’Merkez bize benzesin’ planı, bir felaket olur

Hürriyet Haber
09.08.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

Merkez Bankası’nın eski Başkanı Süreyya Serdengeçti, Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınması tartışmasını değerlendirirken, "Gelsin kendimize benzetelim, diyenler var. Bu bir felakettir. Öyleyse kalsın Ankara’da hiç gitmesin, yazık" dedi. Serdengeçti, "Kadrolar, ’Biz gidemeyiz’ derlerse ne olacak? O zaman Merkez Bankası’nı kapatın, yenisini açın" diye konuştu.

MERKEZ Bankası’nın eski Başkanı Süreyya Serdengeçti, Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınması tartışmasını değerlendirdi. Piyasalara yakın olmanın yararın yanı sıra sakıncaları da olabileceğini kaydeden Serdengeçti, "Gelsin kendimize benzetelim, diyenler var. Bu bir felakettir. Öyleyse kalsın Ankara’da hiç gitmesin, yazık" dedi. İstanbul’a taşınma konusunda kadro unsuruna da bakılması gerektiğini vurgulayan Serdengeçti, "Kadrolar, Ankara’daki aile düzeninden dolayı, ’Biz gidemeyiz’ derlerse ne olacak? İstanbul’dan yenisi mi alacaksınız? Yetiştirmeniz yıllar sürer. O zaman Merkez Bankası’nı kapatın, yenisi açın. Bunların çok iyi düşünülmesi lazım" diye konuştu.

BİRLİKTE AÇIKLANSA:

Serdengeçti canlı yayında CNN Türk’ün sorularını yanıtladı. Serdengeçti, taşınma konusunun Devlet Bakanı Ali Babacan tarafından gündeme getirilmesinin ve ardından Başkan Durmuş Yılmaz’ın açıklama yapmasının bağımsızlığa müdahale olup olmadığı sorusuna karşılık, şunları söyledi: "Müdahale konusunda kesin yargıya varmak kolay değil. Bir yasa değişikliği söz konusuysa, ’Hükümeti ya da TBMM’yi ilgilendirmiyor’ diyemeyiz. Bu örnekte ideal geçiş şöyle olmalıydı: Merkez Bankası yetkili kurullarından geçerek bir tavsiye kararı alsaydı, bunu hükümete iletseydi, hükümet de uygun görüyorsa hem Merkez Bankası hem hükümet tarafından iletilseydi daha mı iyi olurdu diye düşünüyorum. Anlaşılıyor ki bu konu konuşulmuş ve açıklama doğrudan devlet bakanından geldi. Merkez Bankası daha sonra iki açıklama yaptı. Başkan, ikinci açıklama pek çark etti diye yorumlamıyorum ama tartışılabilir. Biraz kafalar karışık. Olayın kendisi kafaları karıştırdı."

ŞUBE AÇILACAKTI:

Geçmişte yapılan, İstanbul’a taşınma ile ilgili tartışmaları gündeme getiren Serdengeçti, düşünülen projede çok büyük bir şube binası, başkanlık olduğunu, bir gökdelen inşasının tasarlandığını, buna karşın idare merkezinin taşınmasının hiç düşünülmediğini kaydetti. Geçmişte aracılık faaliyeti yoğunken artık tek taraflı müdahalenin söz konusu olduğunun altını çizen Serdengeçti, "Teknolojide çok büyük gelişmeler oldu. Bunları da nazara alınması gerekiyor" dedi. Dünyaya bakıldığı zaman, genelde federatif yapıya sahip ülkelerde merkez bankasının başkentten başka bir şehirde olduğunun görüldüğünü vurgulayan Serdengeçti, ülkelerin çoğunda ise finans merkezi ile başkentin aynı şehir olduğunu söyledi. Serdengeçti, "Demek ki farklı çözümler olabiliyor. Dışarıdaki örnekleri değerlendirmek lazım ama dışarıdaki örneklerden hareketle sonuca gitmemek lazım" diye konuştu. Taşınmayı piyasalara yakın ya da uzak olma tartışmasına göre değerlendiren Serdengeçti, şöyle konuştu: "Teknoloji çok gelişti ama yine de yüzyüze olmak daha iyi olabilir mi? Hiç şüphesiz yanlış kanı da uyandırabilir, sakıncaları var. ’Gelsin kendimize benzetelim’ diyenler var. Bu bir felakettir. Öyleyse kalsın Ankara’da, hiç gitmesin, yazık. Bu ülkede kurumsallaşma konusunda en önemli yerdir Merkez Bankası. Sivil toplum örgütlerinde kurumsallaşma diye bir şey yok."

Bilanço dururken şehir değişse ne olur

TARTIŞMAYA Merkez Bankası’nın bilançosundan hareketle bakmak gerektiğini de belirten Serdengeçti,bilançoda kamunun ağırlıkta olduğunun altını çizdi. İstikrarı yerleştirmiş ülkelerdeki gibi bankaların ağrılıkta bulunduğu bir bilançonun söz konusu olmadığını kaydeden Süreyya Serdengeçti, "Kamu ağrılığıyla İstanbul’a gitsin. Ne oldu şimdi, ne sonuç aldık? Hiçbir şey. Ya da tersini düşünelim. Kamu ağırlığı azalsın, bankalar öne çıksın ama Ankara’da kalsın. Başka bir yerlere baksak daha iyi olur gibi görünüyor bana. Ankara-İstanbul’dan ziyade bilanço yapısına bakmak lazım" dedi.

Enflasyon lobilerinin çanına ot tıkandı

SON beş yılda yedi kez ekonomide çalkalanma olduğunu, çalkantılarda para ve kur politikasını tartışmaya açmanın da gelenek haline geldiğini belirten Süreyya Serdengeçti, "Dalgalı kur rejimine daha tam alışamadığımız ortaya çıkıyor. Elimizi taşın altına sokmadığımız zaman, elini taşın altına sokanları eleştirmek kolaylaşıyor. Hafif inciten husus, enflasyonla mücadelenin öneminin anlaşılmak istenmemesi" diye konuştu. Türkiye’de enflasyon lobisi olduğunu belirten Serdengeçti, bunları; "emisyoncular, faizciler ve dövizciler" olarak üçe ayırdı. Son dönemde daha çok faizciler ve dövizcilerin bulunduğunu kaydeden Serdengeçti; kendi çıkarları doğrultusunda etki yaratmaya çalışan bu kesimlerin, "çanına ot tıkandığını" ifade etti. Serdengeçti, "Bu lobiler 2002’ye kadar bizim başarılı olacağımızı düşünmedikleri için karşımıza gelmediler. Başarılı olduğumuzu görünce 2002’den sonra muhalefet etmeye başladılar ama biz güçlü konumdaydık, şansımız bu oldu" dedi.

Eylülde bir şey olmaz

EYLÜL ayında yeni bir çalkantının geleceği iddialarını değerlendiren Serdengeçti, son beş yılda yaşanan yedi çalkantının yalnızca birinin 11 Eylül’de olduğunu, onun da dışardan kaynaklandığını belirtti. Serdengeçti, "Belli lobiler belli çıkarları düşünerek bunu iddia ediyor. Eylülde bir şey olmaz. Eylülün diğer aylardan bir farkı yoktur" diye konuştu.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı