"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Mevzular arası trekking

IVANA’NIN MAĞAZASI VE DOLMUŞÇULAR

Önce bilmeyenler için olay mahallini tasvir edeyim.
Atiye Sokak; Salomanje, Zazie, Casita ve The House Cafe gibi mekanların olduğu Teşvikiye’nin önemli sokaklarından biri.
Bu sokağın başında Taksim’e giden sarı dolmuşların kalktığı bir durak var.
İşte bu durağın hemen önündeki dükkanı Ivana Sert kiralamış. Kendi mağazasını açmak için...
Önceki gün Gökhan Kimsesizcan yazdı. Dolmuşçular Ivana’nın açacağı mağazadan tedirgin olmuşlar. Duraklarının kaldırılmasından endişe ediyorlarmış. Bu yüzden Ivana’yla görüşüp soruna çözüm arayacaklarmış.
“Alt tarafı bir mağaza, neden durağın kaldırılmasına yol açsın ki?” demeyin.
Bizde şöyle bir şey var ya: O mağazaya gelecek Ivanagiller, mağaza çıkışı görecekleri sarı dolmuşlardan, dolmuş sırası bekleyenlerden ya rahatsız olursa?
Olayın alt metni tam da bu.
Bu arada Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, haber üzerine açıklama yapıp dolmuşların kaldırılmayacağını söylemiş.
Ama durağın yerinin değişeceğini belirtmiş.
Artık Teşvikiye Camii önünden kalkacakmış dolmuşlar.
Bu durumda (aslında) Ivana kazandı diyebilir miyiz?
? SİNAN AKÇIL VE SABA TÜMER
Dün gece Saba Tümer’in yılbaşı özel programında Sinan Akçıl’ın yer aldığı bölümler ekrana geldi mi merak ediyorum.
Çünkü perşembe akşamı programın “yayınlanmaması” için avukatı aracılığıyla ihtarname çekmişti Sinan Akçıl.
İhtarnamenin nedenini şöyle açıklıyordu Sinan:
“...Müzik ağırlıklı programdan sadece özel hayata dair konuşmaların deşifre edilerek, bilgim ve onayım dışında tüm basına servis edildiğini üzülerek gazetelerden öğrendim. Sanki müzik programı değil, özel hayat deşifre programı yapmıştık... Böyle bir durumda özel hayat kullanılarak, programın reklamının yapılmasının etik olmadığını düşünerek Saba Tümer’e programın yayınlanmaması için ihtarname gönderdim.”
Olaya objektif bakınca şunlar ortaya çıkıyor:
1. Sadece Saba’nın değil, diğer tüm programlarda konuşulanlar yazılı basına servis ediliyor. Programın reklamı için. Bu gayet doğal. Bunda kötü bir şey ya da art niyet yok.
2. Akçıl’ın “ihtarname” gönderecek kadar ipleri koparmasına neden olan şey, programda söylenenlerin “önceden” basına servis edilmiş olması. Yani program yayınlanmadan. Bu konuda Akçıl haklı. Çünkü bir şeyi izlemeden direkt okumak farklı oluyor. Farklı algılanıyor.
3. Saba’nın programı sadece bir müzik programı değil. Magazin yanı da var. Sinan’ın bunu gözardı etmemesi gerekirdi. Sorulara ya hiç yanıt vermeyecek ya da programa katılmayacaktı...
Her şeye rağmen bu da bir ilk: Konuk olarak katıldığın programa sonradan “ihtarname” çekip yayınlanmamasını istemek! Ve son olarak bir öneri: İki taraf programa çıkmadan önce “centilmenlik anlaşması” imzalayabilirdi. Böylece bu tür tatsız olayların yaşanmasını önlemiş olurlardı.
? TREN VE TRABZON
“Yaprak Dökümü”nün finalindeki bir sahne Trabzonluları ayağa kaldırmış.
Hayır, olumsuz manada değil, gayet olumlu bir şekilde.
Çünkü dizi karakterlerinden Şevket, demiryolu ve dolayısıyla tren seferi de olmayan Trabzon’a bilet almış Haydarpaşa gişesinden!
Şimdi Trabzonlular bu bariz hatayı fırsata çevirmek, şehirlerine demiryolu getirtmek istiyorlarmış.
Bu iyi bir haber mi yoksa kötü bir haber mi bilemedim.
Şu açıdan: Artık “olması gereken şeyler” insanların aklına ancak bir dizide izleyince geliyor.
Öncesinde bu eksiklik fark edilmiyor nedense.
Kısacası: Trabzonlular yatıp kalkıp Şevket’e şükretmeli...

Bugün...

? Uzun bir kahvaltı yapmak en güzelidir.
Niye uzun kahvaltılar sadece pazarları yapılır ki?
? Akşam dışarıya çıkmak da şahane olabilir.
Çünkü dün gece herkes yoruldu, içmekten (muhtemelen) bitap düştü.
İlk kez bir cumartesi şöyle rahatça mekan mekan gezilebilir.
? Yeni yılda şu kararları aldım, hadi uygulamaya koyuyorum geyiği yaparak bünye yorulmaz.
Boşver kararları filan. Kararsızlık en güzeli...

X