Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

MHP'nin ruh hali

<B>BAKAN </B>odalarından milletvekili bürolarına kadar dün MHP'de aynı psikoloji hákimdi:<br><br><B>‘‘Bunlar bizi istemiyorlar. Altımızı oymaya başladılar...’’

‘‘Bunlar’’ diye adlandırdıkları kesimin kim olduğunu dün MHP'li bir bakan şöyle açıkladı:

‘‘Uluslararası finans çevreleri, Türkiye'deki etkin bazı finans kuruluşları ve sivil toplum örgütleri, medyanın bir kısmı.’’

Bu sözler dün sadece bir bakanın değil, milletvekillerinin sohbetlerindeki konuşmalarına da yansıyordu.

MHP'de, radikal düşünen kesimin inanışına göre, ağustos sonuna doğru hükümet yeni bir yapılanmaya gidecek.

MHP ise bu yeni yapılanmanın içinde ‘‘hak ettiği yeri’’ alamayacak.

İddiaları ise dikkat çekici:

‘‘FP'den ayrılan yenilikçilere büyük ihtimam gösteriliyor. Biz hükümet dışına itileceğiz.’’

Son dönemde ‘‘teknokratlar hükümetinin’’ temelinde de bu tartışmanın olduğuna kendilerini inandırmışlar.

Buna göre parlamentoda teknokrat nitelikli milletvekilleri ve dışarıdan atanacak bakanlarla ‘‘milli mutabakat hükümeti’’ oluşturulacak.

Hükümet ekonomik konuları çözerken, parlamento da demokratikleşmeyle ilgili yasaları çıkaracak.

Altı ay sonra da seçime gidilecek.

Kimsenin kimseye diyeceği olmayacak.

MHP ise hükümetteki bu oluşumda, parlamentodaki gücü oranında temsil ettirilmeyecek, dışlanacak.

TABAN BUNALIMI

MHP içindeki radikal kesimin son tahliline gelince;

‘‘Üzerimize gelip bizi yıpratma politikası burada bitmeyecek. O nedenle biz bırakıp gidelim.’’

MHP'yi bu noktaya iten neden ise, özellikle dayandığı işçi ve tarım kesiminden gelen sert eleştiriler.

Milletvekillerinin son dönemde gittikleri ilçelerde, ‘‘Ne yüzle geldiniz?’’ satışmalarına muhatap olmaları.

Hükümetin ilk dömeminde bir kahvehaneye gittiklerinde, ayağa kalkıp saygı gösterenlerin, bugün televizyonun sesini sonuna kadar açıp kendilerine tepki koymaları.

MHP'de radikal kesimin bu sıkıntıdan çıkış yolu özetle şöyle:

‘‘Ürkek değil, erkek olalım. Teslim olmaktansa terk edelim...’’

YÜZDE 12'Yİ İHMAL ETTİK

MHP'de liberal kesimin görüşü ise tam tersi:

‘‘MHP'yi lüzumsuz bir tartışmanın içine çekme gayretine biz de destek veriyoruz. Yapılabilirlik testinden geçiriliyoruz. Davranışımıza dikkat etmiyoruz.’’

MHP'de daha sağlıklı düşünen, geçmişte özel kesim veya devlette ekonomi yönetiminde bir şekilde yer almış bu kesim, hükümetten çekilme halinde bütün yükün sırtlarına kalacağına inanıyor.

Söylemlerine gelince:

‘‘Eğer MHP olarak geçmişteki tabana döneceksek, oradaki oy oranımız yüzde 4-5. Son dönemde söylemlerimizle, ortaya çıkıp konuşanlarımızla bu kesime mahkûm olduk. Bize artı yüzde 12 veren kesim var. Bu kesim, hem Kemal Derviş'e, hem Enis Öksüz'e, hem de Hüsnü Yusuf Gökalp'e kızıyor.’’

Her iki cephe de, son dönemde hükümette durdukları pozisyonu beğenmiyor.

Liberal eğilimliler, Bahçeli'nin liderliğe gelmesiyle terk edilen ‘‘çatışmacı’’ görüntüye dönüldüğü izlenimi veriyor olmaktan rahatsız.

Diğer kesim ise yeterince ‘‘diş gösterememekten’’ yakınıyor.

MHP'de ‘‘taban ile IMF arasına sıkışıp kalmanın’’ bunalımı yaşanıyor.
X