Merkez, ‘yön aşağı’ dedi yine de faizi indirmedi

Hürriyet Haber
10.09.2005 - 01:47 | Son Güncelleme:

Kısa vadeli faiz oranlarında değişiklik yapmayan Merkez Bankası, faizlerin aşağı yönlü olma olasılığının devam ettiğini açıkladı.

Merkez Bankası bugün itibariyle verilen her kararın 2006 yılına yönelik olarak algılanmasını istedi. Merkez, petrol fiyatlarının kritik etkisi üzerinde de durdu.

MERKEZ Bankası gecelik borçlanmada yüzde 14.25 gecelik borç vermede de yüzde 18.25 olan kısa vadeli faiz oranlarının ’değiştirilmemesine’ karar verdi. En son indirimi 9 Haziran’da çeyrek puanlık düşüşle yapan Merkez Bankası, bugünkü bilgiler ışığında gelecek dönemde kısa vadeli faiz oranlarının aşağı yönlü olma olasılığının devam ettiğini kaydetti.

BU DÖNEM SONA ERDİ:

Raporunda enflasyonu etkileyen faktörler üzerinde duran Merkez Bankası, ‘Mali disiplinin sürdüğü, yapısal reformlarda yavaşlama olmadığı, petrol fiyatlarının bugünkü düzeyinin çok üzerine çıkmadığı ve büyük bir dışsal şoka maruz kalınmadığı ana senaryo çerçevesinde yılsonunun hedefler dahilinde tamamlanacağını’ belirtti. Ancak, para politikası kararlarında 2005 yılı enflasyonunun göz önüne alındığı dönemin artık sona erdiğini vurgulayan banka, ‘Bugün itibariyle verilen her karar, 2006 yılına yönelik olarak algılanmalı’ dedi.

PETROL 2006’YI ETKİLER:

Raporunda petrol fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyon üzerindeki kritik önemine değinen Merkez Bankası, petroldeki fiyat artışının son 12 aylık birikimli enflasyon üzerindeki birincil etkilerinin 1 ile 1.5 puan arasında değiştiğini kaydetti. Birincil etkilerin bir bölümünün gecikmeli olarak 2006 yılı içinde ortaya çıkmasını bekleyen banka, ‘Petrol fiyatları bugün itibarıyla sabit kalsa dahi son dönemdeki artışların 2006 yılı enflasyonu üzerindeki etkileri ihmal edilebilir düzeyin üzerinde olacaktır’ görüşünü savundu.

GEREKEN TEPKİ VERİLİR:

Petrol fiyatlarındaki gelişkelerden bugün itibariyle orta vadeli enflasyon bekleyişlerinin belirgin olarak etkilenmemesini olumlu bir gelişme olarak nitelendiren Merkez Bankası, bu noktadan sonra tavrının ne olacağına ilişkin ise şunları aktardı: ‘Yıllık enflasyondaki düşüş süreci yavaşlaşa da, 12 aya ait enflasyon bekleyişleri düşmeye devam etti. Ayrıca petrolü girdi olarak kullanmayan sektördeki fiyatlama davranışlarında göreli fiyat etkisi hünez gözlenmiyor. Bunlardan dolayı Merkez Bankası’nın petrol fiyatlarındaki artışlara tepkisi düşük oldu. Ancak önümüzdeki dönemde enflasyon bekleyişleri ve fiyatlama davranışlarında bir bozulma görüldüğü takdirde gereken tepkinin verileceği unutulmamalıdır.’

TALEP BELİRLEYİCİ:

Petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki ikincil etkilerinin boyutunun büyük oranda talep gelişmelerine bağlı olacağına dikkat çekilen raporda şöyle denildi: ‘Önümüzdeki dönemde talep güçlü seyrettiği takdirde, petrol ürünlerini girdi olarak kullanan sektörlerde azalan kár marjlarını telafi etmek için fiyatların yukarı doğru ayarlanması söz konusu olabilir. Dahası, petrol ürünlerini girdi olarak kullanmayan sektörlerde dahi, talep güçlü olduğu takdirde, göreli fiyat etkisi nedeniyle fiyat artışları görülebilir. Bu bağlamda talep koşullarının önümüzdeki dönemdeki seyri kritik önem taşıyor.’

Elektriğe zam gelebilir

AĞUSTOS
ayı enflasyonunun temel belirleyicisinin, sigaranın özel tüketim vergisinde yapılan ayarlamalar olduğunu belirten Merkez Bankası, vergi ayarlamalarından kaynaklanan fiyat artışlarının tamamen geçici olduğunu savundu. Tarım dışı üretici fiyatlarında gözlenen harekete dikkat çekilen raporda, ‘Petrol ve doğalgaz fiyat artışlarının sürmesi durumunda üretici fiyat endeksindeki yüksek artış eğiliminin devam edebileceği, gelecek dönemde elektrik fiyatlarının artma olasılığının da orta vadeli enflasyon eğilimi konusunda bir risk unsuru oluşturduğu’ belirtildi.

Memur maaş zammının etkisi sınırlı olur

KAMU kesimi gelirler politikasının enflasyon hedefiyle tutarlı olarak yürütülmesinin kritik önem taşıdığı belirtilen raporda, 2006 yılı memur ücretleri artışlarının enflasyon üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağı belirtildi. Ancak bunun koşulu ‘artışların bütçede getireceği yükün telafi edilmesi’ olarak gösterilerek, şöyle denildi: ‘Telafi edici tedbirlerin kamu fiyat ayarlamaları veya vergi artışları yerine harcama kısıcı önlemlerle karşılanması, mali disiplinin kalitesi ve dolaylı etkilerin kontrol altında tutulması açısından önem arz ediyor.’
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı