Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Menderes TMT’yi 9 ay bekletti

    Cansu ÇAMLIBEL
    25.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, önümüzdeki ay baskıya girecek yeni kitabının son detaylarını çalışıyor. “Doğuş” adlı kitapta KKTC’nin bağımsızlık ilanına giden sancılı süreci anlatan Denktaş’la TMT’yi, yaşananları, “Ergenekoncu” suçlamalarını konuştuk:

    Neden yazdım

     CTP ve yandaşları gençlere diyor ki “Diktatör Denktaş bir gece oturdu ve karar verdi, hem Türkiye’ye hem bize bir oldubitti yaptı ve KKTC’yi ilan etti”. Bu o kadar saçma bir propaganda ki ama buna inanan gençler gördüm. Nereden nereye geldiğimizi gençlere anlatmak ve tarihe bir not düşmek istedim. Rumlara yıllar boyu gelin masadan kaçmayın diye yaptığımız ikazlar belgelerle burada var. Ve Türkiye de bunların hep içinde.

    Dünya biliyor

     O kadar derin ki bütün dünya biliyor. EOKA başlamış. Doktor (Fazıl) Küçük burada Volkan Teşkilatı’nı kurmuş, gençler gösteriler yapıyor. Bir gün lise mezunlar cemiyetinin başkanı (Burhan) Nalbantoğlu (TMT’nin kurucularından) ile karşılaştım, “Nedir bu gençliğin durumu, bir teşkilat kurmak lazım” dedim. O da gitmiş Türk konsolosluğunda çalışan Kemal diye birine söylemiş bunu. Ertesi gece gelip Kemal Bey “seni evinde bekliyor” dediler. Adam diyor ki, “Biz seni kaç zamandır izliyoruz, sağlamsın söylediklerin de doğrudur. Biz dün oturduk bir liste yaptık, 500 lira falancadan 50 lira filancadan para toplayalım, silah alalım ve silahlı bir teşkilata çevirelim Volkan’ı.” Dedim ki efendim, bu para alacağınız adamların canını alsanız bu parayı vermezler. İkinci olarak da şunu anlatmaya çalıştım: EOKA Yunanistan Genelkurmayına bağlı, müşterek siyasi bir atılımın kanadı. Böyle yürür bu işler. Türkiye’ye mal ederseniz varım.

    Zorlu götürdü

     1958’de Dr. Küçük ve ben ilk defa Türkiye’ye resmi ziyaret yaptık. Fatin Rüştü Zorlu (Dışişleri Bakanı) ile görüştük böyle bir teşkilata ihtiyacımız var; para isteriz, silah isteriz; uzman isteriz dedik. Fatin Rüştü’nün rahmetli (Adnan) Menderes’e (Başbakan) bunu kabul ettirmesi dokuz ay sürdü. Biz de o sırada Volkan’ı dağıtıp TMT’yi kuracağımızı burada kabul ettirdik. Şimdi ne alakası var bunun derin devletle. Ha bu teşkilat seferberlik dairesi denilen daireye bağlanmış. Banane, ne alakam var benim seferberlik dairesiyle.

    Askere ‘Sakata gidiyoruz’ dedim

    Şİmdİ o günlerde Şubat 2004, New York’ta görüşmeler sürüyor. Biz büyük bir endişe içindeyiz ve ben bütün raporlarımda askere de söylüyorum bu iş sakat gidiyor diye ve Genelkurmay’dan bir açıklama yapılacak merak etmeyin diye haberler sızdırılıyor bize. Kimin olduğunu hatırlamıyorum ama geliyor bu mesajlar. Bizim istediğimiz şu: Garanti anlaşması zayıflatılıyor, ileride Türkiye’siz AB’ye girdiğimiz takdirde tamamen ortadan kaldırılacak, bu konuda asker merak etmeyin/images/100/0x0/55eaab0ff018fbb8f88f15d9 desin. Beklenen açıklama garanti anlaşmasının devamı ile ilgilidir, darbe falan değil. Ama gelmedi, tam aksi geldi. “Biz rahatız, gayet güzeldir” diye. Hükümet, Genelkurmay’ı bunun yapılmasının gerekli olduğuna ikna etti.

    Cephedeki tek fotoğraf

    TÜrk Mukavemet Teşkilatı kurulduktan sonra... Yıl 1963. Rauf Denktaş silahlarıyla Erenköy’de. Erenköy o tarihte Türklerin elindeki denize kıyısı olan tek koy. Denktaş’ın bu fotoğrafı, “kendisi hiç savaşmadı” eleştirilerine yanıt niteliğinde. Duvardaki diğer fotoğraf, 1960’da Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduktan sonra Ada’ya ayak basan 600 kişilik Türk Birliği’ni karşılama töreninden. Osmanlı’nın 1871’de çekilişini görüp de hala hayatta kalan yaşlılar, ölmeden Türk sancağını görsünler diye özellikle davet edilmiş.

    KKTC’yi kendisine karşı eylem sandı

    - KKTC’nın ilanı için hazırlanırken zamanlamayı Türkiye’deki hükümet değişikliğine denk getirmek o zamanki Türk Dışişleri Bakanı İlter Türkmen’in fikriydi. Yani BM’nin bir reaksiyon göstereceği belli, o nedenle yeni gelen hükümetinin “Biz oldubittiyle karşılaştık” diye müdafaa yapabileceği bir durum yaratmak istediler. Sayın Özal bu nedenle hakikaten kendisine karşı bir oldubitti yapıldı zannetti ilk başta. Zor anlattılar kendisine. İlandan sonra ben gittiğimde artık anlatmışlardı ve beni normal karşıladı.

    Ankara uğraşmadı

    - Dünyanın tanıması için hiçbir girişim yapmadı Türkiye. Biz ilan ettik, ertesi gün bizi Bangladeş tanıdı. 24 saat sonra Amerikalılar gitti, kaldıracaksınız dediler kaldırdılar. Türkiye diğerlerini taciz etmedi, zamana bırakalım kabilinden davrandı. Görüşme yoluyla müzakerelerin devamını istedi, dünya konjonktürü böyle istediği için heralde.

    Lahey’de masadan kalkmadım

    Lahey’de ne oldu? Ben kestim mi bir şeyi? Ben orada sadece zaman istedim. Yeni seçilmiş olan Papadopulos hem zaman istedi hem de “Şimdi burada Türk delegesinin bana garanti vermesini isterim ki ne netice çıkarsa Türkiye uygulayacak” dedi. Türk delegasyonu ‘garantiyi TBMM verir’ dedi. Böylelikle ara veriyorlar, Lord Hannay geliyor içeriye. Klerides ikna etmişti Lord Hanney’i “bu iş Denktaş’la olmaz” diye. Adamın aklında hep bu var. “Fişi çekin bu iş bitti” diyor ve dışarı çıkar çıkmaz da beni suçluyorlar. Hayır demedim, zaman istedim. İşlerine gelmez doğru yansıtmak. Mesele Denktaş’tan kurtulmaktı. Zaman istedi demek yerine kalktı dediler.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı