"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Metro hadisesi

Metro, İstanbul’da devreye gireli 15 ay oldu. Metro derken...

Moskova veya Londra’daki gibi dev bir ağdan bahsetmiyoruz. Taksim’den Levend’e kadar uzanıyor İstanbul metrosu. Hızlı Tramvay ile bağlantılarla filan, kentin Avrupa yakasında önemli bir alana hizmet ettiğini de kabul etmek gerekiyor.

Metro’nun bağlı olduğu İstanbul Ulaştırma A.Ş. Genel Müdürü Abdurrahman Gündoğdu, bir açıklama yaparak, Metro’nun zararda olduğunu duyurmuş.

Henüz yeni sayılabilecek bir yatırımın zararda olması normal. Sayın Gündoğdu, 600 milyon dolara mal olan İstanbul Metrosu’nun günlük taşıma kapasitesinin 250 bin kişi olduğunu, ancak 15 aylık sürede 30 milyon yolcu taşıdıklarını, bunun da günde 70 bin yolcuya denk düştüğünü açıklamış.

10 trilyon gelir elde eden İstanbul Metrosu’nun gideri ise 13-14 trilyon TL imiş. Şu anda yüzde 20 oranında hızlı tramvayın gelirinden sübvanse edilen Metro, günde 150 bin yolcu taşıması durumunda kara geçebilecekmiş.

Bu aydınlatıcı rakamlar için Gündoğdu’ya teşekkür edelim.

Sonra Gündoğdu’nun bu zararın nedenleri ile ilgili olarak yaptığı açıklamaya bakalım.

Gündoğdu, Metro’da çalışan trenlerden çok, aydınlatma, yürüyen merdiven ve havalandırma sistemlerinin elektrik harcadığını söylüyor. Ayrıca, Metro istasyonlarında çok fazla güvenlik elemanı çalıştığını vurguluyor.

Şimdi efendim, ben işletmeci değilim. Fakat sıradan bir vatandaş gözüyle bu açıklamaya baktığımda aklıma ilk gelen cümle; “Eee yani!” oluyor.

Metro’yu sıkça kullanan biri olarak, masrafların umulandan daha çabuk ve daha pratik bir şekilde çözülebileceğini düşünüyorum. Burada ütopik bir işletme modelinden filan bahsetmeyeceğim. Bizzat Gündoğdu’nun belirttiği sorunlardan hareket ederek, naçizane bir iki çözüm önermeye çalışacağım.

Metro istasyonlarının yürüyen merdivenlerinin yarısını kullanmasınlar. Mesela, Taksim’deki istasyonda, Meydan tarafından girildikten sonra, soldaki ilk girişin sonrasına yürüyen hiç kimse görmedim şimdiye kadar.

İlerideki yürüyen merdivenler rahatlıkla iptal edilebilir. Yürüyen merdivenin çalışmadığı bir bölümü aydınlatmanın da manasız olduğu düşünülürse, buradan bir tasarruf elde edilebilir pekala, değil mi efendim?

Metro, dünya standartlarından çok ama çok daha temiz. Yanlış anlaşılmasın bundan hiç şikayetçi değilim. Ama iyi bir vardiya planlamasıyla, daha az insanla da aynı temizlik sağlanabilir gibi geliyor bana. Her beş dakika bir çöp kutucuklarını temizlemek, pek de şart değil.

Sakın yanlış anlaşılmasın... Temizlikten aşırı derecede memnunum. Fakat madem işletme masraflarının azaltılması düşünülüyor, temizlik hizmetlerinde de planlamaya gidilebilir herhalde.

Güvenlik ise hakikaten bir alem. Çok sayıda güvenlik elemanı olduğu doğru. Bu da iyi bir şey. Fakat, güvenliğin bu kadar sıkı tutulmasının nedenini pek çözemedim. Turnikeden geçer geçmek üç görevli birden sizi bekliyor oluyor. İyi, güzel. Fakat bu kadar zamandır omzumda çantayla geçiyorum, biriyle bile göz göze gelmişliğim yok.

Yani eleman çok ama, güvenlik tedbirleri çok sıkı filan değil.

Demem şu ki; Sayın Gündoğdu, sorunları teşhis etmiş, tevadiye geçmek için neyi bekliyor? Ben bir tek onu anlamadım.

Metro, İstanbul’a yakışıyor. Geliştikçe, daha da yakışacak. Bir İstanbullu olarak, kısa bir mesafe için bile olsa Metro kullanıyor olmak, çok hoşuma gidiyor. 250 bin kişi kapasiteli Metro’yu bugün 70 bin kişi kullanıyorsa, hizmeti 100 bin kişiye göre ayarlayın, olsun bitsin. İleride talep artınca, hizmeti de kademeli olarak artırırsınız. Süper zekalı bir insan olmadığımı biliyorum. Ama sizce de çözüm çok basit gözükmüyor mu?..

X