"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Mevzular arası trekking

SARIŞIN NEJAT İŞLER... Olmuş. Hem de çok iyi olmuş.

-Bir süre böyle ortalıkta dolaşsa İşler, karizma kariyeri açısından hiç de fena olmaz.
Bilmeyen için: İşler, “Behzat Ç.” adlı dizideki rolü için saçlarını sarıya boyatmış.
-BAYANLARIN “ÖZEL GÜN”Ü... Eskiden ben de “bayan” lafına kıl oluyordum. “Kadın” denmesinden yanaydım.
Ama “bayan” lafı artık o kadar da kötü gelmiyor kulağıma.
Niye zorluyoruz ki insanları “kadın diyeceksin, bayan deme!” diye? Asıl nefret ettiğim kelime şu “özel gün” lafı. Nereden dolaşıma girdi bu laf acaba? Regl ve periyot kelimelerine ne oldu? 
-GECE PROFESYONELİ... Ali Tufan Koç’un Radikal’de yaptığı “gece gezmeleri”ne cumartesi günü bu kez ben ve (saz) arkadaşlarım konuktuk.
Geceleri nasıl gezip tozduğumuzdan bahsederken, “Biz aslında gece profesyoneliyiz” demiştim Tufan’a.
Biraz soğuk bir laf gibi duruyor ama en azından benim durumum tam da öyle.
Bir kere bir mekanda iki saatten fazla vakit geçiremem, sıkılırım. Zaten bir mekanda çılgınca eğleneceğin, sosyalleşme hallerinde zirve yapacağın maksimum süre bir buçuk saattir.
Sonra okeye dönmeye başlarsın, yeni bir yere gitme ihtiyacı kendiliğinden doğar. Benimki tabii yeni bir yere gitme ihtiyacından çok, “acaba diğer tarafta neler oluyor”u görme hissiyatından kaynaklanıyor.
O yüzden Tufan’a, “Galiba gece profesyoneliyiz” dedim ya.
Bu arada yeri gelmişken o ekibin (yani geceleri beraber sıkça dışarı çıktığım arkadaşlarımın) fotoğrafını da Radikal’den çalıp koydum buraya:

Kavuşamazsan marka olursun!

Range Rover kırkıncı yılı şerefine ürettiği yeni modeli Evoque için yaklaşık bir yıldır “heyecan yarat” şeklinde özetlenebilecek bir tanıtım kampanyası yürütüyor.
Evoque için önce Victoria Beckham’lı bir davet yaptılar geçen yılın temmuz ayında. Ve o gün arabayı ilk kez gün ışığına çıkardılar.
Ama sadece o kadar, araba satışa filan çıkmadı.
Sadece otomobil sevdalıları arasında bir heyecan dalgası yaratıldı.
Derken Evoque için bir web sitesi açıldı.
Orada dünyanın 18 ülkesinden seçilmiş ve “city shaper” olarak tanımlanan, her biri farklı meslekten 40’e yakın insan Evoque’la kendi şehirlerinde attıkları turları bildirmeye başladı.
Bu arada Evoque hâlâ ortada yoktu, yine satışa çıkmamıştı!
Son olarak da bu 40 seçilmiş insan New York, Şangay ve Milano’da hafta sonu bir araya getirildi ve aynı anda/saatlerde partileme ortamı yaratıldı.
Saat farkından dolayı Milano’daki olay 17.00’de, New York’taki 11.00’de, Şangay’daki ise 23.00’de başladı.
Ben en çok New York’takilere acıdım! O saatte kalkmak tam bir işkence bence..
Zaten niye “aynı anda” olayına bu kadar takılıp kalınmış, onu da çözemedim ya neyse.
Sonuç olarak Evoque satışa çıktı mı? Hayır, hâlâ çıkamadı. Eylülde -kısmetse- çıkacakmış.
Ama Evoque’un tıpkı Apple gibi “arzu yarat”, “heyecan dalgası oluştur”, “önce talepleri coştur” gibi gibi anahtar pazarlama tekniklerini ustalıkla kullandığı ortada.
Böylece ne oluyor? Bir süre sonra o markayı bir “insanmış” gibi hissetmeye başlıyor, onunla kavuşacağın günü kurguluyorsun.
Kavuşacağın gün ne kadar uzarsa (malum, insanoğlu/kızı acı çekmekten hoşlanır) o kadar sadık hale geliyorsun karşındakine/markaya.
Bir tür kapitalizm büyüsü, bir tür yeni çağ efekti, belki de başka türlü bir kıyamet alameti...
Kim bilir?

Aynı anda’ bir etkinlik daha

Bu kez arada saat farkı yok. Çünkü “aynı anda” yapılacak olan etkinliğin şehirleri Milano, Torino ve İstanbul.
Olay geçen yıldan tanıdık, Club to Club.
Geçen yıl yapılmıştı İstanbul’da. Şimdi 9-10-11 Haziran’da bir kez daha yapılacak.
Peki ne oluyor? Basit: Aynı anda, daha önceden belirlenmiş mekanlarda sürekli bir performans/parti hali oluyor. Sen de meraklıysan eğlenmeye/DJ müziğine mekandan mekana koşturup duruyorsun.
Belki arada İtalya’dan gelen Club to Club’çılarla tanışıp kanka oluyorsun.
Bu seferki Club to Club’ın çıkış noktası Frank Zappa’nın bir sözüymüş. Pek hoşuma gitti, aktarmadan geçemeyeceğim: “Havaalanınız ve biranız olmadıkça gerçek bir ülke olamazsınız. Futbol takımınız ya da nükleer silahlarınızın olması yardımcı olabilir; ama en azından kendi biranız olmalı.”
Zappa’nın birasına şunu da eklemem lazım:
Şarabınız da olmalı. Hem de iyi şaraplarınız!
NOT: Club to Club’ın bu yılki mekanları Enerji Müzesi, Otto Santral ve Tamirane. Evet, aynı anda üçü birden. Alibeyköy coşacak yani...

X