"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Meme kanseri olacak mıyım olmayacak mıyım?

/images/100/0x0/55eae4e0f018fbb8f89d82aeSakın yaptırma o testi!” dedi Aslı.

Aslı çok yakın bir arkadaşım.

Meme kanseri geçirmiş bir arkadaşım.

Neredeyse, ailesindeki bütün kadınlarda meme kanseri var.

Kendi memeleri kaldı ama ablasınınkiler toptan alındı.

Annesine de teşhisi kondu, tedavisi devam ediyor.

“Tamam” dedi, “Bu Onko Test yeni bir şey. Tükürüğünü alıyorlar Amerika’ya yolluyorlar, 22 genini tarıyorlar ve sana meme kanseri riskini söylüyor. Yüzde 99 da doğru çıkıyor. Ama güzel arkadaşım, bileceksin de n’olacak? Sen zaten rutin kontrollerini yaptırıyorsun, üç ayda bir ultrasonunu ihmal etmiyorsun, yılda bir de mamografi yaptırıyorsun. Eeee? Daha fazlasını öğreneceksin de, başın göğe mi erecek? İnan bana bir gün meme kanseri olacağını bilmek, seni huzursuz etmekten başka bir işe yaramaz!”

Sonra daha da vurucu bir şey söyledi:

“Bak, üç kızım var. Onlara yaptırabilirim. Ama yaptırmıyorum. Sence neden? Çünkü fazla bilgi, bazen de gereksiz bilgi. Seni şüphe denizlerine sürükler. Ola ki risk grubunda çıktın, ‘Ben ne halt edeceğim?’ der durursun, psikolojin bozulur. İnan, değmez. Kontrollerini ihmal etme, bu işi de fazla kurcalama…”

Öylece baktım suratına…

“Ooooo ben bu bakışı biliyorum!” dedi, “Ben ne dersen diyeyim, dinlemeyeceksin bellli…”

*Dinlemedim. Böyle bir kişiliğim var.

Kafamın dikine gidiyorum.

‘Metalik gerçekler’i seviyorum.

O benim Alman tarafım.

En ağır şeyi küt diye söyle bana, kaldırırım.

Bir de bitmez tükenmez bir merak duygum var.

Böyle bir teknoloji varsa, imkânım da varsa, neden yararlanmayayım?

Gerçi böyle ukalalık ediyorum ama risk grubunda çıkarsam da, ne halt edeceğimi bilmiyorum!

Ki öyle bir ihtimal de var, teyzem kanser, hâlâ mücadele ediyor; teyzemin kızı meme kanserinden öldü, annemin sülalesinde epey var yani.

ONKO TEST YAPTIRDIM - FOTO GALERİ

YÜREĞİM PIR PIR/images/100/0x0/55eae4e0f018fbb8f89d82b0

O sabah yüreğim pır pır.

Tükürüğümü vermek üzere, o check up merkezine gidiyorum.

Çaktırmıyorum ama heyecanlıyım.

Fotoğraflardaki yüz ifademden zaten anlayacaksınız.

Onkolog Dr. Ayşe Özatılgan ve Dr. Hasan İnsel karşılıyor beni. İnanılmaz tatlılar.

Hasan İnsel, bu ülkenin yakından tanıdığı bir doktor.

Dahiliye ihtisasını Almanya’da tamamlamış, sonra da orada sağlıklı yaşam ve check up üzerine çalışmalar yapmış. 1982’de Türkiye’ye dönüp mahalleden ve liseden sınıf arkadaşı Nurhan Bayer’le şu an içinde olduğum Türkiye’nin ilk özel check up merkezini kurmuş.

İnsel, aynı zamanda 2003’te kurulan Anti Aging Derneği’nin kurucu yönetim kurulu üyesi.

KIZINA DA YAPTIRMIŞ

Siz artık beni tanıyorsunuz, ben aynı zamanda son söylenecek şeyi ilk söyleyecek kadar patavatsızım. İnsanın yaşı ilerledikçe annesine benziyor, aslına rücu ediyor.

Küt diye arkadaşım Aslı’nın, “Sakın ha yaptırma Onko Testi!” dediğini söylüyorum.

Onkolog Dr. Ayşe Hanım gülümsüyor, “Arkadaşınızı anlıyorum” diyor, “Bu bir tercih. Aslında bu, öğrendiğiniz bilgiyle ne yapacağınıza bağlı. Bazı insanlar, bazı şeyleri bilmek ister, bazıları istemez. Zaten bu test, sadece meme kanseri riskinizin normal insanlarla aynı mı, yoksa daha fazla mı olduğunu söylüyor.”

Meğer bütün kadınların yüzde 2 meme kanseri olma riski varmış, yaş ilerledikçe bu risk yüzde 10’lara kadar çıkıyormuş.

Onko Test de, yüksek risk grubunda mısınız, orta risk grubunda mısınız yoksa standart risk grubunda mısınız onu söylüyor.

Önce, ilk beş yıl ele alınıyormuş, sonra 45-54 yaş aranız, sonra 55-69 ve 70’den sonrası…

Hasan İnsel kızına da yaptırmış.

O da sonuçları bekliyor.

“Ola ki yüksek çıkarsa, kontrolleri sıklaştıracağız” diyor.

Onkolog Ayşe Hanım anlatmaya devam ediyor:
/images/100/0x0/55eae4e0f018fbb8f89d82b2
“Bu bir araç, en önemli özelliği de meme kanseri riskinin farkındalığını arttırmak. Siz mutlaka takip ediliyorsunuz ama kaç kişi takip ediliyor? Amaç, riski ne olursa olsun, kadının hep takip altında olmasında sağlamak. Bundan sonraki dönemlerde bu tür testler, hayatımıza daha fazla girecek. Memeyle başladı, devamı gelecek…”

O arada Hasan İnsel lafa giriyor.

“Mesele eşim sigara içerdi, genel bir genetik test yaptırdık. Sigaraya karşı çok hassas çıktı. Bunun öğrenince sigarayı bıraktı. Ben de yaptırdım. Benim de Alzheimer riskim yüksek çıktı.”

“Peki ne yaptınız?” diyorum, “Korkmadınız mı?”

“Yooo”
diyor, “Bazı insanlar gerçeklerle yüzleşmeyi seviyor, bazıları sevmiyor. Alzheimer olacağım diye bir şey yok. Ama riskim normal insanlardan daha fazla. Ben de azaltmak için, Sudoku benzeri oyunlar oynuyorum. Gittiğim yerlere, aynı yoldan gitmiyorum. Beynimi farklı çalıştırmaya özen gösteriyorum. Her gün gazetede bir paragrafı tersten okuyorum. El becerileriyle uğraşıyorum. Sol elimle ping pong oynamaya uğraşıyorum. Eğer o genetik testi yaptırmasaydım ve Alzheimer riskimi öğrenmeseydim bunları yapmazdım. Şimdi yapıyorum.”

SEVGİLİMLE ÖPÜŞMEDEN GİTTİM

Gen tanısı, önümüzdeki yıllarda gittikçe daha fazla hayatımıza girecekmiş. Gelecekte, kişiye özel tanı ve tedaviler uygulanacakmış.

Birden bu iki sağlıkçının yanında kendimi çok iyi hissediyorum. Korkudan, endişeden eser kalmıyor.

“Hadi yapalım, kararımı verdim” diyorum.

O sabah zaten beni oraya götüren Esra Zarakol’un da uyarısıyla sevgilimle dudaktan öpüşmemiştim.

Onun DNA’sının ağzımda ve dudaklarımda olmaması gerekiyormuş.

“Tamamdır, hazırım” diyorum.

SONUÇLARI SİZLE PAYLAŞACAĞIM/images/100/0x0/55eae4e0f018fbb8f89d82b4

Ve güler yüzlü bir hemşire geliyor.

Bir elinde minik bir ağız gargarası tutuyor, diğer elinde bir laboratuvar tüpü. Ağız gargarasını açıyor, iyice bir ağzımı çalkalıyorum. Belli bir süre o sıvıyı ağzımda tutuyorum, sonra tüpe boşaltıyorum.

Bu kadar. O tüp, 22 genim incelensin diye Amerika’ya yollanıyor.

Şimdi de sonuçları bekliyorum.

Gelince sizinle de paylaşırım. 

Ama unutmadan, Onko Test, düzenli yapmanız ve yaptırmanız gereken meme kontrollerinin, meme ultrasonunun ya da mamografinin yerini tutan bir şey değil.
Sadece tamamlayıcı bir metot, size ön bilgi veriyor.

Heyecanla sonuçları bekliyorum.

Ve kendi kendime durmadan şunu söylüyorum:
 
Kafayı kuma gömmenin kimseye faydası yok hayatta!

Yeni maceralarda buluşmak üzere…

X