"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Mevláná’yı günümüze taşıyan edebiyat arkeoloğu Gölpınarlı

KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği "Mevláná’yı Günümüze Taşıyan Üstad: Abdülbaki Gölpınarlı" sempozyumu dün İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde başladı.

Bugün de saat 10.00’da aynı mekánda devam edecek ve son konuşma 12.00’de bitecek.

Daha önce de Báki Hoca için İran’da bir sempozyum yapılmıştı.

Sempozyum nedeniyle Kütüphane’nin holünde kitapları sergilendi.

Mevláná’nın 800. doğum yıldönümünde gerçekten de onun için bir sempozyum düzenlenmesi gerekirdi, bunu düşünenlere teşekkür ederim.

O büyük bir bilgindi, bildiklerini herkese aktarmasını da bilirdi. Öğretici yanı eşsizdi, yalnız okurken değil dinlerken de, bilim adamının ne olduğunu fark ederdiniz.

Hiç kuşkum yok, eğer Báki Hoca’nın Mevláná ve Mevlevilik hakkındaki kitapları olmasaydı, Mevláná ülkemizde bu kadar okunmaz, bu kadar tanınmaz, bu kadar benimsenmez, bu kadar sevilmezdi.

Çünkü o, büyük düşünürü yorumlarıyla, şerhleriyle bugüne taşıdı.

Sergiyi gezerken, çoğunu okuduğum kitaplar arasında, beni yıllar öncesine alıp götürenleri de vardı.

* * *

SEVGİLİ
dostum Konur Ertop ile birlikte Eti Yayınevi’ni kurduğumuzda, ilk kitabımız Abdülbáki Gölpınarlı’nın Simavne Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin’iydi. Rahmetli hocam İsmet Sungurbey de bir önsöz yazmıştı.

Yayıncılık mesleğimde Hoca’nın başka kitaplarını da basma onuruna eriştim.

Bir gün elinde Yunus Emre kitabıyla Altın Kitaplar Yayınevi’ne geldi. "Bu kitabı sen bas" dedi, ben de yayınevinin sahiplerinden, aramızdan kısa süre önce ayrılan Dr. Turhan Bozkurt da, hemen "Emredersiniz" cevabını verdik.

Daha sonra da Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ını yayımladık. En değer verdiğim imzalı kitaplarım arasında sakladığım o kitaptaki ithafın altında imza şöyleydi:

"Bende-i bendegán-ı Mevláná."

Báki Hoca,
yeni edebiyatı da izleyen, onlar üzerinde de düşüncelerini açıklayan, zaman zaman da bunları keskin mizahın merceğinden geçirerek ileten biriydi.

Türk edebiyatının çağdaş yazarları arasında en çok Orhan Kemal’i severdi. Onunla ilgili bir anımı bir kez daha yazmak isterim.

Orhan Kemal’in Sokaklardan Bir Kız romanının tefrikasını takip eden Báki Hoca, romanın ana kahramanlarından Cevdet’in cezaevine düştüğünü okur okumaz, bir sabah Orhan Kemal’in evine gider ve "Bu çocuğu cezaevinden kurtar" der.

Bir eseri okumanın böylesine canlı örneğine başka birinde rastladığımı anımsamıyorum.

* * *

ABDÜLBÁKİ GÖLPINARLI’nın çalışmaları bugün de hepimiz için eşsiz bir bilgi ve aydınlanma kaynağıdır.
X