Menderes değil enflasyon yaptı: Artık herkes milyoner

Nurten ERK
25 Kasım 2001 - 01:50Son Güncelleme : 25 Kasım 2001 - 01:50

Türkiye ekonomisinin 50 yılının değerlendirildiği ‘‘Artık Herkes Milyoner’’ kitabı, büyük ilgi görüyor. Kitabın adı, Adnan Menderes'in 1950'li yıllardaki ‘‘Her mahallede bir milyoner yaratacağız’’ hedefinden geliyor.

Beklenen zenginleşmeye ulaşmak yerine, o yıllardan bugüne süregelen enflasyon sayesinde asgari ücretli bile milyoner oldu.Tüketici fiyatları 1950 ile 2000 yılları arasında 1 milyon kattan daha fazla artış gösterdi. Hürriyet Gazetesi Yazarı Dr. Ercan Kumcu ile Tarih Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Şevket Pamuk'un, Hürriyet sayfalarından yola çıkarak Türk ekonomisinin 50 yılını yorumlayarak hazırladığı kitabın adını biraz da mizah yanını düşünerek koydu.

Kumcu: 90'lar Türkiye için ‘kaybolan yıllar’

Artık Herkes Milyoner nasıl doğdu?

- Böyle bir kitap hazırlanması Vuslat Doğan Sabancı'nın fikriydi. Bana teklif ettiler. Tek başıma böyle bir projeyi yapmam mümkün değildi. Yayına başladığı 1 Mayıs 1948'den bu yana bütün Hürriyetlerin taranması sözkonusuydu. Bunun için Doğan Kitap'ta üniversite öğrencilerinden bir grup oluşturuldu. Bu projenin bir iktisat tarihçisiyle birlikte yapılmasının daha doğru sonuçlar vereceğini düşündüm. O aşamada Şevket Pamuk'la ilişki kurduk. Beraberce Türk ekonomisinin gidişatında önemli olabilecek haberlerle kitabı oluşturduk.

Kitabın ana mesajı nedir?

- Hürriyet'in sayfalarından ekonominin yıllar itibariyle nereye gittiğini gösterirken, aynı zamanda o dönemdeki hakim iktisadi eğilimleri de özetleyen birer bölüm yazalım istedik. Onar yıllara böldük bu dönemleri. Bazen sayfalarda dolaşırken içinizden gülmek geliyor, bazen politikacılarımızın hálá aynı lafları, aynı zihniyetle söylediğini görüyorsunuz. Bazen de gelinen noktanın ne kadar ileride olduğunu görüyorsunuz.

Neden Artık Herkes Milyoner?

- Kitabın ilk bölümü 1948-59 yılını kapsıyor. Bu dönemin büyük çoğunluğunda 1960'a kadar Demokrat Parti iktidarı var. Adnan Menderes'in o döneme ait bir sözü var: ‘Amacımız her mahallede bir milyoner yaratmak.’ Tabii onun bu sözle amacı, 'Türkiye'nin zenginleşmesi ve her mahallede zenginlerin oluşmasına çalışıyoruz' demekti. Ama biz lafı çevirdik. Aslında kimse zengin olamadı, ama herkes milyoner oldu. Çünkü Türkiye enflasyon belasıyla da 1950'lilerde tanıştı. 1950'den beri süregelen enflasyon yüzünden bugün asgari ücretli bile milyoner. Kitabın adının biraz da şaka tarafı var.

Türkiye ekonomisini onar yıllık dönemlerde nasıl tanımladınız?

- Her on yılın kendine göre, o dönemi tanımlayan bir başlığı var. Bu başlık 1948-59 dönemi için ‘‘Her mahallede bir milyoner’’ idi. 1960-69 arasına ‘‘Planlı pilavlı kalkınma’’ dedik. Çünkü o dönemde Türkiye planlı ekonomiye geçmişti. 70-79 dönemine ‘‘70 cente muhtacız’’ dedik. 70'li yılların sonunda ekonomi tükenmişti. Demirel, ‘‘70 cente muhtaç olduğumuz dönemde hacılarımızı gönderdik’’ diyordu. 1980-89 dönemine ‘‘Yarım kalmış bir dönüşüm’’ başlığını verdik. 80'lerde gerçekten Türkiye çok önemli işler başardı, ciddi reformlar yaptı. Ama kamu sektörünün içinde bulunduğu mali durum konusunda o yıllarda da hiçbirşey yapılmamıştı. 1990-99 yıllarına ise ‘‘Kaybolan yıllar’’ dedik. Maalesef bu yıllarda da iktisadi alanda Türkiye'de hiçbir şey yapılmadı diyebiliriz. Günün geçiştirilmesine çalışıldı.

Peki kitabı yorumlarınızı okuyanlar ne görecek?

- Dolar değerinden geriye baktığımızda 1948'de aşağı yukarı kişi başına 800 dolar milli geliri olan bir ülkeyiz. 2000 yılının sonuna gelindiğinde aynı dolar geliriyle kişi başına milli gelirimiz 3 bin dolara yükselmiş. Yani aşağı yukarı kişi başına milli gelirimiz dolar bazında dörde katlanmış. Bu tabii çok olumlu bir gelişme. Ama bu gelişme dünyanın diğer ülkeleriyle karşılaştırıldığında ne yazık ki orada karnemiz iyi çıkmıyor.

Pamuk: Küreselleşme bedel ödetiyor

Artık Herkes Milyoner nasıl doğdu?

- Türkiye'de ekonomi bu kadar yoğun bir şekilde gündeme gelmeye başlamadan kasım krizinden önce çalışmaya başladık. Seçim yaparken, uzun vadede Türkiye ekonomisinin dönüşümlerin simgeleyen haberler üzerinde durduk. Popüler, eğlenceli bir derleme oldu. Ekonomiden az anlayan ekonomiye ilgi duymayan insanların da rahatlıkla okuyabileceği bir kitap oluşturmaya çalıştık.

Kitabı eline alan hangi mesajları görüyor?

- Bugünlerde hepimiz kötümser olduğumuz için bu kitabı eline alan Türkiye'de 50 yılda pek fazla değişiklik olmamış gibi düşünebilir. Çünkü 1950'lerde de istikrarsızlık, dış borç arayışları, enflasyon var. Aslında Türkiye'de ve ekonomide 50 yılda çok şey değişti. Türkiye 50 yılda hayli mesafe aldı. Kişi başına gelir bu 50 yılda 3.5-4 kat arttı. Bu gelir eşit paylaşılmasa bile, bu artış küçümsenecek bir şey değil. Bir başka gösterge de bence yaşam beklentisinin uzaması.

Türkiye 50 yılı nasıl geçirdi?

- Bu 50 yılın ilk yarısında hem dünya koşulları elverişli olduğu için, hem de Türkiye bu koşula daha kolay uyum sağladığı için başarılı oldu. İkinci 25 yılda ise dünya koşulları giderek acımasızlaştı, hata yapana, uyum gösteremeyene daha fazla bedel ödetir hale geldi. Türkiye ilk dönemde biraz daha kendi içine dönük bir modelle daha başarılı oldu. İkinci 25 yılda küreselleşme çağında içe dönük bu modeli kolay kolay terkedemedi, acımasızca değişen koşullara ikinci 25 yılda ayak uyduramadı. Sanırım en önemli sonuç bu. Türkiye bir hayli mesafe almış, ama ilk 25 yılda dünya ile karşılaştırıldığında daha başarılıymış, ikinci 25 yılda küreselleşme hem olanaklar sunuyor hem de uyum sağlayamayana ceza kesiyor, bedel ödetiyor. Türkiye'de biz bu bedeli ödüyoruz şimdi.

50 yılda Türkiye mesafe alırken, dünyada durum ne oldu?

- O zaman da görüyoruz ki Güney Avrupa veya Doğu Asya ülkeleriyle karşılaştırırsak, 50 yıl önce onlara çok yakın yerdeydik. Güney Kore'nin önündeydik, bugün geride kaldık. 50 yıl önce Yunanistan'a, İspanya'ya, Portekiz'e ve İtalya'ya yakındık, gelirimiz onlardan düşüktü, ama yakındı.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı