Gündem Haberleri

    Medyadan – Muhtelif alıntı

    Hürriyet Haber
    13.08.2006 - 21:12 | Son Güncelleme:

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">“BAŞBAKAN FINDIKTA GERİ ADIM ATTI... <ı style="mso-bidi-font-style: normal">Fındık Zirvesi'nden destek alımı kararı çıktı... Başbakanlık, /images/100/0x0/55ea165df018fbb8f86a7a0cfındık üreticisinin mağdur edilmemesi amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından fındık alımı yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi”. www.acikgazete.com

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">adresindeki AÇIK GAZETE'den... (yanda)

     

    *

     

    BAKANI UNAKITAN OLAN MALİYE

     

    Hürriyet Gazetesi yazarı Şükrü Kızılot, köşesinde 'Hayat Standardı Vergisi' konusuna değindi. “Yat, kotra, sürat teknesi, özel uçak, mürebbiye, şoför, bahçıvan, aşçı, yarış atı sahibi olanlar, bu kapsamda ek vergi verecekler” diyen Kızılot bir çarpıklığın da altını çiziyordu:

     

    Holding, anonim ve limited şirket sahipleri, ortakları ile kira ve faizden geçinen rantiye bu vergiden muaf. Tanıdığınız ne kadar irili ufaklı işadamı, zengin, holding sahibi, patron, rantiye varsa, neleri olursa olsun böyle bir vergi vermeyecek. Geriye kim kalıyor? Bakkal, kasap, manav, tamirci, köfteci, kırtasiyeci, kamyoncu... Siz hiç özel uçağı olan bakkal, yatı olan köfteci duydunuz mu?”

     

    <ı>Hürriyet, 6 ağustos

     

    *

     

    HER KONUDA TAKİYE

    Ahmet Hakan soruyordu: Devlet tarafından Kıbrıslı bir işadamına satılan Star gazetesi, nasıl oldu da Fetullah Gülen’in adamı bilinen Alaattin Kaya ile AKP milletvekili İhsan Aslan’ın eline geçti? Acaba bu işin arkasında ‘iktidar’ mı var?

     

    Şüpheniz mi var?

     

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">Hürriyet, 7 ağustos

    <ı> 

    <ı>(Not: Ertesi gün İhsan Aslan ‘Ben Star’ın ortağı değilim’ diye bir açıklama gönderdi.)

     

    *

     

    YASAL GAY KATLİAMI başlığını atana da, yazana da, göz yumana da... sadece ‘sizi gay’lar kovalasın’ diyorum da, mevzu bu değil, haber bana biraz garip geldi.

     

    “Irak’ın yeni ceza kanununda 111.madde, İslam’a aykırı davranışta bulunan birini öldüren kişiye ceza öngörmüyor. Çünkü bu fiil bir ‘namus cinayeti’ oluyor. İşte bu hükümle Şii milisler, fuhuşa zorlanan oğlan çocuklarını ve eşcinselleri öldürmeye başladılar. Iraklı eşcinseller, İngiltere’den sığınma hakkı istiyor.” <ı style="mso-bidi-font-style: normal">(Hürriyet, 7 ağustos)

     

    Altında imza yoktu, bu haber yapan gazeteci maaşını CIA yahut MOSSAD’dan alıyor olmasın sakın, son zamanlarda bu kadar aşağılık bir dezenformasyon okumamıştım da!

     

    *

     

    BURSA’NIN SERT ERKEKLERİ

     

    Gökkuşağı Derneği mensubu eşcinseller Bursa’da yürüyüş yapacaktı. Birileri çıktı ‘Bursa’nın imajını koruma’ bahanesiyle, göstericileri resmen linç etmekle tehdit etti. Ardından eli sopalı bir grup şiddet kullanarak yürüyüşü engelledi. <ı>(Hürriyet, 7 ağustos)

     

    Karşı-gösterici Bursaspor taraftarları “Burası Bursa, buradan çıkış yok” ve “Bir avuç i.ne, dua edin polise” sloganları attı. <ı>(Vatan, 7 ağustos)

     

    Bursa’nın eski şöhretinde bir değişiklik olmadı ama, üstüne biraz faşizanlık, az yoğurtlu Madımak özentisi de eklendi!

     

    *

     

    İŞTE THY’NİN GERÇEK SORUNU/images/100/0x0/55ea165df018fbb8f86a7a0e

     

    Türk Hava Yolları son günlerde çok tartışılıyor, eleştiriliyor. Kadın personelin yerine erkek istahdam edilmesi, uçaklarda günahtır diye içki servisi yapılmaması, on saatlik yere girecek uçağın 11 saat rötarla kalkması, her gün ‘Filanca seferini yapan THY uçağı inişte tehlike atlattı’ haberlerinin arkasının kesilmemesi, bagaj kayıpları...

     

    Bütün bu sorunların nedeni aslında yandaki fotoğrafta gizli. Kimse kusura bakmasın, ama Türkiye’nin yurtdışındaki temsilcisi olan, en ileri teknolojileri kullanan ve modern bir iş koluna uygun bir imajı olması beklenen bir şirketin başına, yanda çoluk çocuğuyla gördüğünüz zâtı tayin ederseniz... olmaz! Hayır, kimsenin kılık kıyafetine karışmam. Kıyafeti eleştirmiyorum. Kıyafetin yansıttığı ZİHNİYET’i eleştiriyorum. Bu kıyafetin, bu bıyığın temsil ettiği zihniyet, 21. yüzyıla yakışan ve ayak uydurabilecek bir ‘modern’ zihniyet olamaz. Okul, diploma... hepsi hikaye. “THY MODERN GÖRÜNÜŞLÜ EN BÜYÜK ŞİRKETTİR” demekle modern olmaz... <ı>(Hürriyet, 7 ağustos)

     

    *

     

    İMAM ÖLÜDEN, MÜTEARRİB ARAP’TAN HOŞLANIR ELBET

     

    Başkent Ankara herhalde diğer hiçbir yabancı ülke liderinin ziyaretinden Suudi Arabistan Kralı'nın gelişinden olduğu kadar mutlu olmamıştır.”

     

    <ı>Metehan Demir <ı>– Sabah, 8 ağustos

     

    *

     

    KOMİK!

     

    “Yarın 300 kişi ve 17 uçakla Türkiye'ye gelecek olan Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdülaziz için kalacağı oteldeki tuvaletin yönü değiştiriliyor. Ankara Swissotel'de kalacak olan Kral Abdullah'ın özel süit odasında son çalışmalar yapılıyor. Oda, Kral Abdullah'ın isteklerine göre baştan başa yenileniyor. Öyle ki odadaki tuvaletin bile yönü değiştiriliyor. Bu değişikliğin nedeni ise süitteki tuvaletlerin kıbleye doğru bakması...”

     

    Vatan, 7 ağustos

     

    *

     

    POLİTİKACILARIN SEVDİĞİ ŞARKILAR

     

    Deniz Güçer, parti başkanlarının en severek dinlediği şarkıları derlemiş:

     

    Başbakan Tayyip Erdoğan: Makam aracından eksik etmediği albümler Cengiz Kurtoğlu, Adnan Şenses, Zara ve Sezen Aksu'ya ait... Başbakan Erdoğan'ın ve eşinin en sevdiği şarkı ise Sibel Can'ın seslendirdiği 'Lale Devri'

     

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Türkü dinlemeyi seven Baykal'ın aracında Yavuz Bingöl, Aşık Mahsuni Şerif ve Candan Erçetin'in albümleri var. Baykal'ın en sevdiği türkülerin başında, Bingöl'ün 'Bekle buğday' ve Mahsuni Şerif'in 'Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana' türküleri geliyor. Uzun yollarda ise Candan Erçetin ve caz rakip tanımıyor.

     

    DYP Lİderi Mehmet Ağar: Memleketi Elazığ'ın ve Ege'nin türkülerini çok seviyor. Ağar'ın en beğendiği sanatçılar arasında bir numarada Fatih Kısaparmak oturuyor. DYP Lideri'nin en sevdiği şarkı Kısaparmak'ın söylediği, 'Haydi Abbas vakit tamam'

     

    Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu: Türkü dinlemeyi ve arada bir sazı eline alıp eşlik etmeyi seviyor. Favori ismi Neşet Ertaş. En sevdiği şarkı 'Neredesin sen'.

     

    MHP Lideri Devlet Bahçeli: Gerçek bir Ferdi Tayfur hayranı olan Bahçeli'nin, sanatçıyla özel dostluğu da var. Elbette en sevdiği şarkılar da Tayfur klasikleri, 'Ben de özledim ben de' ve 'Sen de mi Leyla'...

     

    SP Genel Başkanı Recai Kutan: Klasik Türk Sanat Müziği tutkunu. En sevdiği şarkı ise Tamburi Ali Efendi'nin, 'Senden bilirim yok bana fayda ey gül' isimli hüseyni makamındaki çalışması.

     

    DSP Genel Başkanı Zeki Sezer: Münir Nurettin Selçuk hayranı. En sevdiği çalışma da, Münir Nurettin'in ölümsüz klasikleri arasında yer alan 'Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın' adlı eseri.

     

    Akşam, 7 ağustos

     

    *

    YİNE CUMHURBAŞKANLIĞI ADAY ADAYI MESELESİ

     

    Geçen hafta, Ruşen Çakır’ın ‘Cumhurbaşkanlığı aday adayları’ söz konusuydu, bu sefer sıra İsmail Küçükkaya’dan:

    - Eğer R.T.Erdoğan Cumhurbaşkanı ol(a)mazsa, A.Gül’ün, B.Arınç’ın, A.Şener’in Çankaya’ya çıkması söz konusu olmaz.


    - Bu durumda Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin, Vecdi Gönül veya Mehmet Aydın daha şanslıdır.

    - Ama AKP’den değil de ‘dışarıdan’ bir aday söz konusu olursa, en kuvvetli ihtimal Yargıtay Başkanı Osman Arslan

    - Adı geçen Org. Hilmi Özkök, Hikmet Çetin ve Kemal Derviş ise ‘olmayacak’ ihtimaller...

    <ı>Akşam, 7 ağustos

    *

     

    BİR YAĞ FABRİKASI DAHA

    Genel Yayın Yönetmeni değişir değişmez, Tercüman gazetesinin AKP Hükümeti’ne karşı tavrı değişti. Daha ‘Bismillah’ derken manşet ‘Başbakan’ın kafa tutması işe yaradı – HEP BÖYLE OLALIM – ‘Kimseden icazet almayız’ diyen, askere ‘Hazırlan’ emri veren Erdoğan, Bush’a ‘Yeter artık!’ telefonu açınca, ABD, PKK’ya karşı işbirliği başlattı...” <ı>(7 ağustos)

     

    Breh breh breh!..

     

    *

     

    500 KİLO / 300 KİŞİ = KİŞİ BAŞINA 1.666 GRAM BAKLAVA !

     

    Arap kralı Güllüoğlu’na yarım ton tatlı sipariş etmiş. Nadir dolama, saray sarması ile fıstıklı ve cevizli baklava...

     

    Dikkat ederseniz sütlü nuriye, hanım göbeği filan yok çeşitler arasında.

     

    Vahabiler bu konuda biraz tutucudur da! J

     

    Hürriyet, 8 ağustos

     

    *

     

    KAZ GELECEK YERDEN...

     

    “Stratejik derinlik” müritlerinin bugün Suudi Arabistan Kralı Abdullah’a ne söyleyeceğini merak ediyorum.

    Mesela şunu soracaklar mı?

    “İsrail konusunda niye sessiz kalıyorsunuz?”

    Veya “Hizbullah’ı niye eleştiriyorsunuz?”

    Bence sormamalarında yarar var.

    Çünkü Suudi Arabistan Kralı’nın buna vereceği çok makul cevaplar olabilir.

    Bence onun yerine sadece ekonomi konuşurlarsa çok daha iyi yaparlar...”

     

    <ı>Ertuğrul Özkök<ı> – Hürriyet, 8 ağustos

     

    *

     

    YOLSUZLUKTA AKP EKOLÜ

     

    Milliyet ‘Yolsuzlukta Çankırı modeli’ diye manşet atmış. Herhalde, ‘YOLSUZLUKTA AKP MODELİ’ diyeceklerdi de, şimdi laf olur diye yumuşattılar...

     

    Çünkü artık AKP yolsuzlukta bir ekol haline gelmeye başladı...

     

    Özetliyorum haberi: Orman İşletmeleri’nin Ilgaz Dağı’nda on odalı bir oteli varmış. İşletmesi özel sektöre devredilmiş. Tesadüf bu ya, (!) ihale, AKP’li İl Genel Meclisi üyesi Mehmet Öztürk’ün üstünde kalmış. Buraya kadar alışılmış bir kanuna-uydurulmuş-dolandırıcılık modeli.

     

    AKP’nin yaratıcılığı asıl burada başlıyor:

     

    İl Özel İdare, AKP’linin 7 yıllığına kiraladığı otele... kat çıkmaya karar vermiş! 700 bin lira harcayarak oda sayısı 10’dan 21’e çıkarılmış, ama kira sabit kalmış.

     

    Milliyet, 8 ağustos

     

    *

     

    DEMİRYOLU PERSONELİNİN KIYAFETİNİ HALK SEÇİYOR-muş. <ı>(Yeni Şafak, 9 ağustos)

     

    Aman ha, halkımızın ince zevkine güven olmaz. Popülist belediye başkanlarımızdan Nurettin Sözen, ‘Belediye otobüsleri ne renk olsun?’ diye sokakta anket yaptırdı, bugünkü iğrenç ve uyumsuz iki rengi seçtiler.

     

    *

     

    LİVANELİ J

     

    Shakespeare de ağır bir toplum eleştirisi yapmıştır, Molière de, Cervantes de. Buna rağmen insanlık hep ileri gitmiştir.

    <ı>Zülfü Livaneli<ı> – Vatan, 9 ağustos

     

    Ne yani, edebiyatçılar toplumu eleştirdi diye, insanlık geri mi gidecekti?

     

    *

     

    OTO-POH-POH

     

    Vatan gazetesinde yayımlanan bir okur mektubu:

     

    “İncirlik Üssü'nde ABD'li güvenlik görevlileri tarafından eşi ile birlikte yere yatırılarak kelepçe takılan Binbaşı Ferih Dinçer'den de bir mektup geldi; şöyle diyor: ‘Merhaba Ruhat Hanım... Bugünkü, İncirlik olayıyla ilgili yazınız için sizi tebrik ederim. Olayı bu kadar güzel anlayıp yorumladığınız için... Bence 3-4 gündür süren haberlere en akılcı, en doğru ve sonuçta çıkan açıklamalara en güzel cevabı siz verdiniz. Teşekkür ederim. Saygılar.”

     

    Ruhat Mengi’nin bir yazısını çok beğenen bu okurun tebrik yazısı nerede mi yayımlandı?

     

    Ruhat Mengi’nin kendi köşesinde elbet ! J

     

    <ı>Vatan, 9 ağustos

     

    *

     

    VURDU MU DUYURMALI, VERDİ Mİ DOYURMALI

     

    Hiç kimse bana ‘Türkiye fakir bir memleket’ edebiyatı yapmasın!

     

    Kimse bana ‘Hiç yoktan iyidir’ demesin!

     

    Sakın ama sakın lafa ‘On yıllık bir öğretmenin 600 lira maaş aldığı bir memlekete’ diye girmesin!

     

    Babası annesini öldürdü hani 3,5 yaşındaki görme engelli E. açıkta kaldı. Hani elinden tutun bir psikolog hanımın yanında, ters giydiği kasketiyle başı öne eğik içimizi dağlamıştı.

     

    Önce anneannesi bağrına basmış, ‘Ben bakarım torunuma’ demiş. Türk kadını! Ardından Devlet Bakanı Nimet Çubukcu sahip çıkmış. Devlet bu yavruya ömür boyu aylık bağlamış:

     

    380 lira...

     

    ÜÇ YÜZ SENSEN LİRA!

     

    Bu mudur koskoca Türk Devleti?

     

    <ı>Sabah, 10 ağustos

     

    *

     

    YORUMSUZ

     

    “Bugün spor günüm. Ama bu yazı için yarın çok geç.. Yazın son mehtabı bu gece 20.10 sularında Çamlıca tepelerinin ardında doğacak..” diyor Hıncal Uluç.

     

    Ve gerekçesini de söyleyerek ekliyor: “Bu akşam Sortie'de olun, en sevdiğinizle.. Ya da yalnızsanız, anılarınızla..”

     

    <ı>Sabah, 10 ağustos

     

    *

     

    PEŞİN YAĞLAMAK

     

    Hayret, Nazlı Ilıcak’ın ‘Yıldızı Yükselen’ köşesinin bugünkü konuğu Genelkurmay Başkanlığı’na getirilen Yaşar Büyükanıt Paşa. Hayretle okudum, Ilıcak, sert bir askeri nasıl destekler?

     

    Sonradan anlaşıldı: Ilıcak diyor ki ‘Büyükanıt, Org.Hilmi Özkök gibi olumlu bir iz bırakmak istiyorsa, (askerin, Çankaya’ya çıkacak kişi hakkında görüş bildirmesi gibi) benzer senaryolardan uzak kalabilmeli.”

     

    Yani Ilıcak, imamilerin Çankaya’yı ele geçirmesine engel olmasın diye, yeni Genelkurmay Başkanına peşin peşin yağ çekiyor!

     

    <ı>Takvim, 10 ağustos

     

    *

     

    ZAM MI GELDİ?

     

    Şakir Süter soruyor:

     

    Bir süredir bazı gazeteci dostlarımız Demirel’in “7 kere gidip 8 kere döndüğünü” yazıyorlar. Kendisi “6 kere gidip 7 kere geldim” demişti.. Geliş-gidişlere zam mı yapıldı beyler?!.”

     

    <ı>Akşam, 10 ağustos

     

    *

     

    NE ERBAKAN’DIR O!

     

    Tercüman, Necmettin Erbakan’la röportaj yapıyor. Ve Erbakan, Zekeriya Beyaz’ı, Erman Toroğlu’nu, Ali Atıf Bir’i aratmayacak türden açıklamalar yapıyor.

     

    Mesela 2001 yılında New York’ta konuşmacı olarak katıldığı bir toplantıdan “Tıpkı Armstrong’un Ay’da söylediği gibi, bu küçük adım insanlık için çok önemli...” diye bahsediyor.

     

    Bu kadarla da yetinmiyor, “11 Eylül’den önce Amerikalılar’ı uyardım ama dinlemediler” diyor.

    <ı>(Necmettin Erdoğan, 5 Eylül 2001’de yeni 11 Eylül’den sadece 6 gün önce yaptığı bir konuşmada “Batı’nın İslamiyet’e saldırı gerekçesi yaratmak için, çok tehlikeli, çok çılgınca provokasyonları göze alabileceğini” söylemiş-miş, doğruysa!)

     

    <ı>Tercüman, 10 ağustos

     

    *

     

    İŞTE İSLAM ÜLKELERİ BU YÜZDEN GERİ KALIYOR...

     

    Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, bir okurunun sorusuna cevap veriyor:

     

    Şöyle ki; cinsel ilişkide bulunan veya ihtilam olan (rüyalanan) kimse, idrar yapmadan yıkandıktan sonra, kendisinden meninin kalanı çıkarsa tekrar boy abdesti alması gerekir. İdrar yaptıktan sonra yıkandığı takdirde sıvının şehvetsiz olarak çıkmasından dolayı tekrar yıkanması gerekmez...”

     

    2006 yılında, millet gen teknolojisini, uzay teknolojisini geliştirirken, hâlâ bu meselelerle uğraşan milletler, geri kalmaya mahkûmdur!

     

    <ı>Hürriyet, 11 ağustos

     

    *

     

    MİLLETVEKİLİ...

     

    Mardin Milletvekili Selahattin Dağ, ‘Genel Sekreteri neden kendine bağladın’ diye Vali’yi makamında basmış. Vali Mehmet Kılıçlar ‘Odayı terk edin’ deyince de, ‘Seni biz getirdik, aldırmasını da biliriz’ demiş.<ı> (Vatan, 11 ağustos)

     

    Bir valiye böyle bir terbiyesizlik yapabilen milletvekili ne menem biridir diye TBMM’deki kısa biyografisini okudum:

     

    MARDİN - 1957, Abdulkadir - Latifa - İlkokul – Orta

    Arapça - İş Adamı - Serbest Ticaret - Evli, 7 Çocuk.

     

    Demek ki... vebâli Recep Tayyip Erdoğan’ınmış...

     

    *

     

    VE DANIŞMANI!

     

    Başbakan’ın maydanoz danışmanı Cüneyd Zapsu ‘Fındıkla ilgili bana danışırlar, ben müşavirim’ demiş. <ı>(Vatan, 11 ağustos)

     

    Kendisi de büyük bir fındık tüccarı olan ve güya Başbakan’a danışman olunca şirketini kardeşine devreden birinin... müşavir sıfatıyla fındık siyaseti ve fiyatı konusunda Başbakan’a danışmanlık yapması ahlâki midir?

     

    Yoksa acaba AKP’den etik beklemek abes midir?

     

    *

     

    İKİNCİ 11 EYLÜL HABERİNİ İSLAMCI GAZETELER NASIL VERDİ?

     

    Teröristlerin 9 İngiliz uçağını eşzamanlı havaya uçurmaya hazırlarındığı, İngiliz gizli servisinin saldırıyı önceden haber alıp önlediği ve İngiltere doğumlu ve İngiliz vatandaşı 24 Müslüman şüphelinin göz altına alındığı haberi, 11 Eylül’le bağlantı kurularak, hemen bütün gazetelerin birinci sayfasındaydı.

     

    Dinci gazetelerden Türkiye, İngiliz polisinin açıklamasını kesin doğru kabul ederek ‘... terör planı son anda engellendi – 9 yolcu uçağı havaya uçurulacaktı’ şeklinde –di’li geçmiş verdi.

     

    Fetullahçı Zaman gazetesi haberi birinci sayfadan ve yorumsuz ‘iddia edildi, açıklandı’ şeklinde ‘çok da angajeolmadan’ verdi.

     

    Radikal İslamcı Vakit gazetesi, ‘Yeni bir 11 Eylül tezgâhı mı?’ başlığıyla verdiği haberde, ‘Acaba bu iddialar İsrail’in katliamlarını gizlemek ve gündemi değiştirmek için bir aldatmaca mı?’ diyordu.

     

    Erbakancı Millî Gazete ise haberi ... hiç vermiyordu.

    <ı>Gazeteler, 11 ağustos

     

     

    *

     

    NASRALLAH ERKEN GELİŞMİŞ BİR ÇOCUKMUŞ !

     

    Hizbullah’ın başındaki Seyyid Hasan Nasrallah, Deniz Gezmiş hayranı imiş. Evrensel gazetesinde yayımlanan röportajında “1960'larda İsrail'e karşı savaşmak için Filistin'e giden Türkiyeli sosyalist kardeşlerimiz vardı. Bunlardan biri halen benim belleğimde ve kalbimdedir, Deniz Gezmiş…” buyurmuş.

     

    Deniz, benim bildiğim Haziran 1969’da gitmiştir Filistin’e. Sosyalizmin ne olduğunu bildiğine, İsrail’le çatışmaya (?) geldiklerini idrak ettiğine ve Deniz’i de çok iyi hatırladığına göre, Nasrallah erken gelişmişve çok uyanık bir çocukmuş…

     

    Çocukmuş, diyorum çünkü o tarihte Nasrallah’ın yaşı sadece dokuz !

     

    Yani Nasrallah desteksiz atıyor, gazeteler de lütfen araştırıp yazmıyor!

     

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">Milliyet, 12 ağustos

     

    *

     

    TÜRBANLI KADIN DA HER TÜRLÜ GÜNAHI İŞLER-MİŞ

     

    Tempo Dergisi’nin başörtülü yazarı Elif Çakır şöyle yazdı:

     

    Sorgusuz sualsiz başörtülü kadın cennetliktir gibi bir hava yaratılıyor. Oysa, başörtülü kadın da aldatabilir, kötü yola düşebilir, günahkâr olabilir, aşık olabilir. Akla gelen her türlü günâhı başörtülü kadın da işleyebilir. ’Başörtülü kadın’ da nihayetinde bir ‘kadın’. Sadece ‘kadın’, sadece ‘insan’ olarak bakmak, olayı anlamak için yeterli.”

     

    Biz bu konuyu geçen hafta konuşmuştuk…

     

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">Hürriyet, 12 ağustos

     

    *

     

    BELEŞÇİ BLAIR VE BİZİM ERDOĞAN

     

    'Beleşçi Blair' kavgası diyor Sabah’ın 22.sayfa başlığı:

     

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">“Ülkesi tarihinin en büyük terör tehdidini son anda atlattı, ancak Başbakan tatilini kesmedi. İtalyan basınının "beleşçi" lakabı taktığı Blair, yine bir işadamının ‘ikramı’ yatta konaklıyor…”

     

    23.sayfa başlığı ise ‘Belek’te 7 yıldızlı tatil’ diyor.

     

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">“Başbakan Erdoğan ve ailesi, belek’teki 7 yıldızlı Rixos Premium Oteli’ndeki tripleks villada ailesiyle (pardon?) tatil yapıyor. Villanın bir gecelik fiyatı 7.600 Euro…

     

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">(Not: İddiaya göre, Başbakan ve ailesinin tatilini bu tesislerde geçirdiğinden, otelin sahibinin bile haberi yokmuş… Bırakın diğer bütün detayları, 21 korumayla gelmiş Başbakan ve otel sahibinin bu ziyaretten ‘haberi bile yok!’ Biz de inandık! Haa sahi, hadi Başbakan davetli diyelim, 21 korumanın konaklama bedelini kim ödüyor mesela?)

     

    <ı style="mso-bidi-font-style: normal">Sabah, 12 ağustos

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı