"Ayşe Aral" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Aral" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Aral

Meryem'den haber var

Bana Meryem ile ilgili yardım etmek, son durumu hakkında bilgi almak isteyenleriniz ve tabi ki ona bunları yaşatanlara sövenlerinizden her gün pek çok e-posta geliyor.

Hepinizin merakını giderebilmek üzere Meryem’den bugün gelen epostayı, onun da izniyle sizlerle paylaşıyorum. İşte kendi ağzından Meryem’in merak ettiğiniz yeni hayatı.

 

Bu aşamaya gelebilmesi için emeği geçen herkese ama en çok da onu sığınma evinden kurtarıp, yeni bir iş, yeni bir ev kısaca yeni bir hayat sunan o güzel aileye sonsuz teşekkürler. İyi ki bu işi yapıyorum dedirttiniz bana. Hepiniz iyi ki varsınız, hepinizi sarılarak öpüyorum.

 

Bu girişten de anladığınız üzere Meryem artık çok mutlu ve inşallah giderek bu mutluluğu daha da artacak.

 

İşte o mektup*:

 

Sevgili Ayşe Aral, canım ablam,

 

Senin sayende bana ulaşan Melek Hanım ve kocası Ahmet Bey ile önce telefonla sonra da yüz yüze görüştük. Beni yanlarında işe aldılar.

 

Hep birlikte sığınma evinden eşyalarımı topladık.(Hoş zaten ne eşyam vardı ki; işte 2 kazak, bir yelek, bir etek, bir de boncuklarım)

 

Beni aldılar, yaşadıkları şehre gittik arabayla. Çok güzel bir evleri var, bana da harika bir oda verdiler.

İnanır mısın, içinde kendi televizyonum bile var ablam odamın.

 

Melek Ablam ve Ahmet Abim gündüzleri çalışıyorlar. Ben de sabahtan Melek Ablam’ın yaşlı anası Fatma Annem’e bakıyorum, yemekleri yapıyorum.

Sonra öğleden sonra minik Emre geliyor okulundan, onunla oyun oynuyoruz biraz. Yemeğini yediriyorum. Ödevlerini yaptırıyorum.

 

Akşam yemeği sofrada hep birlikte yiyoruz. Sonra ben kendi odama çekiliyorum.

 

Melek Ablam, Ahmet Abim hepsi çok iyi insanlar, kimse bana karışmıyor ablam. Sürekli bana teşekkür ediyorlar. “Ellerine sağlık, gene döktürmüşsün yemekleri” diyorlar. Bana sanki küçük kız kardeşleriymişim gibi davranıyor ikisi de.

 

Ben de onları çok seviyorum. Hele Emre öyle bilmiş bir şey ki, öldürüyor beni gülmekten. Bilgisayarda oyun oynuyor, bacak kadar boyuyla bana da öğretmeye çalışıyor velet.

 

Hem burada eski evimdeki kadar bile iş yapmıyorum ablam, cumartesi günleri temizliğe başka bir kadın geliyor. Bütün temizliği o yapıyor.

 

Ben hafta içi gene yapıyorum tabi ama temiz evin temizliğinden ne olacak ki ablam?

 

Bir de bana maaş vereceklermiş ablacığım. Ben burada zaten para harcayamam ki.

 

Üstüme başıma giyeceğim kıyafetleri aldılar ilk geldiğimde, yemeğimi de onlarla yiyorum zaten. Melek Ablam da; “Canın bir şey isterse çekinme söyle” diyor bana.

 

Ben de bana verecekleri parayı biriktirmeye karar verdim, inşallah yavrularımı da yanıma alabilirsem benden mutlusu olmayacak bu dünyada ablam.

 

Yavrularım demişken nihayet geçen hafta sonu görebildim onları da. Hepsi senin sayende oldu ablam.

 

Senin avukata açtırdığın davalardan sonra bizimkiler korkmuş, Seher Ablam’la haber yollamış kocam;“Gelsin, istediği zaman görsün çocuklarını” diye.

 

Duyunca hem çok sevindim göreceğim diye hem de bana bir şey yaparlar, geri yollamazlar diye çok korktum.

 

Ama Melek Ablam; “Bir şeycik yapamazlar sana, biz arkandayız” dedi. Ahmet Abim de beni arabayla götürdü, sağ olsun.

 

Ablamın evinde gördüm çocuklarımı. Birkaç saatliğine de olsa kokladım, öptüm yavrularımı.

 

Doyamadım kokularına ablam, ayrılmak ne zor geldi bir bilsen.

Ağlaya ağlaya döndüm eve ama en azından iyi olduklarını gördüm, sarılıp öptüm ya onları, o bile yeter.

 

Artık 15 günde bir Ahmet Abim beni götürecek yavrularımı görmeye. Allah ondan da razı olsun, kendi ağabeylerimin babamın yapmadığını yapıyor bana. Melek Ablam da öyle, melek gibiler ikisi de.

 

Meryemden haber var

 

Fatma Anne bazen huysuzlanıyor ama iyi kadın o da hem yaşlı hem de hasta zaten. Hiç sesimi çıkarmıyorum o yüzden. Hem de kaynanamın bana yaptıklarının yanında o da melek sayılır.

 

Ben artık çok mutlu ve çok huzurluyum ablam. Hepsi senin ve arkadaşlarının sayesinde oldu. Allah hepinizden razı olsun. İnşallah şu davalar da biter hayırlısıyla da rahata tam kavuşurum. Beni soranlara; “Meryem artık çok mutluymuş” de, selamımı söyle ablacığım seni çok öpüyorum. Bir de kolye yaptım sana geldiğinde vereceğim.

 

 

*Mektuptaki özel isimleri Meryem’in güvenliğini bozmamak amacıyla değiştirdim, malum hala davalar devam ediyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI