Merkez Bankası 'bilek güreşini' kazandı mı?

Emek Kaplangil / hurriyet.com.tr
25.01.2012 - 14:12 | Son Güncelleme:

Kur tarafında TL'nin son dönemde değer kazanması ve Merkez Bankası'nın dün düzenli döviz satım ihalelerine son vermesi, Banka'nın sıkça tartışılan politikalarına bakışı değiştiriyor mu? Piyasadaki spekülasyonu engellemeyi amaçlayan Merkez'in 'bilek güreşini' kazanıp kazanmadığını ekonomistlere sorduk.

 

Merkez Bankası dün yaptığı Para Politikası Kurulu toplantısının ardından politika faizi ve faiz koridorunda bir değişikliğe gitmeyerek bir süredir sürdürdüğü sıkı para politikasına devam kararı aldı.

 

Bu karar, Banka'nın cari açık ve enflasyonu frenlemeye yönünde adımlara hız vermesi nedeniyle piyasa tarafından sürpriz olarak algılanmadı.

 

Ancak, Banka dün günlük 50 milyon dolar olan düzenli döviz satım ihalelerine son verildiğini ve 'gün içi' müdahalelerin daha etkili olduğunu açıkladı. Bu müdahaleler için de üst limiti 500 milyon dolar olarak belirledi. Bu üst limit daha önce 1.35 milyar dolardı.

/images/100/0x0/563d60f2f018fb32c8ee89cb 

MERKEZ RAHATLADI MI?

 

Merkez'in bu miktarı aşağı çekmesi, kur konusunda elinin artık daha rahat olduğu yönünde bir algıyı da beraberinde getirdi...

 

Ekonomistler, özellikle Avrupa olmak üzere yurtdışında genel olarak yaşanan olumlu havanın bu rahatlamada etkisinin önemli olduğunu düşünüyor.

 

Ancak, Merkez'in gelişmeleri gün gün izlediğini bu nedenle havanın tersine dönmesiyle politikasında hızlı şekilde değişime gidebileceği uyarısını yapıyor.

 

Ekonomistler, yurtdışında parasal genişlemenin devam etmesi durumunda Merkez'in yılın ikinci yarısında erittiği rezervleri yerine koymaya başlama ihtimaline de dikkat çekerken, özellikle dolar/TL tarafında 1.70 TL'nin banka için rahatsız edici olmadığını belirtiyor.

 

BERKSOY: BİLEK GÜREŞİ KAZANILMIŞ HAVASI VAR

 

Okan Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof Dr Taner Berksoy, Merkez Bankası'nın bilek güreşini kazanmış olduğu yönünde bir hava olduğunu düşünenler arasında.

 

Berksoy şunları söylüyor:

 

"Merkez Bankası'nın dünkü açıklamasına bakıldığında sanki biraz bilek güreşini kazanmış gibi bir hava var. Elbette, Banka'nın elinin güçlenmesinde yurtdışında özellikle Avrupa tarafında yaşanan olumlu gelişmelerin yarattığı pozitif havanın etkisinin önemli olduğunu düşünüyorum.

 

"Kur tarafında ise Banka'nın kafasında şu anda bir seviye var. Ancak bunu açık etmek istemiyor. Çünkü o durumda bu seviyeyi savunmak zorunda kalacaktır. Bundan birkaç hafta önce sorulsaydı dolar/TL'de bu seviyenin 1.80 olduğunu söyleyebilirdim. Ancak şimdi bu seviye biraz daha aşağı gelmiş olabilir. Merkez, bu noktadan sonra döviz almaya başlayabilir" dedi.

 

Berksoy, Avrupa'da yaşanan olumlu havanın finansman bulmayı kolaylaştırıp, kolaylaştırmayacağı konusunda ise Türkiye'nin risk haritasında aldığı yerin önemli rol oynayacağını belirtti. Berksoy, başta ABD olmak üzere ekonomiye yönelik temel verilerin iyileştiğini ve piyasaların karamsarlığı ile uyumlu seyretmediğini bu nedenle de bir dengeleme çabası çerçevesinde alımların gerçekleştiğini belirtti.

 

ARSLANOĞLU: BU ALGI DOĞRU DEĞİL

 

Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Erhan Arslanoğlu ise bilek güreşinin kazanıldığı yönünde algı yaratılmasının doğru olduğuna katılmıyor. Arslanoğlu'na göre Merkez oldukça esnek bir politika izlerken, son kararının arkasında ise yılbaşından beri fon girişinde görülen iyileşmenin etkili olduğunu düşünüyor.

 

Arslanoğlu, "Merkez Bankası'nın kur tarafı için bilek güreşini kazandığını yönündeki değerlendirmeye katılmıyorum. Merkez dışarıyı çok iyi izliyor. Piyasadaki arz talebin yapısını da anlamaya çalışıyor. Gelişmeleri gün gün izliyor. Merkez Bankası'nın kararının bunu deklare etmek için olduğunu düşünüyorum.

 

"Esnek bir politika uyguladığı için dış koşullar değişirse kararını yarın da değiştirebilir. Sonuçta kısa vadeli algıda bir iyileşme yaşanıyor ve Merkez de bunu dikkate alıyor. Ancak döviz konusunda dış risklerin bittiğini de söylemiyor" dedi.

 

MERKEZ REZERVLERİ YERİNE KOYABİLİR

 

Arslanoğlu, dünyada aslında çok ciddi miktarda likidite olduğunu ancak bu paranın da dönem dönem çekingen (pasif) dönem dönem de cesaretli (aktif) davrandığına dikkat çekti ve yılbaşından beri aktif olması yönünde bir hareketlilik izlendiğine işaret etti.

 

Arslanoğlu, küresel ekonomideki durgunluğa karşı Avrupa, ABD, Çin ve Japonya Merkez Bankaları kanalıyla parasal genişlemenin devam etmesi durumunda yılın ikinci yarısında Merkez Bankası'nın rezervlerini yerine koymaya başlayabileceğine de söyledi.

 

CÖMERT: CEPHANE HARCAMAK İSTEMİYOR

 

Garanti Yatırım Stratejisti Tufan Cömert de bilek güreşini kazanıldığı yönündeki görüşlere katılmıyor. Türenç, yurtdışından fon akışı olmadığı için Merkez'in cephanesini boşuna harcamak istemediği görüşünde. Türenç ayrıca dolar/TL'de 1.75-1.85 aralığının rahatsız edici olmadığını da savundu.

 

Cömert, "Benim gördüğüm şu anda yurtdışından fon akımları devam ediyor. Bu nedenle TL'yi savunmaya ve bunun için ekstradan bir şey yapmasına gerek yok. Merkez cephanesini boşuna harcamak istemiyor. Ama ne olur olmaz diye gün içerisinde 500 milyon dolara kadar satışa çıkabileceğini belirtiyor" dedi.

 

LİKİDİTE VAR AMA MALİYETİ YÜKSELDİ

 

Cömert dışarıdan fon akışının devam edip etmeyeceği konusunda ise Merkez'in iyimser olduğunu ancak 2011 yılında da benzer bir beklenti olmasına rağmen sonucun bu şekilde gerçekleşmediği uyarısını da yaptı.

 

Cömert, "Merkez fonların geleceğini düşünüyor. 2011'de de böyle söylemişti. Ama böyle olmadı. Para artsa bile Türkiye bundan istediğini alabilecek mi?

 

"Örneğin, son Eurobond ihalesinde maliyetlerin yukarı gittiği görüldü. Evet, para çoğalıyor ancak bedeli de artıyor. Türkiye'nin bu pastadan aldığı payı artırması için cari açık ve enflasyon gibi temel konularda ciddi anlamda iyileşme yaşadığını göstermesi gerekiyor" dedi.

 

CÖMERT: DOLARDA 1.70'İN ALTI İSTENMİYOR

 

Cömert, kurun aşağı gitmesinin cari açığı, yukarı gitmesinin ise enflasyonu tetiklediğini, bu nedenle burada ince bir denge tutturması gerektiğini de söyledi.

 

'Dolarda 1.75- 1.85 TL seviyesi rahatsız edici değil' diyen Cömert şöyle devam etti:

 

"Kurun, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) yanı sıra ABD Merkez Bankası'nın (Fed) sağladığı kaynaklarla daha aşağı gelmesi durumunda Merkez'den döviz alımı yönünde müdahale gelebilir. Ancak, Merkez Bankası yine de dolarda 1.70 TL'in altını görmek istemeyecektir. Bu seviye sonuçta Orta vadeli programdaki 1.73 TL seviyesiyle de uyumlu görülüyor".

 

https://twitter.com/emekkaplangil

 

ekaplangil@hurriyet.com.tr

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı