Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Metin Sertoğlu: Mithat bey amca

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Metin SERTOĞLU

Avcı bir babanın büyük oğlu olarak çocukluk yıllarında tanıştığım avcılık illetinle ömrümün 60 yılını geçirdim, hala kurtulamadım. O kara namlunun kaderine adeta düğümlenip kaldım. Babamın peşinde çantacılıkla başlayan bu tutku, Ayaş'ın dağlarından Polatlı'nın sazlıklarından dünya ülkelerinin tepesine ulaştı, barut kokusu nefesim, patlayan fişekler adresim, silahlar ise servetim oldu. Çocukluk yıllarında babamın bilardo salonu vardı, okul öncesi sabah erkenden gider babamın yokluğundan istifade, kendi kendime birkaç sayı çekerdim. Sabah kahvesini nargilesi ile fokurdatan eski Bolu mebusu Mithat bey bilardo hocalığımı yapar, topa yanlış verdiğim falsolu vuruşlarımı ikaz ederdi.

Yine her günkü gibi uğradığım salonda köşesinde elinde nargilesi ile beni bekleyen Mithat amcanın masasına dayalı kılıf içinde gördüğüm tüfek aklımı başımdan aldı. Nereden bilirdim ki, Mithat amcanın 3167 sayısı kara avcılığı yasasının mimarı, eski bir avcı olduğunu! Ağır ağır tüfeğini kılıfından çıkardı ve bana uzattı. İşte 9 mm çapında kağıttan kovanları olan mekanizmalı tek saçma atar, Flober marka küçük kuş tüfeğinle tanışmam böyle oldu. Şaşkınlığımı gören Mithat amca, bilardoda hiç kaçırmadan peşpeşe 10 sayı çekmem halinde tüfeğin sahibi olacağımı söyledi ve 3 topu masaya yuvarlayıp ‘‘benekli senin topun başla bakalım’’ dedi. İlk gün 2 sayıda kalıp kös kös okulun yolunu tuttum. Bu sonu gelmeyen sınav bir yıla yakın her gün tekrarlandı, ne ben on sayı çekebildim, ne de tüfeği kazanabildim.

BİR YIL DENEDİM

Bu durum bilardo salonunun tüm müdavimleri tarafından biliniyordu. Yalvar yakar araya soktuğum kişilerin ricası da fayda etmiyor, tüfeğin bir türlü sahibi olamıyordum. Yine bir sabah dağıtılan toplardan seçtiğim benekli topla oynamaya başladım. İçime doğmuştu, bu sefer şans gülecek on çekecektim. 8 oldu, 9 oldu, sıra onuncu vuruşa gelmişti ki, banda yapışık topla, çok zor bir pozisyona atış yapmam gerekiyordu. Dizlerimin bağı çözülmüş, elimdeki istekayı taşıyamaz hale gelmiştim. Belli ki bütün emeklerimle birlikte hayallerim de tükeniyordu. Kahvenin sabah müdavimleri, garsonlar, ocakçı dahil masanın etrafında ayakta sonucu bekliyorlardı. İşte o anda gözlerimden damlayan yaşlarla toplara bakışımı Mithat amca ve çevremdekiler farketmiş olmalılar ki, dokuzu vuran onu da vurur deyip, topları bozup bana vuruş yaptırmadılar. Mithat beyin elini öptürüp icazetini aldırdılar.

Sabahın çok erken saatinde, sabahçıların huzurunda tüfeği kazandığım ancak babama teslim edileceği söylendi. Bir yıla yakın bir süre verdiğim mücadeleye karşılık Mithat amcanın ‘‘Tüfek sahibi olman kolay oldu ama avcı olman zor olacak’’ sözlerini kırlaşmış kafamla bugün değerlendirdiğimde; keskin nişancı ve çok av vuran şöhretin sahibi, fakat iyi bir avcı olamadığımı ancak şimdi anlayabiliyorum. Çok öldürmenin Tanrı katında da kabul görmediğini ızdıraplar içinde yaşıyorum!..




Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler