Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

MHP: Derviş bizi jurnalliyor

<B>IMF </B>Başkanı <B>Hörst Köhler</B> ve Başkan Yardımcısı <B>Stanley Fischer,</B> önceki gün arka arkaya yaptıkları açıklamada aynı noktaya işaret ettiler:<br><br>

‘‘Program, siyasi birlik içinde mümkün olduğu kadar güçlü şekilde uygulanmalı.’’

IMF'den yapılan bu açıklamaların Ankara'daki tercümesi ise şöyle:

‘‘Koalisyon ortakları, programın arkasında olduklarını göstermek için MHP ile Kemal Derviş arasındaki kavgayı bitirmelidir.’’

Peki, MHP, stand-by anlaşmasının akabinde başlayan Derviş ile kavgasına nokta koyma niyetinde mi?

MHP'den dün gelen hava, ‘‘bunun kolay olmadığı’’ yönünde.

Nedenini, MHP'nin etkin isimlerinden biri, ‘‘adının yazılmaması kaydıyla’’ önceki akşam şu sözlerle açıkladı:

‘‘Bizim baştan beri Derviş ile bir problemimiz olmadı. Hatta, Sayın Bahçeli, IMF'ye sunulan niyet mektubunu kendisine göstermeden göndermesine bile içerlemekle yetindi. Asıl sorun ondan sonra başladı.’’

MHP'nin etkin yetkilisinin, ‘‘ondan sonra’’ diye açıkladığı şu sözleri daha dikkat çekici:

‘‘Derviş'in kapalı kapılar ardından MHP için neler söylediğini biliyoruz. Bizim dış dünya ile temasımızın olmadığını mı sanıyor? Belirli ekonomik çevrelere gidip, bizi nasıl jurnallediğini, hakkımızda neler söylediğini bilmiyor muyuz? Hakkımızda ne kadar kötü kanaat uyandırmak istiyorsa bunlar aynen bize de geliyor.’’

SIKINTI YÜRÜTÜCÜDE

MHP yönetimine hákim olan bir diğer görüş de, birkaç gün önce Sanayi Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu'nun da açıkça dile getirdiği gibi:

‘‘Uluslararası finas kuruluşları bizi hükümette istemiyor. O zaman onların dediğini niye yapalım?’’

Dün sabah MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'a, MHP içinden gelen bu sözleri aktarıp, gerçekliğini öğrenmeye çalışıyoruz.

Vural, Derviş konusunda konuşmak istemiyor, hatta adından dahi söz etmekten kaçınıyor:

‘‘Sorunları kapalı kapılar ardında çözmesini öğrendik’’ diyor.

Faizlerin düşmemesi ve piyasanın tedirginliğinin suçunun kendilerinde aranmaması gerektiğini vurgulayıp ekliyor:

‘‘Ortaya çıkan sıkıntının nedeni programı yürütendir.’’

Vural,
sorunun temelinde Telekom'da yaşanan krizin yatmadığı iddiasında:

‘‘Sorunun temeli bankalar. Programı yürütenler, hálá bankaları oyunun içine çekemedi. Sorun buradan kaynaklanıyor.’’

REVİZYON

Vural, ‘‘Programı yürütenler, oyuna uymayanların canını yakmıyor’’
diye devam ediyor.

Ama, MHP'de ‘‘oyunbozanlık’’ yapanlara ne yaptıkları sorusuna karşılık vermeyip, konuşmayı kesiyor.

MHP'de Derviş konusunda ortaya çıkan tablo bu.

Ancak dün ortaya çıkan bir gerçek daha var ki, bundan böyle oyunbozanlığa MHP yönetiminin de fazla tahammülü olmadığı.

MHP'de hemen herkes birbirine aynı telkinde bulunuyor:

‘‘Ağustos sonuna kadar herkes sussun...’’

Öyle anlaşılıyor ki, ‘‘Başkası söylerse yapmam’’ anlayışı kırılacak.

Beklenti ise ağustos sonunda geniş çaplı revizyon.

Olmazsa, ‘‘program gereği yapılması gereken işlerin’’ zora gireceğini kendileri de görüyor, dile getiriyor.

Derviş'in, iddia edildiği gibi MHP'yi ‘‘jurnalleme’’ işini yapıp yapmadığını bilmiyoruz.

Ancak ortada görünen bir gerçek var ki, bazı MHP'li bakanların söylem ve eylemleri, kendi arkadaşlarını bile çileden çıkarmış durumda.
X