Gündem Haberleri

    Metro, tarihe zarar verecek

    Hürriyet Haber
    12.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Sekiz yıldan beri gündemin ilk sırasında olan metro ile ilgili tartışmalara bir yenisi eklendi. Özellikle akademik çevrelerin, metronun gerekliliği ve güzergah seçimi konusundaki yoğun eleştirileri bu kez de Taksim-Yenikapı hattındaki tarihi yeraltı zenginliklerini yokedeceği gerekçesiyle sürüyor. Ama metronun yer altında neleri yok edeceğinin kesin bir listesi yok. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Prehistorya Bölümü Öğretim Üyesi ve II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Üyesi Doç. Dr. Aslı Özdoğan 1992 yılından itibaren özellikle Tarihi Yarımada'da son derece kapsamlı bir arkeolojik sondaj çalışması için yeterli süre varken bu sürenin kullanılmamış olmasını anlamanın mümkün olmadığını söylüyor.

    Bir metro çalışmasında normalde ilk önce ne yapılır?

    -Bütün dünyada herhangi bir alana inşaat yapılmadan önce, bu bir metro projesi de olabilir, bir bina da olabilir, herhangi bir hafriyattan önce o bölge kapsamlı biçimde araştırılır. Bu önce yüzey araştırmasıyla başlar ve burada arkeologlar birşeyler olduğundan şüphelendikleri zaman da burada bir sondaj çalışması yapılır. Bu da yetmezse kapsamlı bir kazı çalışması yapılır. Tüm bu çalışmalar sonucunda eğer çıkan eserlerin yerinde korunması gerekiyorsa proje başka bir yere kaydırılır. Özellikle geniş boyutlu inşaatlarda, daha kağıt üzerinde planlama yapılırken, ihaleden önceki işlemlerdir bunlar.

    Tarihi Yarımada'da hangi metrelerde yerleşkelere rastlanıyor?

    -Dolguları üst üste görüyorsunuz. Aslında tarihi yarımada çok büyük bir höyük. Denizden yüksekliği 40-45 metre civarında buranın. Bu 45 metre alttaki dolguların niteliği bilinmiyor. Yapılan en kapsamlı kazı faaliyeti 1927'deki Hipodrom kazısı.

    Metro tarihi bir yarımadaya neden giriyor? Sizce gerekli mi?

    - Bence gereksiz. Çünkü Eminönü’nden Aksaray’a kadar en fazla 35-40 dakikada yürüyerek gezebileceğiniz bir bölge. Bir turist için Suriçi gibi bir bölgede yer altından bir yere ulaşmak hiç de cazip değil. İnsanların etrafına bakmaları lazım. Bizim Türkler için de aynı şey geçerli, bir yerden bir yere giderken azıcık çevrelerine baksınlar ki, biraz kültürleri artsın. Ayrıca mesafe de çok kısa. Hatta Turgut Cansever bu bölgenin tümüyle trafiğe kapatılmasını öneriyordu.

    Metro çalışmaları sırasında bir yerleşkeyle karşılaşıldığında, güzergahın kaydırılacağını umut ediyor musunuz?

    - Hayır. Bu şartlar altında hiç umudum yok. Herhalde müteahhit firma, belediye ve arkeologlar boğaz boğaza geleceklerdir. Nitekim bunun İzmir’de örneği var.

    Kaç metrede, ne var?

    1950'li yıllarda Tarihi Yarımada'da yapılan 'jeolojik yapıyı belirleme çalışması'nda 'arkeolojik dolgular'ın yarımadanın değişik bölgelerinde farklı kalınlıkta olduğu görülüyor. İşte Tarihi Yarımada'da kaç metrede, ne var listesi:

    Kadırga'da 6-7, Beyazıt Fen-Edebiyat Fakülteleri arazisinde 4-11, Kapalıçarşı Beyazıt Kapısı önünde 5.20, Nuruosmaniye Camii avlusunda 7.60, Eminönü Vakıf İşhanı'nın arkasında 27.5 metrelerde arkeolojik yerleşkelere rastlanmış.

    1927'de yapılan Hipodrom kazılarında yer yer 12.5 metreye inildiği halde anatoprağa ulaşılamamış. Sultanahmet/Cankurtaran'da demiryolunun iki sokak arka paralelinde Helenistik döneme kadar inen dolgular saptanmış.

    Hipodrom kazıları sırasında bulunmuş olan M.Ö. 4000'e ait kaplar bu bölgede en az 6000 yıl önce iskan edildiğini gösteriyor.

    İstanbul Tarihi Yarımada, Haliç ve Galata çevresi, evrensel kültür mirası çerçevesinde UNESCO koruması altında 1. derece kentsel ist konumunda.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı