Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Meydan okuyor çünkü eli güçlü

Tayyip Erdoğan partisinin Ankara Kongresinde:<br><br>“2011 seçiminde son kez milletvekili adayı olacağım, yerimi daha sonra inşallah yeni arkadaşlara bırakacağım, Sayın Baykal, Sayın Bahçeli, haydi, sen de çık, sen de açıkla”.

Meydan okuma. Onun ötesinde, Türkiye’de bir ilk. İlk kez bir parti başkanı ve Başbakan, kendi görev süresine kendi iradesiyle sınır getiriyor. Daha önce de, getirenler var ama, onlar sonradan vazgeçiyor.

Şimdi yine ihtiyatlı olmak gerek. Ayrıca:

Beş yıl mı, yedi yıl mı, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı süresi henüz belli değil. 2012 ya da 2014’te Gül’ün süresi sona erdiğinde, Erdoğan halk tarafından seçilecek Cumhurbaşkanlığına aday olabilir.

Cumhurbaşkanı seçilirse, siyasi aktörlüğü 2017 ya da 2019’a kadar sürebilir. Ancak, meydan okuması, genel başkanlık ile ilgili.

DENİZ BAYKAL

Erdoğan’ın çağrıda bulunduğu diğer iki parti başkanına bakalım.

Deniz Baykal 1973’te Antalya milletvekili. 12 Eylül ile birlikte, yedi yıl yasaklı. 1987’de yeniden Mecliste. 1992’de CHP Genel Başkanı. 1999’da CHP barajın altında, bir süre genel başkanlıktan ayrılıyor. Birbuçuk yıl sonra yeniden genel başkan seçiliyor.

1973-2009, kesintilerle birlikte, Baykal toplam 36 yıldır siyaset sahnesinde. Yedi yıllık yasağı çıkartalım, 29 yıldır fiilen politikada.

1992-2009, arada iki kesinti var, Baykal 15 yıldır CHP genel başkanı.

Orta Doğu’nun otokratik yönetimlerinde görülen bir durum.

DEVLET BAHÇELİ

Devlet Bahçeli 1987’de, MHP izindeki MÇP’nin genel sekreteri. 1987-2009 toplam 22 yıldır siyaset sahnesinde.

1995’te MHP Genel Başkanı seçiliyor. 2002’de MHP baraj altında kalınca, genel başkanlıktan ayrılıyor, sonra yeniden seçiliyor.

O kesinti dahil, 1995-2009, Bahçeli 14 yıldır MHP Genel Başkanı.

Seçim kazanmak, kaybetmek fark etmiyor, bizim mahallede koltuk sahibi kolay değişmiyor. Bu donukluk, Türkiye’nin önünü tıkıyor.

ERDOĞAN’IN ELİ

Tayyip Erdoğan 1976 yılında MSP İstanbul İl Başkanı. Ara verdiği kısa bir dönem var. Otuzüç yıldır politikada.

Ama, 2001’den bu yana AKP Genel Başkanı. Ve ilk seçimde iktidar. Onun için bu kadar rahat meydan okuyor.

Kaldı ki, herhangi birinin politik yaşamından söz edildiğinde, Batıda o kişinin politikada olduğu yıllar değil, parti içi iktidar ile ülkedeki iktidar süresi dikkate alınıyor.

Rakiplerine karşı, Erdoğan’ın elini kuvvetlendiren bu.

Genel sekreterin yedi dosyası

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliğine Adem Baştürk getiriliyor.

CHP Konya milletvekili Atilla Kart soru önergesi veriyor. Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği önergede Atilla Kart, Adem Baştürk ile ilgili şunu söylüyor:

“2002 seçiminden önce İstanbul Büyükşehir Belediyesinde üstlenmiş olduğu görevlerden dolayı, Adem Baştürk hakkında yedi dosya var.”

Baştürk 2002’de AKP Kayseri milletvekili, 2007’de değil, şimdi yeniden İstanbul Büyükşehir’de.

Atilla Kart’ın soru önergesinde, Adem Baştürk’ün Meclise gelen yedi dosyasının zimmet, ihaleye fesat karıştırmak, görevi kötüye kullanmak suçları içerdiğini, milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle yargılanmadığını belirtiyor. Aradan iki yıl geçiyor ve şimdi soruyor:

1- Bu yedi ceza dosyasının yargılaması bitmiş midir? Yargılamalar her dosya için ne zaman bitmiştir? Davaların sonucu nedir?

2- Hakkında böylesine yoğun suç ilişkileri bulunan bir kişi hangi hak ve adalet duygusuyla İBB Genel Sekreterliği gibi güven ve kıdem gerektiren bir göreve getirilmiştir?

Merak uyandıran sorular.

X