Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    MERYEMCE BİR SORU: ‘ORADA KİMSE VAR MI?’

    Hürriyet Haber
    29 Ekim 2007 - 11:27Son Güncelleme : 29 Ekim 2007 - 14:51

    “Okulumuz Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinde bulunmaktadır. İlçemizin nüfusu yüz bini geçmiştir. ilçemizin tek lisesi var. Bu lisede dört bin öğrenci öğrenim görmektedir. Sınıflarımız 60 ile 70 öğrenci mevcutludur. Okulumuzda eğitim zor şartlarda yapılmakta, yeni bir lisenin açılması için girişimde bulunduk ama bir sonuç alamadık. Okulumuzda ideal bir eğitim veremiyoruz. Bu sene ÖSS'deki başarımız bu eksikliklerden ötürü düştü. Bunun yanında üç farklı okulun binasını kullanıyoruz. Öğretmenler ve öğrenciler bu konuda çok sıkıntı yaşıyor. Bu konuda duyarlı tüm vatandaşlarımızı ve yetkilileri göreve çağırıyoruz.”

    MERYEMCE BİR SORU: ‘ORADA KİMSE VAR MI’Mardin’den Firaz Dağ bize bu satırları yazarken, Şırnak’ta öğrenciler ellerinde Türk /images/100/0x0/55ea3a04f018fbb8f8728ec4

    bayraklarıyla eylem yapıp okullarına öğretmen atanmasını istiyor. Öte yandan Şanlıurfa’da

    kızlarını okutmak istemeyen anne baba, milli eğitim yetkilileri gelince çocuklarını

    samanlığa saklıyor. Şanlıurfa’da kızları okula göndermek ‘ayıp’ sayıldığından, gencecik

    kızlar annelerinin kaderine hapsoluyor. Bizlerse binde bir gelen güzel haberlerle

    Türkiye’nin geleceğine dair umut beslemek için direniyoruz.

    Mesela son günlerde gazete okuduğunuz kaç haber sizi mutlu etti? Size ‘oh be!’ dedirten kaç

    olay yaşandı Türkiye’de? Dürüst olmak gerekirse bana en son nefes aldıran haber uzaklardan,

    Adanalı Meryem’den geldi. Nuh deyip peygamber demeyen babasına rağmen nihayet Meryem okullu

    oldu. Meryem, şimdilik gazetelere haber olurken kendisini bu yaşa kadar okula göndermeyen

    babasına karşı bir ‘dokunulmazlık’ kazandı. Lakin bakalım kızların okutulmasının ayıp

    sayıldığı şehirlerde, Meryem’in babası bu ‘mahalle baskısına’ ne kadar dayanabilecek?

    “Üniversiteye gidersen, ne olmak istiyorsun?” sorusuna, Meryem, “En çok doktor olmayı

    istiyorum ama ben o kadar okuyamam” diye cevap vermiş. Hoş Meryem yaşıtları gibi 11.sınıfta

    olsaydı da acaba Tıp fakültesini kazanma hayali kurabilecek miydi, verilere bakılırsa o da

    tartışılır. Zira Meryem’in ailesinin Adana’ya göç ettiği Doğu illerinde üniversite kazanma

    oranı içler acısı. ÖSS’de en başarısız iller Ardahan, Hakkari ve Şırnak. Biz Şemdinli’de 17

    kız çocuğu daha okullu oldu diye seviniyoruz; peki ya okullu olup da üniversiteli

    olamayanlar ne olacak? Görüldüğü gibi Şırnaklı çocuklar, ‘Öğretmen istiyoruz!’ diye boşuna

    sokaklara atmamışlar kendilerini.

    2007 ÖSS’de Hakkari il birincisi olan Emrah, Türkiye sıralamasında 2 bin 937’nci oldu.

    Nerdeyse tercih ettiği her bölümü kazanacak durumda olan Emrah, kararını doktorluktan yana

    vermiş. Doktor olup Hakkari’ye tekrar dönmeyi planlayan Emrah’ın sözleri gerçekten çarpıcı.

    Güvenlik nedeniyle 5 yıllık ilköğretim eğitimini 8 yılda bitiren ve babasına tarla

    işlerinde yardım eden Emrah, sevincinin buruk olduğunu şöyle ifade etmişti:”Bu sonuca

    sevinemedim. Hakkari sonuncuysa bu Türkiye’nin ayıbıdır. Bundan herkes sorumlu. ‘Hakkari

    yine sonuncu oldu.’değil, ‘Hakkari’yi yine sonda bıraktık.’ denilmeli. Biz bu imajı hak

    etmiyoruz. Burası da Türkiye’nin bir parçası. Acınmaya değil anlaşılmaya ihtiyacımız var.

    Öğretmenlere hiçbir yerde burası kadar ihtiyaç yok. Aptal değiliz. Niye sonuncu olalım?”  

     

    Bu arada 2.AKP döneminde Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ’10 bin’ sözleşmeli öğretmen

    alınacağına dair müjdeli bir haber vermişti. Ne yazık ki arkası gelmedi. Öğretmenler nasıl

    atama bekliyorsa, Şırnak’taki öğrenciler de öğretmenlerini bekliyor. Hiç kimsenin

    ‘İstanbul’da açık bitti mi?’, diye iyimser bir soru sormasını beklemiyorum! Cevabın,

    ‘hayır’ olduğunu eminim hepimiz yakın çevremizden biliyoruz.  Ancak bu konu, memleketin

    önem skalasında o kadar arkalarda kalıyor ki; bu ülkede eğitim haberleri takip edilirse;

    hiç olmazsa magazinden sonra en çok okunan ‘ikinci haber’ olursa belki o zaman ‘açıklar’

    biraz daha hızlı kapanır, diye düşünüyorum. Aksi halde cismen olmasa da fikren, samanlığa

    kitlenen Urfalı kızlardan bir farkı kalacak mı,  diğer gençlerin?

    Ülke gündeminde her gün yeni bir tartışma, yeni bir kıyas. Üniversiteler ‘kendi işine

    baksın’, okullarda ‘münferit’ olaylar, yeni yasalar, ‘yasa’ boğulanlar…  Hasılı

    unutulamamalı ki; tüm anayasaların üstünde insanın da bir ‘anayasası’ var. Bu ‘anayasanın’

    temelinde eğitim ve öğretimde fırsat eşitliği olmalı. Zira güneş balçıkla sıvanmıyor.

    Cehaletin cesaretle birleşmesinin sonucunun ne olduğunu, acı olaylarla neredeyse her gün

    tecrübe ediyoruz. Her yeni doğan bebeğin geleceğinin aydınlığı için hatırlamamız gerekiyor

    insanın anayasasını.
     
     Şairin dediği gibi… Suyu şavka döndürüp /Düşü gerçeğe çevirip/  Düşmanı dost

    kılacaksın!/Anayasası bu insanın/  Emekleyen çocuktan/  Uzayda koşana dek / Yürürlükte her

    zaman…(Can Yücel)
     

     

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı