"Merkez Bankası Başkanı’nın görevi efelenmek değil"

CHA
18 Eylül 2013 - 10:09Son Güncelleme : 18 Eylül 2013 - 13:15

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve eski Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Durmuş Yılmaz, “Merkez Bankası Başkanı’nın görevi hükümete efelenmek değil.” dedi.

Uluslararası Yöneticiler Derneği (YÖNETDER) tarafından düzenlenen "Ortak Akıl Toplantıları", Yılmaz'ın katılımıyla devam etti. Toplantıda, Türkiye'nin para politikaları ele alındı. Merkez bankalarının bağımsızlığına değinen Yılmaz, siyasetçilerin genelde tüm dünyada kısa süreli düşündüğünü, halkla daha iç içe olduğu için baskıya dayanamadığını ve para basımına yöneldiğini söyledi.

Bunun da faizleri yükselttiğini ve uzun vadede ekonomik büyümenin olmadığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti: "Bu nedenle merkez bankalarının bağımsız olması gerektiği kabul edildi. Dolayısıyla Merkez Bankası yöneticilerinin yapması gereken şey, bu bağımsızlık konusunda efelenmek değil, kafa tutmak değil. Çünkü son tahlilde ülkeyi yöneten siyasetçi. Vatandaşa hesabı veren, iktidarda kalabilen ya da kaybedebilen o. Dolayısıyla son söz onun olmalı. Ancak Merkez Bankası siyasetçiye, 'Şunu yaparsan, sonucu böyle olur. Dolayısıyla uzun vadede sen de zarar görürsün' diyerek, ikna etmeli. Yani Merkez Bankası Başkanı'nın görevi hükumeti ikna etmek, efelenmek, kafa tutmak değil. Sonuçta bağımsızlığı veren parlamento. Verdiği gibi geri de alabilirler. Ancak bunu siz, makul ve mantıklı bir şekilde hükümete söyler, bunu kamuoyuyla paylaşır ve sizden bekleneni de yaparsanız, o zaman toplum sizin arkanızda durur."

TASARRUF ORANLARI ARTMALI
Türkiye'nin 2023 hedeflerine de değinen Yılmaz, ekonominin her yıl belirli bir oranda büyümesi gerektiğini ifade etti. Bunun için de daha çok yatırıma ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Durmuş Yılmaz, bu yatırımların iyi bir şekilde finanse edilmesi için ise tasarruf oranlarının artması gerektiğini kaydetti. Türkiye’de doların yükselmesinin ana nedeni olarak tasarruf oranlarının azlığını işaret eden Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz, “Yabancı paralar için bu para neden gidiyor diye sormamalıyız. Bu para neden geliyor diye sormalıyız. Çünkü tasarruf yapmazsak yabancının parasına ihtiyaç duyarız.” diye konuştu.

Mal ve hizmet değişimlerinde herkesin kabul edeceği bir nesneye ihtiyaç olduğunu, bunun da para olduğunu anlatan Yılmaz, paranın taşınabilir, bölünebilir ve saklanabilir olması gerektiğini söyledi.

Geçmişte paranın altına endekslendiğini dile getiren Durmuş Yılmaz, şunları kaydetti: "Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla ise artık paraların arkasında ne altın var, ne gümüş var, ne doğal gaz var. Tamamen kaydi para. Cebinizde parayı taşıyorsanız Tayyip Erdoğan'a güveninizden ve Merkez Bankası Başkanı Erdem beye güveninizden başka bir şey yok. Diyorsunuz ki, 'Tayyip Erdoğan, başbakanımız, uygulayacağı ekonomi politikalarıyla bizim cebimize koyacağımız bu paranın değerini muhafaza edecek' diye bir güveniniz, kabulünüz var. Onun için bu parayı taşıyorsunuz."



    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı