« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Metin Sertoğlu: Bayram günü!

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Metin SERTOĞLU

Her bayram gelişinde, bacağımdan yüreğime doğru dayanılmaz bir yanma bütün benliğimi kaplar. Her defasında olduğu gibi, bu hayali ıstırap beni alıp 30 yıl öncesine götürür. Bayram tatilini fırsat bilip, yine böyle karlı bir kış günü Ankara yakınlarında bulunan Nallıhan ormanlarına yaban domuzu avına gitmiştik. Orman içine arabayı bırakıp, yaklaşık iki saat bayır aşağıya yürüdükten sonra, köylü kılavuzun belirlediği yere oturup, hınzırı bekelemeye koyuldum. Aradan epey bir zaman geçmişti sıkıntıdan, oturduğum yerden kalkıp omuzumda asılı yivli tüfeğimle yakın çevremde gezelemeye başladım. Bırakıldığım yerden fazla uzaklaşmamın yaratacağı tehlikeyi bildiğim için, çok geçmeden bir kütüğün üzerine çöküp, tekrar beklemeye koyuldum.

Çok uzaklardan gelen kopay sesine kulak kesilmiş otururken, çalıların arasından fırlayan koca bir azılıyla burun buruna geldim. Tüfeği omuzlamak için yaptığım ani hareketle birlikte patlayan bir silah sesi ve bacağımdaki yanmayla olduğum yere yıkıldım. Şaşkın domuz ise 5 metre önümden beni çiğnememeye özen göstererek tüyüp gitti. Bir müddet yerde kalıp, acı ve şaşkınlıkla, kim tarafından, nasıl vurulduğumu anlamaya çalıştım. Lastik botumun içine sızan kandan sağ bacağımdan vurulduğumu anladım ve korka korka pantolonumu sıyırdım. Bacağımın sağ tarafında bir fındık büyüklüğünde morarmış kanamasız delik, diğer tarafında ise bir parmak boyuna yaklaşan derin bir yarıktan boşalan kanla göz göze geldim. İşte o anda çölün ortasında susuz kalmışcasına su içme ihtiyacına kapıldım! Kestiğim gömleğimin koluyla yaramı boğdurup 50 metre ilerdeği azmağa ulaştım. Şapkama doldurduğum suyu defalarca kana kana içtim.

Yardım edecek bir kimsenin gelmeyişi beni daha da telaşlandırdı. Belimdeki tabancayla ateş edip sesimi duyurmak istedim. Tabancayı kurmak için yaptığım hareket sonucunda, içinde kalmış 45 çapındaki boş kovan yere düşünce, kendi tabancamla vurulmuş olduğumu anladım. Tüfeğin kayışı tabancanın horozunun üstüne denk gelmiş, ani kalkmam da patlamasına neden olmuş. Kılıfın ucunun da yırtılmış olması olaya açıklık getirdi. Havaya sıktığım mermiler fayda etmedi, sesimi kimseye duyuramadım. Çaresizlik içinde inleye inleye arabanın yoluna düştüm. Müthiş kan kaybediyordum. Sardığım bezi sıktığım zaman kan kesiliyordu ama ayağım morarıyor, yürüyemiyordum. Bir ara kendimden geçmişim, ne kadar baygın kaldığımı bilemiyorum. Başımda dikilmiş bir çoban köpeğinin havlamasıyla kendime geldim. Çok geçmeden genç bir çoban yanıma vardı. Perişan halimi görünce önce korktu, sonra yardıma kalkıştı. Eşeğinin üzerinde beni bir müddet taşıdıktan sonra, silah sesimi duyup yola düşen köylülerle kavuşturdu. Beni önce köye sonra hastaneye götürüp şifaya kavuşturdular. Ben de böylece domuz yerine kendini avlayan avcı kişi oldum.

Bu olay herkesin başına gelebilir. Bundan ders alınsın diye yazmıyorum ama... Yaralı götürüldüğüm evdeki ihtiyor avcının ‘‘Oğul, mübarek gün can almak hayır getirmez’’ sözlerini de bir türlü unutamıyorum. Evinizde ailenizle birlikte kansız, mutlu bir Şeker Bayramı geçirmenizi dilerken, bırakın hayvancıkların da yürekleri tatlansın istiyorum.

CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.

Bunları da Beğenebilirsiniz