Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Mercedes'in Başkanı Türkiye'yi sorguluyor

    Hürriyet Haber
    30 Kasım 2001 - 00:00Son Güncelleme : 30 Kasım 2001 - 00:01

    Mercedes Benz 0 403 otobüsleri toplatma kararı, Mercedes'e Türkiye'deki yatırımlarını sorgulatıyor. Mercedes-Benz Türk A.Ş. Direktörler Kurulu Başkanı Till Becker, ‘‘DaimlerChrysler Otobüs Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Wolfgang Diez aradı ve ‘Acaba doğru yolda mıyız?' diye sordu’’ dedi.DaimlerChrysler yönetimi, Mercedes 0 403 otobüslerin toplatılmasına yönelik yargı kararı üzerine, Türkiye’deki yatırımlarını sorgulamaya başladı. Mercedes-Benz Türk A.Ş. Direktörler Kurulu Başkanı Till Becker, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi'nin toplatma kararını değerlendirmek için düzenlenen basın toplantısında DaimlerChrysler yönetimin, Türkiye'deki gelişmeleri sorguladıklarını söyledi.Daha önceki basın toplantılarında Türkiye'ye yatırım yapmak istediklerini ve Türkiye'ye inancını belirttiğini hatırlatan Becker, ‘‘Dün gece DaimlerChrysler Otobüs Grubu Yönetim Kurulu Başkanımız Wolfgang Diez aradı, (Acaba doğru yolda hareket ediyor muyuz?) diye bana sordu’’ dedi. Son gelişmelerle ilgili olarak ‘‘Türkiye'deki ekonomik stratejilerinde bir değişim olabilir mi?’’ şeklindeki bir soruya Becker, ‘‘Şimdiye kadar yüksek mahkemeler, hakim kararını gözden geçirdi ve reddetti. Türk adaletinin doğru karar vereceğine inanıyorum. Aksini düşünmek bile istemiyorum. Bu şekilde devam edeceğiz. Üretime ve ihracata devam edeceğiz. Bu ülkeye inancımızı devam ettiriyoruz’’ diye konuştu.Wolfgang Diez, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi'nin daha önce gıyabi tutuklama kararı çıkartılan DaimlerChrysler yöneticilerinden biriydi. Bir üst mahkeme tarafından tutuklama kararı bozulan Diez, bir süre Türkiye'deki toplantılara katılamamıştı. Diez, kendisinin davet sahibi olduğu Mercedes otobüslerinin Avrupalı distribütörlerinin katıldığı bir toplantıya son anda gelebilmişti.HATAMIZ YOKDaimlerChrysler'in dünyanın üçüncü büyük otomotiv firması ve dünyanın en büyük kamyon ve otobüs üreticisi olduğunu belirten Becker, ‘‘Yürütülen bu kampanya şirketimizin adını karalamaya yöneliktir. Otobüslerimizin imalatlarında herhangi bir hata yoktur. Bütün otobüslerimiz piyasalarda varolan güvenlik unsurlarının hepsine sahiptir’’ dedi.Kazalar Almanya'da incelemeye alındıBilinen tüm kazaların oluş nedenlerinin Mercedes-Benz tarafından incelendiğini, Almanya'daki özel bölümün de bu kazayla ilgili araştırma yaptığını anlatan Till Becker, piyasadaki otobüslerin yüzde 60-70'inin Mercedes-Benz'lerden oluştuğunu, dolayısıyla yaşanan kazalarda Mercedes-Benz'in adının bu nedenle öne çıktığını belirtti.Becker, ‘‘Türkiye'nin dışında hiçbir ülkede bir otobüs yangını görülmemiştir. Türkiye'deki yangınların çoğunda Derviş Binboğa'nın veya temsilcilerinin olay anında, olay yerinde hazır bulunmaları ve basını haberdar etmeleri dikkat çekmektedir. Mercedes-Benz Türk, çoğu kez yangın olaylarını gazetelerden öğrenmektedir’’ dedi.Toplatma kararı ihracatı etkiliyorTürkiye'de Mercedes-Benz Türk tesislerinde üretilen otobüslerin en yüksek standartlara sahip olduğunu ve tüm dünyada 54 ülkeye ihraç edildiğini anlatan Becker, yurtiçi pazar ve yurtdışı pazar için farklı üretim yapmadıklarını söyledi. Becker, yurt içinde satılan otobüslerle yurtdışına ihraç edilen otobüslerin aynı niteliklere sahip olduğunu belirterek, bu otobüslerin Avrupa'nın 20 ülkesinde trafiğe çıktıklarını kaydetti. Becker, son olarak Çin'in de Türkiye'de otobüs almak için sıraya girdiğini açıkladı.Ancak, otobüs toplatma kararının ardından yurtdışındaki müşterilerden telefon aldıklarını söyleyen Becker, ‘‘Bu gelişmeler sonucunda yurtdışındaki müşterilerimiz, gerçeği öğrenmek için bizi arıyorlar. Son olarak Estonya'dan bir telefon geldi’’ dedi.Türk adaletine güveniyoruzTürk adaletine güvendiklerini, bu davayı da kazanacaklarına inandıklarını belirten Till Becker, kendisinin de avukat olduğunu söyledi. Mahkeme hakimi hakkında Adalet Bakanlığı‘na şikayette bulunulduğunu anlatan Becker, ‘‘Bu davaların hepsini daha önce kazandık. Bu mahkemeyi de kazanacağız. Bu ülkenin adaletine, mahkemelerine güveniyorum. Yanlış kararlar reddedilecektir. Bahsettiğimiz kişi, Türk adaletini temsil etmemektedir. Ben böyle düşünüyorum. Fakat, kamuoyu bu yanlış kararlardan etkileniyor’’ dedi. 49 kişinin hayatını kaybettiği kazanın oluşumunu anlatan Becker, 24 Ekim 1997’de gerekli önlemleri alınmamış bir tankerin aşırı yükle O 403 tipi otobüs ile çarpıştığını, toplam çarpışma hızının 210-240 kilometre/saat olduğunu bildirdi. Yolda herhangi bir fren izine de rastlanmadığına dikkat çeken Becker, ‘‘Bu hızla ister tank, ister askeri araç içinde olun hayatınızı kaybedersiniz, otobüs şoförü ağır derecede görme özürlü idi ve gözlük takmıyordu’’ diye konuştu.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı