Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Merkel: Uyum Yasası’nı gözden geçirebiliriz

ALMANYA Başbakanı Angela Merkel dün elimi sıkarken, gözleri dostlukla parlıyor:

"Sizi bu toplantıda görmekle çok sevindim. Biz Almanya olarak, Almanya’da yaşayan göçmenlerin ve bu arada Türklerin bizim toplumumuza uyumunu sağlamak için çok çaba harcıyoruz. Bu toplantıya çok önem veriyoruz. Yaptığımız çalışmaların Türkiye’nin de, dikkatini çekmekte olduğunu ümit ediyorum."

Dün öğle saatlerinde Berlin, Alman Dışişleri Bakanlığı binası. Yeni yapılmış önde bir bina, arkadaki bölüm 1930-40’larda Reichsbank, yani Hitler döneminin Merkez Bankası.

Bu binada dün ve bugün bir toplantı var. Konusu, 21. Yüzyılda Eğitim Yoluyla Uyum. Almanya’da yaşayan göçmenlerin Alman toplumuna nasıl uyum sağlayacaklarına ilişkin bir sempozyum.

Almanya Başbakanı Merkel ile, toplantı sonrasında kısa bir sohbet fırsatı buluyorum.

HÜRRİYET’E DAVET

İlk kez bir Alman Başbakanı, göçmenlerin uyum sorunlarıyla doğrudan ilgileniyor.

Bu arada ulusal bir plan hazırlanıyor. Bir de, yasa çıkartılıyor. Yasa, özellikle Türkler tarafından protestolara uğruyor, ayrımcılık yapıldığı görüşüyle. Yasaya göre, Almanya’da yaşayan bir göçmen Almanya dışından evlendiğinde, eşini Almanya’ya getirmek için, eşi Almanca öğrenmek zorunda. Aksi halde, eşine vize verilmiyor.

Yasa, AB ülkeleriyle, sekiz gelişmiş ülkeyi tek tek sayarak, bu kuralın dışında tutuyor. Diğerleri ve bu arada Türk göçmenler, yasa kapsamında. Türkler, yasayı ayrımcı ve ırkçı olarak niteliyor. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer Alman Cumhurbaşkanı Köhler’e, yasanın durdurulması için, mektup yazıyor. Ancak, yasa iki ay önce yürürlüğe giriyor.

İşte, böyle bir ortamda, Berlin’de düzenlenen "Eğitim Yoluyla Uyum" toplantısına Merkel özel bir önem veriyor. Hürriyet’i toplantıya davet ediyor.

MERKEL İLK KEZ

Toplantıda yaptığı konuşma sonrasında, bir ara sohbet ettiğim Merkel:

- Sizin soyadınız da Doğan, Aydın Doğan Ailesiyle bir bağlantınız var mı?

- Hayır, sadece soyadı benzerliği.

- Biz uyum sorunlarına çok önem veriyoruz.

- Yasaya belli eleştiriler var.

- Toplantıda biraz önce söylediklerim geçerlidir. Türkiye ile ilişkilere ben çok önem veriyorum.

Bu arada önemli bir bilgi alıyorum. Önceki gece, Merkel ve İçişleri Bakanı Schaeuble, aralarında Türk sivil toplum kuruluşlarının da bulunduğu, ama dini örgütlerin ağır bastığı bir yemekte bir araya geliyor. İranlılar da var, Suudiler de, bizim Türk kuruluşlar da. Türkler yasayı hatırlattığında Merkel:

"Zaman zaman Recep Tayyip Erdoğan ile görüşüyorum. Bu yasanın uygulanmasını izliyoruz. Ortaya aksaklıklar, olumsuzluklar çıkarsa, yasayı yeniden gözden geçireceğiz."

Almanya’da yaşayan Türkler ve olayı izleyen Türk Hükümeti için, Merkel’in bu açıklaması hayati değerde. İlk kez, böyle bir açıklama yapıyor. Sorum üzerine, Merkel:

"Yasanın uygulanmasını izliyoruz."

Birkaç milyon insanı ve Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren bir cümle. Başka bir ayrıntıya girmiyor. Görüşlerinin Türkiye’ye yansımasından çok memnun.

İslam Bahçesi’nde yemek

İRANLILAR
, Suudi Arabistanlılar, Malezyalılar, Sudanlılar ve en ağırlıklı gurup olarak Türkler, önce akşam Berlin’de Başbakan Merkel ve İçişleri Bakanı Schaeuble ile yemekte buluşuyor.

Yemekte farklı sivil toplum kuruluşları da bulunmasına rağmen, ağırlık, davetlilerin dinsel örgütler olması. Davetin niteliği, davet yerine uygun düşüyor. Berlin’in eski Doğu Berlin tarafındaki İslam Bahçesinde. Davet nedeni, Şeker Bayramı’nı kutlamak. Yemekte Merkel çok içten:

"Ben iki yıl öncesine kadar, Ramazanda oruç tutulduğunu bilmiyordum. Müslümanlar, Alman toplumunun bir parçası. Ama, bazı Almanlar bunu anlamak istemiyor. Hatta, bir süre sonra, kendi toplumunda azınlığa düşeceğinden korkuyor. Politikacı olarak, benim bu hassasiyete dikkat etmem gerek."

Aynı yemeği Merkel’e çok yakın, bir üst düzey yönetici şöyle yorumluyor:

"Farklı dinsel inançlarda olan insanlar, aynı yerde, barış içinde nasıl birlikte yaşar? Biz bu sorunun yanıtını arıyoruz. Bunu tek taraflı değil, burada yaşayan her dinsel topluluğun görüşünü alarak, yapmaya çalışıyoruz. Din dersleri, dil zorunluğu, okul öncesi ve sırasındaki eğitim planlarını bunun için düzenliyoruz".

Göçmen sorunları, Alman iç politikasında, şu anda en önde gelen konulardan biri.

Tepeden değil birlikte çözüm

BERLİN’de dünkü sempozyumun açılışında Merkel bir konuşma yapıyor. Buraya Bill Gates Amerika’dan katılıyor. AB Komisyon Başkanı Barosso da, Berlin’e gelerek, AB’nin görüşlerini aktarıyor.

Konuşmasında Merkel, Almanya’da 200 ayrı ülkeden, 15 milyon göçmen yaşadığına dikkat çekerken, 60’lardaki Türk işçilerine değiniyor:

"Yaptıkları işlerle, Almanya’nın çehresini değiştirdiler. Türkler şu anda dördüncü kuşak. 66 bin Türk, Almanya’da halen 350 bin istihdam yaratıyor. Türkler dahil, her bir göçmenle tek tek ilgilenmemiz gerek. Onların topluma uyumu, sadece ulusal değil, uluslararası bir sorundur. Sorunu, tepeden konuşarak değil, birbirimizle konuşarak çözmeliyiz."

Gücü elinde tutan biri olarak, göçmenlere tepeden bakmak değil, eşit düzeyde diyalog. Merkel’in dün en çok hoşlandığım cümlelerinden biri bu.
X