Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Memurlarla Ortaoyunu

MEMURLARLA hükümet masaya oturuyor. Hayır, oturmuyor.

Memurlarla hükümet ücret zammı için toplu görüşme yapıyor. Hayır, yapmıyor.

Memurlar öneriyor, hükümet inceliyor. Hayır, incelemiyor.

Peki, günlerdir izlediğimiz görüşmeler, vatan-millet edebiyatıyla karışık, açıklamalar ne?

Hepsi bir ortaoyunu, hepsi bir komedi.

Çünkü, memur sendikaları ne önerirse önersin, hükümet aklına koyduğu ücret zammını yapmakta serbest.

Buna karşılık, memur sendikalarının grev ve toplu sözleşme hakkı yok. Bu kadar basit ve yalın.

HÜKÜMETİ BAĞLAMIYOR

Son birkaç yıldır aynı aldatmaca.

Adına toplu görüşme deniyor. Görüşmeye Kamu-Sen, Memur-Sen ve KESK katılıyor. Ücret zammı pazarlığı yapılıyor. Ancak, sendikalar hükümetle anlaşamasalar bile, fark etmiyor.

Anlaşma sağlanamazsa, konu Uzlaştırma Kurulu’na gidiyor. Uzlaştırma Kurulu da hükümetle memur sendikaları arasında bir orta yol bulmaya çalışıyor.

Ancak, hükümet Uzlaştırma Kurulu kararına da uymak zorunda değil. Bu kurulun kararı hükümeti bağlamıyor.

Kurulun konumunu gösteren bir mahkeme kararı, ibretlik.

KOMEDİNİN BELGESİ

Geçen yıl hükümetle Kamu-Sen ve Memur-Sen’in katıldığı bir mutabakat metni imzalanıyor. KESK bu metne katılmıyor. Uzlaştırma Kurulu’na gidiyor. Kurul metni onaylayınca, KESK bu kez Uzlaştırma Kurulu’nu mahkemeye veriyor.

Ankara 10. İş Mahkemesi’nin 2005/168 esas sayılı kararı, komedinin belgesi.

"Uzlaştırma Kurulu’nca alınmış kararların hiçbir bağlayıcı yanı yoktur. Tamamen istişari niteliktedir".

Hele de, mahkeme kararındaki şu cümle:

"Bu durumda, mahkememizin vereceği kararın, davacı açısından sağlayacağı hiçbir hukuki yarar yoktur".

Anlaşmazlık halinde, sadece adı olan, ama hukuki varlığı bulunmayan Uzlaştırma Kurulu’na gidilse ne olur, gidilmese ne olur?

AİDAT HÜKÜMETTEN

Toplu görüşmelerden hangi sonuç çıkarsa çıksın, anlaşma ya da uyuşmazlık, sonuçta zam oranını hükümet belirliyor.

Karşı tarafın eli çok zayıf. Tepki göstermekten ibaret. Çünkü, memur sendikaları göstermelik.

AKP, ILO kurallarına uymuyor. Kendi değiştirdiği Anayasa maddelerini uygulamıyor.

Kaldı ki, KESK’in imzalamadığı ve mahkemeye gittiği mutabakat metninde bir madde can sıkıcı:

"Sendika aidatlarından kaynaklanan kayıpları telafi amacıyla, aylık 5 YTL ek ödeme yapılması..."

Yani, memurların sendika aidatını hükümet ödüyor. Sendikalar da, o hükümetle pazarlık yapıyor! Popülist bir şov.

REDDEDİLEN ÜYELİK

Kamu-Sen ile Memur-Sen’in bir memur sendikası olarak niteliği yurt dışında da, biliniyor.

Bu iki sendika ICFTU’a (Uluslararası Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu) üyelik için başvuruyor. Kısa süre önce, ICFTU bu başvuruyu geri çeviriyor. Çünkü, bunlar Batı anlamında bir sendika değil.

Sorun, hükümetin memur sendikalarına yaklaşım biçimi. Memurlara grev ve toplu sözleşme hakkı tanımak istemeyişi.

Son günlerde bol bol "hükümet memur sendikalarıyla bugün görüştü, yarın görüşecek, ücret zammında hükümet böyle dedi, sendikalar şöyle dedi" lafları. Duyan da, ciddi sanıyor. Sendikalar ne derse desin, son söz hükümetin. Gerisi AKP’nin ortaoyunu.
X