Metin Oktay olmak...

1970’li yıllarda Karagümrük takımından, Fenerbahçe’ye geçmiştim. Daha çocuk sayılırdım.

Haberin Devamı

F.Bahçe’de forma giymek istiyordum ama ortada bir hata vardı. Karagümrük ve Fenerbahçe’ye imzalar atmıştım, oynama şansım yoktu. Ancak o zaman Balkan Kupası’nda ve özel maçlarda oynayabildim...
Sezon sonu geldi. Gençlerbirliği’nde oynayan Salim Fenerbahçe’ye geçecek, ben ise Gençler’e transfer olacaktım. Ve Gençlerli oldum...
Gelelim esas konuya. Kamplar, idmanlar derken sezon açılmıştı. Sırada Galatasaray maçı vardı. Heyecanlıydım... Rahmetli Metin Oktay Ağabey’in son senesiydi. Oyun başladı ve öyle güzel bir kafa golü attı ki, saha içinde ben hayran kaldım. Daha sonra bizim takımın orta alanında oynayan Burhan Sözer de bir gol atınca skor eşitlendi. Dakikalar su gibi akıyor, yağmur sağanak halinde yağıyordu. Oyunun sonlarına doğru serbest atış kazandık. Topun başında Burhan vardı. Yaptığı ortaya ben öyle güzel yükselip kafa vurdum ki, kaleci Nihat Ağabey şaşırıp kalmıştı. Top filelerdeydi...

Haberin Devamı

Omzumdaki o el

Maç bitmişti, bizde sevinç Galatasaray’da hüzün vardı. Soyunma odasına giderken omzumda bir bir el gördüm. Baktım Metin Oktay geldi, “Küçük, gel sana bir sarılayım. Attığın golü gördüm, zamanlaman harika idi. Gel seni bir öpeyim” deyince benim gözlerim doldu...
Zaman su gibi akıp gitti... Metin Ağabey futbolu bırakmıştı, ben de sonraları bıraktım ve Milliyet’te spor muhabirliğine başladım. Metin Ağabey de bizim  gazetede İzmir yazarıydı. İzmir’e gidince beraber olurduk. Kendisinin duruşu ve yürüyüşü bile bir başkaydı. Caddelerde hayranları hep sıraya girerdi...
Bir gün Fatih Terim telefon açtı. Adana usulü, “Baboş, Galatasaray adasında Metin Oktay ile bir gece yapmak istiyoruz. Sanatçıları arayalım da neşeli olsun” dedi. Vahdet Vural, Huri Sapan koşa koşa geldiler. Metin Oktay halk müziği hayranı olup, Atatürk’ün sevdiği Rumeli türkülerini çok severdi. Huri Hanım da onun en sevdiği şarkıyı okumak için sahneye çıktı... Metin Ağabey, “Kırmızı gülün adı var” şarkısını duyunca hemen kendisini sahneye attı. Gece, onun gecesiydi...

Tacı Hakan Şükür’de

Ve 20 gün sonra bir sabah televizyonlarda bir haber: “Taçsız kral Metin Oktay bir trafik kazasında hayatını kaybetti.” Hepimiz şoke olduk, sevenleri sokağa döküldü. Aradan birkaç yıl geçti. Tacı kime verilecek diye herkes merak içindeydi. Eşi ve ailesinin evine gittim. Beni sevdiklerinden “Bu taca en layık kişi Hakan Şükür’dür” dediler. Hakan’ı aradım. Geldi. Taç takılırken herkes gözyaşı döküyordu...
Bazı kişiler 21 yıl da geçse kalplerde iz bırakıp gider. Tıpkı Metin Oktay gibi.

Yazarın Tüm Yazıları