"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Metro ilanları 1,5 milyon lira

Bütün gazetelerde yer alan Kadıköy-Kartal metrosunun açılış ilanlarının Posta’ya neden verilmediğini sormuştum.

Dün Posta’da metro ilanı yayınlanırken, Kadir Topbaş’ın basın danışmanı Faruk Yanardağ aradı.
Yakalamışken hemen metro açılışıyla ilgili reklam bütçesinin ne olduğunu sordum.
Televizyon, gazete ve internet dahil olmak üzere 1,5 milyon lira harcanmış. Bu parayı da Kadıköy-Kartal metrosunun inşasını yapan Avrasya Metro Grubu Ortaklığı karşılamış.
Gazetelere gelince...
Posta’yla ilk olarak bütçe konusunda anlaşamadıklarını, sonra orta yol bulduklarını söyledi Yanardağ.
İlan Cumhuriyet’e ilk gün arka sayfadan girmiş, çünkü gazete birinci sayfada yer almasını istememiş.
Sözcü’ye ise ‘bütçe kalmamış’...
Metro ilanlarında durum budur...

Metro haritası

2000’de Taksim-4. Levent metro hattı açıldığında bazıları az dalga geçmemişti.
Dönemin Star gazetesi Londra ve Paris’in karmaşık metro haritasıyla, İstanbul’un tek çizgi halindeki metro haritasını yan yana basmıştı...
“İşte onların metrosu, işte bizim metromuz” diye kafa bulmuşlardı...
Buyrun bizim de 12 yıl sonra (Paris ve Londra kadar değil elbette) hiç fena sayılmayacak bir metro haritamız çıktı ortaya.
Vagonları, temizliği ve hizmetiyle oradakilerden daha iyi olduğunu da defalarca yazdım...
Eminim 10 yıl sonra çok daha ‘karmaşık’ bir metro haritamız olacak...
Yeni bir işe kalkışan insanların şevkini kırmak bir Türk geleneğidir.
Neyse ki metro konusunda şehri yönetenlerin şevki kırılmadı...
Bir de şu metrobüs ucubesinin yeraltına indiğini görsek...


Türbanlı DJ neden haber olmasın?

İki gün önce Radikal’de türbanlı bir DJ ile yapılmış bir röportaj vardı.
Bu röportajı dün yazacaktım ama köşede yer kalmadı. İsabet olmuş, bugün Mustafa Karaalioğlu’nun Star’daki eleştirisiyle birleştirme fırsatım oldu...
“Medyanın türbanlı karşısındaki yabancılaşma ve şaşırma duygusunun atılması biraz zaman alacak anlaşılan” diyor Karaalioğlu.
Oysa ben ilgiyle okudum türbanlı DJ’in söylediklerini...
Kadın kadına yapılan eğlencelerde neler çaldığını, Top 10 listesini, Türk popuna nasıl baktığını çok güzel anlatmış.
Bana kalırsa medya türbanlı karşısındaki şaşırma duygusunu son yıllarda fazlasıyla attı da, Karaalioğlu gibi düşünenler bu haberlere önyargıyla yaklaşmayı bırakamadı...
Geçmişin refleksiyle hep bir çapanoğlu aranıyor türbanlı haberlerinin altında...
Oysa üstsüz DJ’lerle de röportajlar yapılıyor...
Babaanne DJ’lerle de...
Türbanlı DJ’le neden yapılmasın?
Zaten Karaalioğlu kendi ağzıyla söylemiş, “Kaç DJ sadece kıyafeti nedeniyle haber yapıldı ve televizyona çıkarıldı bilmiyorum” diye... Ben yukarıda sadece iki örneğini verdim.

Orada Türk çok

Bayram tatili için yurtdışı programı yapanlardan hâlâ şu sevimsiz diyalogları duyuyorum...
- Amsterdam’a gidelim?
- Ay orada Türk çoktur şimdi...
- Barcelona’ya gidelim?
- Türk kaynıyordur şimdi orası...
Yurtdışına seyahat etmenin bir avuç elitin elinde olduğu dönemden kalma aptalca laflar.
Bir İngiliz, “İstanbul’a gidelim” dendiğinde, “Ay orası İngiliz kaynıyordur” lafını söyler mi?
Bir Rus, “Antalya’ya kaçalım” dediğinde, “Ay orası Rus doludur” lafını duyar mı?
Bize has bir kendini beğenmişlik işte.
Oradaki Türkler ile aynı odada mı yatacaksın birader? Sanane tatile gittiğin şehirde Türk varsa...
Gitmiyorsan da sen bilirsin, elinin körüne git...
Mars’a git orada Türk yok, Curiosity ile baş başa tatil yaparsın!
Bak bayram üstü sinirlendim şimdi durduk yere...
Aman nereye giderseniz gidin de, sağ salim geri dönün...
Herkese mutlu mesut, kazasız belasız bayramlar dilerim...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI