Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Mercan Adaları dalga dalga

<B>MALDİVLER<br><br></B><B>YERYÜZÜNÜN</B> deniz seviyesine göre, <B>en alçak kara parçası. </B>Hint Okyanusu güneyinde, ekvator kuşağında, <B>Mercan Adaları</B> üzerine oturan Maldivler...

Tayland’dan geldikten sonra özel uçakla Mercan Adaları üzerinde 1.5 saat uçuyoruz. Hint Okyanusu, mercanları dalga dalga vururken, denizin derinliğine paralel, mavi-beyaz köpükler kat kat değişiyor. En derin yer, en koyu mavi. Mavi beyaza çaldıkça, derinlik azalıyor. 1200 ada 90 kilometrekare mercan dünyada gördüğüm en çarpıcı renk cümbüşü, en çarpıcı doğa harikası.

Kristalden adaların 210 tanesinde yerleşim var. Sekiz-on evlik adalar ya da kendi çapında kentler. İrili ufaklı adalar üç-beş aileye özel ada gibi.

Mercan adalarında tatil köyleri. Ada bembeyaz kumla kaplı. Hindistan cevizi ağaçları. Bungalovlar.

Halkın tek geçim kaynağı turizm ve balıkçılık. Kişi başına gelir 2 bin 300 dolar gibi. Parlak değil.

Tayland’dan Maldivler’de bir adaya iniyoruz. Adada sadece bir hava alanı. Kaptan kazara frenin ucunu kaçırsa denizin ortasındayız. Hepsi bu. Ada pistin uzunluğu kadar!..

MARS’TA YAŞAMAK

Dönemine göre Goethe, Kant, Heraklit, Darwin
depremle mutlaka ilgileniyor. Uzun uzun deprem analizleri yapıyor. Çok dikkatini çekiyor.

Yeryüzü her otuz saniyede bir sallanıyor, ama iki, ama üç büyüklüğünde depremle. Çünkü, dünya henüz tam soğumuş değil.

Ben Mars'ta yaşamayı tercih ediyorum!.. Çünkü, Mars soğumuş, yani deprem yok!.. Dünyada biz, yüz kilometre aşağıya, yüz kilometre yukarıya doğru bir tabakada yaşıyoruz. Beşik gibi sallanıyoruz, ta ki mağma iyice soğuyuncaya kadar.

Son Asya depremi, bütün yerküreyi harekete geçiriyor. San Francisco’dan Tokyo’ya, Meksika’dan Hakkari’ye!..

Ve tsunami.

GÜNEŞLİ BİR GÜN

Maldivler’e iner inmez Başbakan Êrdoğan’a tsunami ve deprem brifingi veriliyor. Brifingi izlerken yanımda oturan Maldiv Planlama Bakanlığı’ndan Ayşe Suadh:

‘Sabah 6.30’da depremi hissettik. Tsunami 9.15’de başladı. Hiçbir şey anlamadık. Haberleşme kesildi, kanalizasyon patladı sandık. Güneşli bir gündü, tunami bastığında güneş hálá parlıyordu.’

82 ölü, 26 kayıp, ama 290 bin nüfuslu Maldivler’de 100 bin kişiyi etkiliyor. Asıl nokta, depremle tsunami arasında geçen üç saat!..

Mercan Adaları arasında bot seferleri, otobüs seferleri gibi. Elektirik her adada ayrı ayrı jeneratörle üretiliyor. Su, sarnıçlardan.

MÜZMİN MALARYA

Burada başkanlık sistemi var. Ülke 1965’de İngilizlere karşı bağımsızlığını kazanıyor. O günden bu yana, Başkan aynı Başkan!.. Şimdi ülke içinde ve dışında demokratik direniş boy gösteriyor.

Önceki gece saat 23.00 dolayları. Hint Okyanusu’ndan yükselen dalgaları dinliyorum. Hindistan Cevizi ağaçları altında. Yine de benim canım tatil köyleri değişmem buraya, benim ülkemde. Yine de buraya tatile gelenlere şaşıyorum!..

Yine 30 derece, yine yüzde 70 nem. Aklıma Bekir Sıtkı Erdoğan’ın dizeleri düşüyor:

Bu tropikal iklim, bu müzmin malarya...’

Onların Erdoğan'a bakışı

GEZİNİN
ilk gününde Banda Aceh. Tsunaminin bölgede en ağır vurduğu yer. Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezen’le sohbet ediyorum. Ergezen:

‘Görüyor musunuz her yer çökmüş ama cami ayakta kalmış! Allah’ın takdiri!..’

Depremi, tsunamiyi bu tektonik olayı Allah’la bağlantılı kılmak!.. Anlayan beri gelsin!..

Benzer düşünceyi taşıyan başkaları da var. Maldivler’de Mercan Adaları üzerinde uçarken, halkının yüzde 100’ü müslüman olan bu ülkenin Dışişleri görevlisi:

‘Bu bize Allah’ın tokatıdır! Bizi uyarıyor!’

O da jeoloji biliminden, inşaat tekniklerinden uzak, yaşanan felaketi Allah’a bağlıyor. Ben ona dünyanın uygar ülkelerindeki depremlerde can ve mal kaybının ne kadar düşük olduğunu hatırlatınca, başını sallıyor, alıyor onu bir düşünce.

Uçakta aynı yetkili çok başka bir gözlemini aktarıyor:

‘Sizin Başbakan İslamcı!.. İnanmış bir müslüman... Buralarda İslamcılığıyla tanınıyor, bundan memnunuz.’

O bir yabancı. Bana susmak düşüyor.

Fethullah Hoca'nın okulları

CAKARTA
’da otele sekiz-on Türk geliyor. Buralarda okuyan öğrenciler. Başlarında bir bay, bu bölgedeki Fethullah Hoca’nın okullarının başında. Sorum üzerine, anlatıyor:

‘Fethullah Hoca’nın bu bölgede 19 okulu var. Bangkok’ta iki, Kuala Lumpur’da bir, Chyang Mie’de bir, Cakarta’da dört, Vietnam’da bir, Kamboçya’da iki, Mynmar’da üç, Filipinler’de beş okul.’

Öğretmenler Türk. Öğrenci başına bin dolar alınıyor. Dersler normal müfredat. Bölge yetkilileri ‘Sizin okullar iyi ve laik eğitim veriyor’ diyor.

Laik!.. Okullardaki ders programlarını incelemeye karar veriyorum.
X