Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

MHP'li bir bakan 25 milyon dolar almış

<B>OSMAN Durmuş,</B> bazı gazetecilerin Sağlık Bakanlığı'ndan zarf aldıklarını, kendisi aleyhine haberlerin ise döneminde bu <B>‘‘zarf’’</B>ların verilmemesinden kaynaklandığını iddia ediyor.

Hakkındaki haberler yalan değil. Hepsi belgeli.

Bu nedenle ‘‘zarf’’ muhabbetiyle bu işten sıyıramaz biiir.

İkiii, eğer sözünün eriyse o bahsettiği zarfları kimin aldığını açıklar.

Açıklamazsa, büyük yalancı, büyük iftiracı sınıfına girer.

Osman Durmuş dün diyor ki: ‘‘Onlar kendilerini bilir.’’

Yok öyle yağma Osman Bey.

Biz de bileceğiz.

Şimdi ben burada ‘‘MHP'li bir bakan 25 milyon dolar rüşvet aldı’’ desem ve ‘‘Kim?’’ diye soranlara ‘‘Adını açıklayamam’’ yanıtını versem ve ‘‘O kendini bilir’’ desem iyi olur mu?

Osman Durmuş'un hoşuna gider mi?

Ben böyle bir iddia ortaya attığım zaman nasıl ki, adını, sanını vermek zorundaysam, Osman Durmuş da vermek zorunda.

Eğer vermez ise müthiş bir ‘‘Çamur at izi kalsın’’ dönemi başlar ki, ucunun nereye varacağını kimse bilemez!

Osman Durmuş, boş durmamış!


SAĞLIK Bakanı Osman Durmuş'tan uzun süreden beri kokular geliyordu.

Sonunda rezalet ayyuka çıktı.

Devletin ve bakanlığının imkánlarını kurduğu ve başına geçtiği vakfa aktarmış.

Her gün yeni bir rezalet patlıyor..

Görünen o ki, Osman Durmuş daha önce çeşitli MHP'li bakanların bir süre oyalandığı bekleme odasına yakında alınır.

O odanın kapısı tek yönlü.

Girdiniz mi, geri dönüş yok.

Diğer kapı ise sokağa açılıyor.

Bahçeli ‘‘ülküdaşlık’’ adına biraz dayanıyor ama sonunda kelle gidiyor.

Durmuş'ta durum farklı olmayacak anlaşılan. Benim anlamadığım Bahçeli'nin ‘‘Abbas’’ haline gelmiş bakanları bekleme odasında neden bu kadar beklettiği.

Anında görevden alıp, yasal süreci başlatsa, ne parti, ne de bakanları bu kadar yıpranmayacak.

Ama Bahçeli bekliyor, bekliyor, bekliyor.

Parti ve bakanlar paramparça ediliyor.

Bahçeli sonra harekete geçiyor.

Bu kez de farklı olmayacak.

Bütün belgeler gösteriyor ki, Osman Durmuş boş durmamış.

Küçük, büyük bir işler karıştırmış.

Bahçeli'nin yaptığı kabir azabı gibi.

Hem Durmuş'a, hem de kamuoyuna.

Vakıf kur, sülalen kurtulsun


YILLAR önce yazdık. Günü geldi yine yazalım. Ama biz yazmakla kalıyoruz, rezalet sürüyor.

Rezalet dediğimiz vakıf işi.

Kamu yöneticileri, atanmış veya seçilmiş olsun, her biri birer vakıf peşinde.

Bakan, belediye başkanı, müsteşar, genel müdür kim olursa, etkili ve yetkili bir makama oturan, hemen başında olduğu kuruma bağlı bir vakıf kuruyor.

Başında bulunduğu kurumun olanaklarından yararlanarak vakfı ‘‘abad’’ ediyor.

Görev süresinin sonuna doğru da vakıf senedinde bir değişiklikle kendini ve sülalesini vakfın başına sonsuza kadar geçiriyor.

Sonra da halkın, kamunun imkánlarıyla vakıf adı altında müthiş bir zenginleşme süreci başlıyor.

Bunların kimileri iyi niyetle çalışmalarını sürdürürken, kimileri bazılarının zenginleşme mekanizması haline geliyor.

Bu işe bir dur demenin zamanı ise çoktan geldi geçiyor.

En kısa sürede bu vakıfların kurulmalarına bir yasak, en azından bir sınırlama getirilmeli ve ille de kurulacak olanlar var ise bunların‘‘senetleri’’ kamunun çıkarlarıyla çatışmayacak ve bazılarına ‘‘avanta’’ sağlamayacak şekilde kontrol altına alınmalı.

Bu işi ya biz yapacağız.

Ya da bundan sonraki ‘‘gözden geçirme’’ toplantılarından birinde IMF yaptıracak.

Çünkü iş bu boyuta varmak üzere.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?


Spor yazarlarının tüm görüşleri, tek bir sonuçla tümden değişmediği zaman.
X