"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Meğer gizli kültür protokolü varmış

Doğan HIZLAN

Ben, Refahyol koalisyonunun sadece ekonomik ve politik konuları kapsadığını sanıyordum. Meğer, sanata tükürme, sanatçılara hakaret etme konusunda da gizli bir protokolleri varmış.

İki tane büyükşehir belediye başkanının tavrını utanç içinde izliyorsunuz, ağızlarından çıkanı kulakları duymayanların, düşünmeden konuşanların zavallılığı bana acı veriyor.

Biri Başkentin, diğeri de siyasal tarihimizde, kültürümüzde özel bir yeri olan İzmir gibi uygar bir kentin başkanı.

Politikacılar oy alınca her şeyi söyleme özgürlüğüne sahip sayıyorlar kendilerini.

İkiniz de şunu bilmelisiniz ki, size belediye hizmetleri yapın diye oy verdiler, edebiyatçılar konusunda fetva verin diye değil.

Oy, bilmediğiniz konularda fikir söylemek için ne müsaadedir, ne de icazet.

Burhan Özfatura ve Melih Gökçek için kim bu adamlar, nereden çıktı sorusu sorulabilir. Halkın seçtiği sözü, densizliğin zırhı değildir.

Yaşar Kemal, elbette düşünce suçuna karşı olacaktır, bütün yazarlar gibi. Elbette söylediğinden ötürü bir insanın hapishaneye düşmesini eleştirecektir. Bunu yapmazsa, onu ayıplamak gerekir.

Burhan Özfatura'nın edebiyat/edebiyatçı anlayışına, Melih Gökçek'in heykeli algılayışına bakıyorum ve ustalarımızın bir benzetmesini hatırlıyorum:

‘‘Yahu bu adamlar Karagöz'den cahil.’’

Bilirsiniz, Karagöz, cehaletin timsali sayılırdı, ne var ki karşısındaki Hacivat onu düzeltirdi, bu iki başkanın şanssızlığı Hacivatsız kalmalarıdır. Demek ki hepsi Karagöz.

Konuşma sanatı üzerine ders alsınlar, Moliere'in kahramanı gibi bir öğretmen tutsunlar, neyin nerede, nasıl söyleneceğini öğrensinler, eğer gülünç olmak, tepki çekmek istemiyorlarsa.

Beledi hizmetlerle edebi hizmetleri karıştıran bir zihniyetin İzmir gibi geçmişi olan bir şehri iyi yöneteceğine inanmıyorum.

Bilim adarmlarımızdan birisinin çok hoşuma giden bir tesbiti vardır.

‘‘Osmanlı, İslamiyetin beş şartına altıncısını ekledi, o da haddini bilmektir.’’

Atasözünün anlamını şimdi daha iyi anlıyorsunuz değil mi?

‘‘Haddini bilmeyene haddini bildirmek, öksüze kaftan giydirmekden daha sevaptır.’’

O zaman her iki başkana da karşı çıkmak, onları, eleştirmek, uyarmak sevap işlemektir.

Bu tür saygısızlıkların olumlu bir yanı da var.

Hiç olmazsa kamuoyu, kime tükürüleceği konusunda hedef tesbiti yapabiliyor.

X