Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Medyadan – MUHTELİF ALINTILAR

    Hürriyet Haber
    02.10.2005 - 21:37 | Son Güncelleme:

    <ı>

    www.acikgazete.com adresindeki AÇIK GAZETE'den (ÜSTTE) :

    - Erdoğan: Aman Memed’ali tempoyu bozma... Türkiye, 3 Ekim'e kadar AB tarafından istenilenleri yerine getirirken, KKTC de Rum Kesimi'nin sert demeçlerine karşı bile soluğunu tuttu...

    - Tony Blair : Hanenize bi gözaydını var... AB Dönem Başkanı İngiltere'nin Başbakan'ı Tony Blair, AB içinde Türkiye krizinin aşılması için özel çaba gösterdi.

    *

    ALLAN HERKESİN BAŞINA VERSİN DEDİRTEN CİNAYET NASIL OLUYOR?

    Sabah’ın manşet haberinin giriş cümlesi:

    ÇANAKKALE’de ‘Allah kimsenin başına vermesin’ dedirten cinayet!

    Fidye için kaçıranlar başına odunla vurup bayıltmış, sonra boğmuşlar 14 yaşındaki İsa’yı... Tamam, çocuğunki dehşet bir ölüm, biz ‘Allah insana ölümün bile güzelini versin!’ diye dua ederiz ama...

    “Allah kimsenin başına vermesin’ dedirten cinayet!” ne demek, yani “Allah her kuluna versin, denilen cinayet” de var mıdır?

    <ı>

    Sabah, 26 eylül

    *

    BASIN TARİHİNE GEÇEN ÖZÜR!

    Vatan gazetesi, tek sütunluk bir özür yayımladı:

    <ı>

    VATAN’DAN AÇIKLAMA VE ÖZÜR

    Vatan’ın hafta sonu eklerinde, Çikolata ve PAZARVATAN’da yaşanan değişim dikkatinizi çekiyordur. Başta Yaşar Kemal Usta, her hafta yeni kalemler haftasonu eklerimizde buluşuyor. (Serdar’ın notu: Yaşar Kemal pek de ‘yeni kalem’ sayılmaz!) Vatan Dergi Grubu’nu da yöneten hafta sonu eklerimizin ‘ele avuca sığmayan editörleri, yoğun iş trafiklerinden olsa gerek, grubunuz dergilerinde yayımlanmak üzere Çetin Altan Usta’dan aldıkları bir yazıyı PAZARVATAN’da yayınladılar. Daha iyi gazeteler, daha iyi dergiler hazırlama çabasının telaşından kaynaklanan bu hata nedeniyle Çetin Altan ustadan özür dileriz. Bu vesileyle hafta sonları fark yaratmaya başlayan Çikolata ve PAZARVATAN’ı ısrarla tavsiye ederiz.

    Ben bir şey anlamadım bu özürden, siz anladınız mı? Ne olmuş yani?

    “... grubunuz dergilerinde yayımlanmak üzere Çetin Altan Usta’dan aldıkları bir yazıyı PAZARVATAN’da yayınladılar” ne demek?

    Söyleyeyim mi?

    Vatan Gazetesi Pazar günü okurlarına müjde verdi:

    Çetin Altan her hafta yazılarıyla PAZARVATAN’da... diye.

    Çetin Altan’ın VatanPazar’daki köşesinin adı ‘KADIN, IŞIK VE ATEŞ’ diye anons edildi.

    Ve Altan ilk yazısını da yazdı.

    Doğrusu pazar günü ben de hayret ettim. Çetin Altan Milliyet’te yazıyordu, ne ara Vatan’a geçti diye.

    Meğer Çetin Altan’ın ‘Kadın, ışık ve ateş’ adlı ... 23 yıllık kitabından Boxer dergisine bir alıntı yapmak için izin istemişler. 23 yıllık yazı (tarih belirtmeden) PazarVatan’da, köşe yazısı şeklinde ve “Çetin Altan her hafta yazılarıyla PAZARVATAN’da” anonsuyla yayımlanmış.

    Çetin Altan’ın dediği gibi bu basın tarihinde bir ilk herhalde. Öyle “ele avuca sığmayan editörler” cicilikleriyle yahut “işlerinin yoğunluğu” bahaneleriyle atlatılır gibi değil!

    <ı>

    Vatan, 26 eylül

    *

    BUNLARDA ALLAH KORKUSU VAR-1

    Milliyet ‘Böyle rant görülmedi’ diye manşet yaptı.

    TMSF’nin Giresunlu Sema Turizm’e 440 milyar liraya sattığı (Karadeniz Otoyolu’nun üzerindeki 5 dönümlük) arsayı Karayolları Genel Müdürlüğü bir sene sonra 2.2 trilyona geri almış.

    Devlet’in Karayolları Genel Müdürü bile dayanamamış ‘çıkar yapılanması var’ diyor.

    <ı>

    Milliyet, 26 eylül

    *

    BUNLARDA ALLAH KORKUSU VAR-2

    Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlu ‘ithalat vergisinin % 35’ten % 20’ye indirildiği’ günlerde, tam da tekrar % 45’e çıkarılmasından 4 gün önce 4.400 ton mısır ithal etmiş, gazeteler haber olmuştu.

    Bu düşük vergili dönemde ithalat patmalış, TMO elindeki mısırı satamaz hale gelmiş, silolarda birikin mısırın fiyatı iyice düşmüş, Ofis mısırı 6 ay vâdeli veya peşin % 15 indirimli satıyormuş.

    Şamil Tayyar diyor ki ‘Görünen o ki, oğul Unakıtan’a gün doğdu! Haydi ucuz mısıra...’

    Tayyar yanlış yapıyor. Bunlarda Allah kork...

    <ı>

    Tercüman, 26 eylül

    *

    BİR İNSAN ELİ VARIR DA, NASIL ŞÖYLE BİR YAZI YAZAR ACABA?

    Şamil Tayyar’ın yazısı:

    <ı>

    İçimizdeki Erivanlılar

    <ı>

    BASKIN Oran’ın kaleme aldığı o meşhur Azınlık Raporu’nu okuyunca, 1915 yılındaki tehcir sırasında Türkiye’de kalan Ermeni çocukları zihnime takılmıştı. Dolapdere’de yaşanan son olaylar karşısında bu soruya yanıt arama ihtiyacımın daha da arttığını hissettim.

    O dönemde binlerce Ermeni çocuğu Osmanlı Hükümeti tarafından korunmak için varlıklı ailelerin veya hayır kuruluşlarının şemsiyesi altına alınmıştı. Bu çocuklardan kaçı din veya kimlik değiştirerek Türkiye’de neslini sürdürdü, açıkçası bilmiyorum.

    Merakımı gidermek için Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’na sordum. Halaçoğlu şöyle dedi: “Bu çocukların sayısı 7 bin civarında. 1918 yılında Osmanlı Hükümeti’nin kararı üzerine Ermeni aileleri dönerek çocuklarını geri aldılar.”

    Açıkçası içimizdeki Erivanlılar’ı gördükçe, ben bu konudan çok emin değilim. (Tercüman, 26 eylül)

    İnsan nasıl böyle yazabilir, aklım almıyor!

    *

    MART KEDİSİ

    DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar Bergama’da miting düzenlemiş ve iktidarı ‘Hortum diye diye hortumluyorlar’ diyerek suçlamış.

    Bu haberi okurken, benim en sevdiğim (biraz ayıp ama) benzetmelerden biri geldi aklıma.

    Bu AKP iktidarı gerçekten de ‘mart kedisi gibi...’

    Biliyorsunuz, mart kedisi hem becerir hem de sanki beceriliyormuş gisi bağırır...

    <ı>

    Türcüman, 27 eylül

    *

    FATİH ALTAYLI ORMANDA

    Sürmanşetteki “Altaylı ve şişman kadın ormanda” başlığını okuyunca ilgilendim.

    Altaylı elinde bir odun, bense yalınayak” yahut “Altaylı ile ormanda mahsur kaldım” başlıklarıyla şaşkınlığım daha da arttı.

    Tamam, Sabah’a transfer ederken büyük paralar ödediğiniz söylendi de, adamı öyle hemen ormana götürüp maymun etmenin âlemi var mı!
    J

    <ı>(Sabah bu haberi okurken aklıma başta bir espri gelmişti de, bak yazarken unuttum...)

    <ı>

    Sabah’la Günaydın, 27 eylül

    *

    BARİ ATTIKLARINI VURSUNLAR, DİYOR HÜKÜMET

    Hükümet’in aldığı bazı kararlar insanı çok güldürüyor. Mesela bireysel silahlanmayla mücadele kapsamında İçişleri Bakanlığı bir karar almış, bundan böyle silah ruhsatı alacak olanlar önce ... ATIŞ EĞİTİMİnden geçirilecekmiş.

    Herhalde karavanayı önlemek için, bundan sonra silahlı ayılar attığını 12 vursun diye! Bugüne kadar düğünde filan ıskaladıkları oluyordu...

    Ayrıca, otomobil ehliyeti alacaklar önce eğitimden geçiriliyor da ne oluyor?

    <ı>Hürriyet, 28 eylül

    *

    LALE VAR LALE VAR

    Türk Hava Yolları uçaklarının dış görünüşünde (görünüm diyor haber) yeniliğe gidilmiş.

    Bundan sonra THY logosunun yanında bir tane de... LALE motifi yer alacakmış.

    Haberde yazılı değil, ne lalesi...

    <ı>

    Vatan, 28 eylül

    *

    BİSKÜVİYİ AMAÇ DIŞI KULLANMAK

    Adana’daki Kürkçüler Cezaevi’nde mahkûmlar, kantinden aldıkları bisküvilerle ‘yaş pasta’ yapıyorlarmış. Nedense müdüriyet buna kızmış.

    - Mahkûmlara ‘Buradan aldığınız bisküviyi yemek zorundasınız ve pasta yapamazsınız; bisküviyi doğrayamazsınız ve parçalayamazsınız’ diye talimat verilmiş. <ı>(Adana’da olsaydım, cezaevi müdürüne bir tane pötibör bisküviyi ‘bölmeden ve parçalamadan’ yedirtirdim mesela, bize göstersin yolunu yordamını diye...)

    - Ve kantinde satılan gıda maddelerinin üzerine ‘AMAÇ DIŞI KULLANILAMAZ’ diyen etiketler yapıştırılmış, eğer içeriden gelen mektuptaki iddia doğruysa.

    Hasılı... ‘bisküviden yaş pasta yapmak = bisküviyi amaç dışı kullanmak’ imiş.

    Eminim koğuşlarda bir arama yapsalar, ‘ÖRGÜTSEL VE BÖLÜCÜ BİSKÜVİ’ de bulurlardı!

    <ı>Milliyet, 28 eylül

    *

    UZMANA GEEEL!

    Bir Azerî uzman, Türkiye’de petrol olduğunu ama birilerinin (şehir efsanesine göre ABD) petrolün çıkarılmasını engellediğini iddia etmiş.

    Kimmiş bu?

    Prof.Dr. Ahmet Maranti,

    Herhalde Azerbaycan Jeoloji Enstitüsü Başkanı, değil mi?

    Değil... ‘Kozmik bilim, bio enerji ve sağlıklı yaşam’ gibi konularda çalışmaları olan Azerbaycan Kozmik Araştırmalar Enstitüsü Başkanı

    <ı>

    Şok, 29 eylül

    *

    TÜRKİYE MAYDANOZ VE MÜŞTAKLARI ODALARI BİRLİĞİ

    8 Ekim’de üç büyük şehirde bir dizi büyük miting yapılacakmış.

    Konu: ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI DURALIM

    Birgün’de yarım sayfa bir ÇAĞRI haberi: Bir büyük sivil toplum örgütü bu miting için çağrı yapıyor...

    Özelleştirmeye karşı durmak için halka çağrı yapan bu örgüt kim dersiniz? Bir işçi veya işveren sendikası filan mı? Değil!

    TMMOB yani Türiye Mimarlar ve Mühendisler Odaları Birliği.

    Si-ze-ne?

    Siz önce şehrin talan edilmesini, gecekondulaşmayı, betonlaşmayı filan protesto etsenize...

    <ı>

    Birgün, 29 eylül

    *

    İŞKENCECİLERİ KİM KORUYOR DİYE SORSANIZA

    Turan Yılmaz’ın haberiydi:

    İşkencecileri kurtaran madde son anda çıktı

    Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘sıfır tolerans’ sözüne karşılık, yeni Terörle Mücadele Kanun (TMK) taslağına eklenen işkencecileri tutuklanmaktan kurtaran düzenleme, son dakikada farkedilerek metinden çıkarıldı.<ı> (Hürriyet, 1 Ekim)

    Haber çok güzel. Peki ‘İŞKENCECİLERİ KURTARMAK İÇİN’ tasarıya böyle bir maddeyi sokuşturan kim? Bunun haber değeri yok mu?

    *

    BEN DE OLSAM SATARDIM

    Spot: Ereğli'nin özelleştirilmesine şiddetle karşı çıkan ve protesto eden işçiler, 6 maaş teşvik ikramiyesini duyunca yelkenleri suya indirdi.

    Manşet: Anında satış!

    Hor görmeyin, ne yapsın fakir işçiler...

    Vatan, 1 ekim

    *

    EĞER BOĞULMAK İSTİYORSANIZ, BAŞ AŞAĞI ATLAYIN!

    İşi gücü olmayan ve devletten kıçına sürecek kadar araştırma desteği alan bir Fransız araştırmacı ‘bataklığı filmlerdeki gibi insan yutmadığını’ kanıtlamış.

    İnsan ne beline kadar batarmış, ne de beline kadar gömüldüğü bataklıktan öyle kolayca çekip çıkarılırmış. Beline katar batan insanı atla, arabayla çekerseniz, ortadan kopabilirmiş... filan diye bir haber.

    Ben, Hürriyet Dış Haberler’in çevirisindeki şu son cümleye bayıldım:

    ... Boğulmak ise, yalnızca baş aşağı düşmekle mümkün.

    <ı>

    Hürriyet, 2 ekim

    *

    HAFTANIN EN UMUT VERİCİ HABERİYDİ, KAYNADI...

    <ı>

    Porsiyon küçük insanlık büyük

    <ı>

    Eskişehir, duygusal bir finansa imza attı. Yoksul üniversite öğrencilerine lokantalarda ücretsiz yemek, çığ gibi büyüyor

    ESKİŞEHİR İki Eylül Rotary Kulübü’nün, ihtiyacı olan üniversite öğrencileri için ‘’Askıda Köfte’’ sloganıyla başlattığı kampanya, büyük ilgi görüyor. Kampanyaya destek veren lokanta müşterileri, bir porsiyon yemek yemesine karşın iki porsiyon parası ödeyerek öğrencilere ücretsiz yemek verilmesini finanse ediyor. Rotary Kulübü Başkanı Can Berksoy, yoksul insanlara yardımın sadece yaşamsal ihtiyaçlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, öğrenciler için bir porsiyon köfte, bir tas çorba ya da sıcak bir kap yemeğin önemli olduğunu söyledi. Eskişehir’de örgün eğitim gören yaklaşık 30 bin üniversite öğrencisi bulunduğunu ifade eden Berksoy, ‘’Öğrencilerin arasında günlük yemek ihtiyacını karşılamakta zorluk çekenler olduğunu biliyoruz. Amacımız, bir porsiyon köfte, bir tas çorba ya da sıcak bir kap yemeği ikram etme prensibine dayalı; yardım eden ile faydalananı birbirlerini tanımadan ortak platformda buluşturmak’’ dedi. Berksoy, kampanyanın yürümesinin, toplumun hoşgörü ve kültüre bağlı olduğunu ifade ederek, 20 işletmede başlayan kampanyanın 30 lokantaya sıçradığını belirtti.

    <ı>

    Tercüman, 2 ekim

    *

    HAFTANIN EN ACILI HABERİYDİ, KAYNADI...

    Cilt kanseri tedavisi görmekte olan işçi emeklisi Şerafettin Aybars, İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin bahçesinde ölü bulundu. 50 yaşındaki Aybars’ın kalp krizi sonucu öldüğü anlaşıldı.

    Uzaktaki evinden her gün otobüsle gelip gidecek parası olmadığı için, işçi emeklisi Aybars geceleri, hastane bahçesinde, bir çalı dibinde, battaniyesine sarılıp uyuyordu.

    Ölüm onu, çalı dibinde buldu.

    <ı>

    Şok, 2 ekim

    *

    BU DA HAFTANIN SÜRPRİZİYDİ

    İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul trafiği hakkında Milliyet’e açıklamada bulunmuş.

    Ne kadar sevindim bilemezsiniz... İstanbul’da hâlâ bir vali olduğunu bu vesileyle öğrenince!

    <ı>

    Milliyet, 2 ekim

     

     

     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı