 09:44

    Nobel Barış Ödüllü ve Bangladeş Grameen Bank Başkanı Muhammed Yunus, bugüne kadar 7 milyon kişiye mikro kredi verdiklerini ve bu kredilerin yüzde 97’sini kadınların aldığını vurguladı.

    Yunus "Hedefimiz krediyi eşit vermekti ancak kadınlar aileyi daha çok düşünüyor ve erkeklere göre daha dürüst davranıyorlar" dedi.

    MİKROKREDİNİN fikir babası, Nobel Ödülü sahibi Bangladeşli Prof. Dr. Muhammed Yunus, Grameen Bank olarak bugüne kadar 7 milyondan fazla kişiye kredi verdiklerini yüzde 97’sini ise Bangladeşli kadınların aldığını söyledi. Grameen Bank’ın kuruluş amacında "eşitlik" ilkesinin bulunduğunu söyleyen Yunus, kadınlara verilen kredilerin geri dönüşünde çok daha olumlu sonuç aldıklarını ve kadınların aile bireylerini daha çok önemsediğini belirtti. Muhammed Yunus, "Kadınlar daha dürüst. Kadınlar tüm aileyi düşünüyor. Erkekler ise aileyi çok fazla düşünmüyor. Oysa kadın kazandığı para ile çocuğunu üniversiteye bile gönderebiliyor" dedi.

    İLKEMİZDE EŞİTLİK VARDI: Muhammed Yunus, Grameen Bank’ın kuruluş amacının kadın ve erkeklere eşit davranmak olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: "Dünya genelinde alınan ticari krediler üzerine bir araştırma yaptık. Gelişmekte olan ülkelerde ticari kredilerin yüzde 99’unu erkeklerin aldığını gördük. Yani kadınların ticari kredi kullanım oranı yüzde 1 civarındaydı. Bu ilginç sonuçların ardından tüm sistemi değiştirdik ve sadece kadınlara yönelik kredi vermeyi kararlaştırdık. Çünkü işlerini kurma imkanlarına sahip kadınlar kredi sayesinde kendilerini yoksulluktan çıkarabilir ve çocuklarını okutacak imkanlara sahip olabilirler."

    MOBİLYASI OLANA KREDİ VERMİYORUZ: Grameen Bank’tan mikro kredi alacak kişinin gerçekten en yoksul olması gerektiğine dikkat çeken Muhammed Yunus, başını sokabileceği bir evi olana veya evinde mobilyası bulunan kişileri, mikro kredi alma kriterlerine uymayanlar arasında sıraladı. Yunus, "Normal bankalar en çok varlığı olana kredi verir, biz ise hiç varlığı olmayana ve en yoksul olanlara kredi veririz" dedi. Dünya ekonomisine bakıldığında gelir dağılımında önemli eşitsizliklerin de bulunduğunu dile getiren Yunus, dünya nüfusunun yüzde 60’ının dünya gelirinin sadece yüzde 6’sını kullandığını kaydetti.

    ZENGİN-YOKSUL UÇURUMU: Muhammed Yunus, dünyanın en zengin 5 ülkesi olan Amerika, Fransa, Japonya, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerin dünya gelirinin yüzde 45’ine sahip olduğunu hatırlatarak, dünya genelinde zengin ile yoksul arasındaki uçurumun büyüdüğünü söyledi. Yunus, "Dünya gelirinden alt tabakadaki insanların payını yüzde 6’dan yüzde 10-15’e çıkarmamız gerekiyor. Bunun yanında kurumların oluşturulması, iş imkanları yaratılması ve bilgi iletişim teknolojisi alanında ilerleme sağlanması lazım" diye konuştu. Büyük şirketlerin kendi işlerine paralel olarak yoksullukla mücadele için çalışmalar yapabileceğini dile getiren Yunus, bilgi teknolojilerini en yoksul çocuklara götürülmesinin yoksulluğun ortadan kaldırılması için önemli bir unsur olarak gösterdi.

    TOBB Üniversitesi’nde adına merkez kurulacak Yunus da ders verecek

    TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB üniversite bünyesinde mikro kredi ve sosyal iş girişimciliğine yönelik çalışmaların yürütüleceği Muhammed Yunus’un adını taşıyacak olan bir merkez kurulacağını ve aynı zamanda Yunus’un TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde ders vermeyi kabul ettiğini açıkladı. Muhammed Yunus ise, merkezin temsil edeceği değerler açısından kendisine şeref verdiğini, gençlerin bu merkez sayesinde farklı sorunları çözmekte ve küresel sistemde nasıl baş edeceklerini sağlama açısından yeni bakış açısına sahip olmalarını sağlayacağını söyledi. Yunus, mikro kredi ve yoksulluk üzerine bilimsel çalışma yürüten kişilerin ve uzmanların da bu merkezde fikirlerini paylaşma imkanı bulacağını vurgulayarak, "Türkiye çok genç bir nüfusa sahip ve girişimci ruhu yüksek bir kesim bulunuyor. TOBB ile yapacağımız işbirliğinin en kısa sürede olumlu sonuçlar doğuracağını ümit ediyorum" diye konuştu.

    Zenginler güçlü, çıkış buluyor yoksul güçsüz, borcunu ödüyor

    BAŞKANLIĞINI DEİK Yürütme Kurulu Başkanı Rona Yırcalı’nın yürüttüğü Dünya Odalar Federasyonu’nun İstanbul’da gerçekleşen 5’inci Kongresi için gelen Grameen Bank’ın kurucusu Prof. Muhammed Yunus, dün sabah TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde bir grup işadamıyla kahvaltıda buluştu. Mikro kredi sistemini işadamlarına anlatıp, "Türkiye’de mikro kredi veren bir bankanın kurulması için yasal altyapı oluşturulmasına" iş dünyasından destek isteyen Yunus, soruları da yanıtladı. Yunus, "Mikro kredi alan yoksul kadınların borcunu ödeme oranının yüzde 99-100 olduğunu söylüyorsunuz. Bu durum, ’yoksullar dürüst, borcuna sadık, zenginler dürüst değil, borcunu düzenli ödemiyor’ sonucunu mu doğuruyor?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Zenginler çok güçlü olduğu için kendilerine farklı çıkış yolları bulabiliyorlar. Yoksullar zaten güçsüz olduğu için, başka çıkış yolları bulmaları mümkün değil. Bu yüzden, karşılarında teminat, kefil isteyen, mahkeme, icra tehditi yapmayan banka olmamasına rağmen, borçlarını düzenli şekilde ödüyorlar."

    175 ülkede uygulanıyor, Aziz Akgül başarılı işler yapıyor

    GRAMEEN Bank modelini Türkiye İsrafı Önleme Vakfı’yla (TİSVA) Türkiye’ye taşıyan AKP Diyarbakır Milletvekili Aziz Akgül’ün çalışmalarını çok beğendiğini dile getiren Muhammed Yunus, Türkiye’de yoksulluk ile ilgili yapılacak her türlü projeye destek olmak istediğini söyledi. Yunus, Türkiye’nin de dahil olduğu 175 ülkede mikro kredi sisteminin uygulandığını hatırlatarak, dünya genelinde en yoksul 100 milyondan fazla kişiye mikro kredi verildiğini bildirdi. Yunus, mikro kredi verilen bölgelerin başında yüzde 85 ile Asya’nın geldiğini, yüzde 10’la Afrika, yüzde 5 ile Güney Amerika ve Latin Amerika’nın geldiğini kaydetti.

    Yoksulluk karanlıktır, kurtulmak için pencereden ışık gelmeli

    GRAMEEN Bank’ın Kurucusu Nobel Barış Ödüllü Muhammed Yunus, yoksulluğun tanımını ise şöyle yaptı: "Yoksulluk, fırsat fakirliğidir. Belirsizliklerin hakim olduuğu bir ortamdır. Duvarları penceresi ve çatısı olmayan bir ev gibidir yoksulluk. Ancak bundan kurtulmak çok zor değildir. Önce pencereyi aralayıp, içeriye ışık girmesini sağlamalı. Hayatı kontrol etmek için bir şeyler yapmayı ve düşünmeli. Büyük bir çaba gösterip kullanılabilecek bir yol bulmalı."
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı