Mevzular arası trekking

BAYAN KAHKAHA’NIN YÜZLEŞMESİNe yalan söylemeli, ben de Saba Tümer’in her seferinde ortamı inleten ve saniyede bir patlak veren kahkahasından hafiften ürperip irkilmeye, hatta kahkahasını programının merkezine koyduğunu hissetmeye başlamıştım.

Haberin Devamı

Tamam, güzel kahkaha atıyordu. Orası kesindi. Kimselere benzemiyordu kahkahası.
Hatta sırf bu yüzden, konuğu ne kadar sıkıcı olursa olsun, Saba ne zaman gülecek diye beklemek zevkliydi.
Ama işte bir yere kadar...
Saba Tümer, Vogue’un son sayısında kahkahasıyla yüzleşmiş.
Özetle; “Biliyorum, seven de var nefret eden de. Ama kahkaha atayım da program tutsun demedim” şeklinde eleştirilere yanıt verdiği eğlenceli bir iç dökmesi kaleme almış.
Yazısının içinden birkaç kuple aktarmazsam ağlarım, buyrunuz:
“Evet, elma deyince gülen, armut deyince kahkaha atan biri oldum hep.
Ama tonunun bu kadar yüksek yükselmesi, ergen yaşlarımdaki ilk platonik aşkımın ilgisini çekmek içindi.”
“Bizim kuşağın çizgi filmleri bile acıklıydı.
Şeker kız Candy yetimdi. İzlerken hüngür hüngür ağlardık.
Heidi desen etrafına mutluluk saçmaya çalışan anasız babasız, acılı bir karakterdi.
Köle Isaura’yı ise hatırlamak bile istemiyorum!
Böyle bir kuşaktan benim gibi gülebilen insanların çıkmış olması gerçekten büyük başarı.”

CADILAR DEĞİL GACILAR BAYRAMI!

Cadılar Bayramı gün geçtikçe Sevgililer Günü kıvamına erişiyor.
Yurt çapında kutlanan, günler öncesinden kostümü hazırlanılan bir etkinliğe dönüşüyor. Bu sene mesela, fazlasıyla öyle.
Hafta sonu adım başı Cadılar Bayramı partisi var.
Ben de bazısına vampir makyajı yapıp sızmayı düşünüyorum yazı malzemesi icabı. Yoksa işim olmaz.
Partilerin kimisi dün geceden başladı bile (Bebek Mel’s’teki partiyi mesela yarın anlatacağım).
Kimisi cumartesi gecesi kostümlü/kostümsüz ama bol dj’li partilerle kutlayacak Cadılar Bayramı’nı (mesela Nişantaşı Salomanje, The Hall, X Large, 11.11, Machine ve Maslak Sheraton’ın 26. katında Halloween partisiyle kapılarını ilk kez açacak olan yeni mekan Qubbe).
Kimisi de esas orijinal gününde, yani pazar gecesi (Lokal, Dorock, Bronx Pi ve Machine’de bir kez daha).
Bir de Cadılar Bayramı’nın alternatifi var: Gacılar Bayramı!
Bu parti de cumartesi gecesi Lambda İstanbul Kültür Merkezi’nde.
Peki düzenleyen kimler?
İşte kendi hazırladıkları afiş ve kendi ağızlarından Gacılar Bayramı’nı tertipleyenlerin parti manifestosu:
“Biz feminist cadılar, hasta eşcinseller, arada kalmış biseksüeller, sapkın translar ve şeytanla işbirliği yapan tüm günahkârlar hep birlikte, bizi böyle tanımlayan zihniyetlere karşı, ağzımız ensemizde fiyonk olmuş şekilde dans edeceğiz.
Tepinip eğlenirken aşağılayan kızgın suratları hayal edip ‘onlar olmasaydı bu süreç yaşanmazdı’ deyip mutlu olacağız ve aktivizmin, örgütlenmenin aşk olduğunu tekrar hatırlayacağız!”

AHH BELINDA’NIN YERİ DEĞİŞMİŞ

Belinda Carlisle konseri önceki gün yazdığım gibi Maçka Küçükçiftlik Parkı’nda değil, Maslak The Refresh Venue’de yapılacakmış.
Hava yağmurlu filan olur diye yer değişikliği olmuş. Tarih aynı, yine 6 Kasım. 

GÖRDÜĞÜM EN GÜZEL JENERİK

Hayır, dizinin tamamını izlemedim. Ağlayan küçük çocuklara tahammülüm yok.
Ama geçenlerde Canan Gerede’nin evindeyken dikkatimi celbetti “Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisinin jeneriği.
Gördüğüm en güzel yerli dizi jeneriği. Çok şık çok özenli, dizinin damarına dair ipuçlarıyla dolu.
Bu arada bir ara Canan’dan bahsetmem lazım. Uzun uzun. Onun ilham veren yüksek enerjisinden. Bir ara, mutlaka...

YENİ MEDYA DÜZENİ’NDEN GERİYE KALAN

Ufuk açıcı aktivitelerden “Yeni Medya Düzeni” konferansında Wired’ın yayın yönetmeni Chris Anderson, “iPad de iPad” deyip durmuş. Yeni bir şey yumurtlamamış.
Pazarlama insanı, yazar ve blogcu Seth Godin ise bilinen bir şeyin (“farkı farklı olanlar yaratır, sisteme uyanlar değil”) pek hoş altını çizmiş:
“1992 yılında interneti anlatan bir kitap yazdım. Ancak benimle aynı erişime ve imkanlara sahip başka biri interneti anlatmak yerine Yahoo’yu kurdu. Bu utandığım bir hikayedir!”
Anafikirimsi:
Yine de bu tür konferanslarda insan daha şaşırtıcı fikir ve tesbit bekliyor. Bu kadarıyla olmuyor/doymuyor.

Yazarın Tüm Yazıları