"Sahrap Soysal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sahrap Soysal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sahrap Soysal

Mercimekli tutmaç çorbası

Tereyağı ile et ya da tavuk suyunu orta boy bir tencereye koyup orta ısılı ateşte kaynayıncaya kadar pişirin.

Süzme yoğurdu bir kâseye koyup yarım su bardağı soğuk su ilavesiyle ezin. Normal yoğurt kullanacaksanız, bir kâseye aktarıp çırpın.
Bu çorba için ev eriştesi ya da ev makarnasının kırık kısımları kullanılır. Küçük Kayseri mantısı da bu çorba için uygun olabilir. Eğer ikisi de yoksa 1 su bardağı hazır erişte kullanabilirsiniz. Çorbanın suyu kaynamaya başlayınca varsa kavrulmuş kıymayı ekleyin. Haşlanmış yeşil mercimeği ve erişteyi de tencereye aktarıp karıştırarak 1 dakika kadar pişirin.
Hazırladığınız yoğurdu da karıştırarak çorbaya ilave edin. Tuz, kuru nane ve kırmızı pul biberi serpiştirip çorbayı 10 dakika daha kaynattıktan sonra ocaktan alın. Sıcak sıcak servise sunun.

Malzeme listesi

- 1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
- 1 su bardağı ev eriştesi (Hazır erişte ya da hazır Kayseri mantısı da kullanabilirsiniz.)
- 25-30 gr tereyağı
- Varsa 1 su bardağı dolusu kavrulmuş kıyma
- 8-9 su bardağı et ya da tavuk suyu
- 1 su bardağı süzme yoğurt
- 1 yemek kaşığı kuru nane
- 2 çay kaşığı kırmızı pul biber
- 1 çay kaşığı tuz

İpek Hanım’ın çiftliği

Hande’nin yeni doğan çocukları Can ve Dilara’ya hormunsuz sebze, bakliyat yedirmek için ne yapacağını bilemediği o günleri ve endişe dolu konuşmamızı hatırlıyorum.
Bir sonraki görüşmemizdeyse yüzü gülüyordu Hande’nin. Çünkü İpek Hanım’ın çiftliğini bulmuştu. Nazilli’den semizotu, tarhana ve daha neler neler geliyordu... Siparişleri haftada bir gün kargoyla geliyor ve Hande çocuklarının yemeklerini güvenle hazırlıyordu.
Sonra İpek Hanım’ın çiftliği bir şehir efsanesi gibi kulaktan kulağa yayıldı. Özellikle genç, bilinçli anneler, internetten sebze ve meyve sipariş etme işine bayılmışlardı.
Aslında çiftliğin sahibi; Pınar Kaftancıoğlu. Çiftliğe bundan yıllar önce İstanbul’dan kaçıp doğurduğu kızının, İpek’inin adını vermiş.
O, pek çoğumuzun cesaret edemediği bir işe kalkışmış ve terk etmiş İstanbul’u. Önce bir iş bulmuş, daha sonra kendi kızı için yetiştirdiği ürünleri internet sitesinden paylaşmaya başlamış. Cesaretinden dolayı saygı duyduğum Pınar Hanım’ın bu girişiminden bahsetmeye bir sonraki yazımda da devam edeceğim.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI