Gündem Haberleri

GÜNDEM

    MEDYADAN : Muhtelif

    Hürriyet Haber
    04.04.2004 - 19:25 | Son Güncelleme: 04.04.2004 - 19:25

    Gazetecilik değil eşek şakası - Şemsi Yücel bıyıklı belediye başkanlarını eleştiriyor - Bana baba nasihatidir - Turban ve sakal hangi sandığa gömüldü - Vatandaşlık borcu değil, alacak bu - Manşetlerin biraz dozu kaçmıştı - Biz ayıdan iyi anlarız - Siyasî tavrını bir kenara bırakıp öyle küfretmek - Zeytinyağ Karayalçın - Diyarbakır’dan polis sürdürmek - Zaman’ın tirajını sormuş - Kendine oy vermeyen 9 aday - Rahmetliye ne mutlu!.. vs.

    Gazetecilik niyetine eşek şakası

    <ı>

    Star, 30 Mart

    Musa Ağacık elinde bir teyp, meşhur insanlara yanaşıp bir şeyler soruyor. Hani “bunu ancak Musa sorar” kabilinden marifet ve mağfiret soruları... Anketi iyi çıkmayınca Tarhan (Erdem) Bey’in evini aramış, eşi çıkmış telefona, Musa, “Tarhan Erdem’in kalp atışlarını öğrenmek için aramıştım” deyince, “Ne oldu?” diye telaşlanmış Gülsevil Hanımçık, yüreğine iniyormuş az kaldı.

    Tarhan Bey’in kalbi, şimdi çok iyi Allah’a şükür, geçmişte hepimizi korkutmuştu...


    *

    DİNİME DAHLEDEN...

    <ı>

    Takvim, 1 Nisan

    Şemsi Yücel, köşesinde <ı>“Yeni seçilen 81 belediye başkanından 58’i bıyıklı” diye yazmış. Diyor ki “Başbakan Erdoğan ‘değişim’ deyip duruyor. Partisinde ve tabanında ne değişti bilemem. Ama tipler aynen yerinde duruyor. Yeni seçilen belediye başkanlarının fotoğraflarına baktım, AKP’den belediye başkanı seçilen 58 kişiden 46’sı bıyıklı. Bakıyorum çoğunluk yağız Anadolu erkeği ‘kodu mu oturturum” cinsinden... Toplamda ise 81 il belediye başkanından 52’sinde bıyık var. (...) Bu da gösteriyor ki, tipini değiştirmek kafayı değiştirmekten çok daha zor.”

    Yanda, “Belediye başkanları hâlâ bıyıklı” diye şikayet eden Şemsi Yücel’in köşesinde kullandığı fotoğrafı görüyorsunuz!!!


    *

    BANA BABA NASİHATİDİR

    <ı>

    Gazeteler, 30 Mart

    Gazetelerde bir haber vardı. 1920’lerde, Macaristan’ın bir köyünde erkekler peşpeşe ölmeye başlayınca, polis şüphelenmiş, araştırmış ve 26 kadın cinayetten yargılanmış. Sekizi idam, yedisi ömürboyu hapis, değerleri de farklı cezalar almış.

    Haberler çok kötü yazılmıştı, doğrusu bir halt anlamadım.

    Ama, neticede, Nagyrev köyünde, kadınların içip içip döven kocalarından kurtulmak için, bir hemşirenin tavsiyesine uyarak, herifleri ufak ufak arsenikle öldürdüğü meydana çıkmış. Bu şekilde 300 erkeğin tahtalı köyü boyladığı tahmin ediliyormuş.

    “Müstesna” bir kadınla evli olmasına rağmen, babamın nasihatidir, unutmam (Bir halamız vardır, ona ve kocasına takılmak için söyler bunu...) :

    “Evliliğin 25-30 seneyi buldu mu, dikkat edeceksin! Öyle karının verdiği her ilacı almayacaksın. Kadın milleti, çocuklarla ve torunlarla başbaşa kalmak için ufak ufak zehirler adamı...”

    İşte buyur!


    *

    KARA MİZAH

    <ı>

    Hürriyet, 31 Mart

    Dünya basınının bile “islamcı” olarak tanımladığı bir parti, belediye başkanlıklarını silip süpürmüş, İl Genel Meclisi’nde % 42 oy almış... biz, <ı>Hürriyet gazetesinde haber yapıyoruz:

    <ı>

    Türban va sakal sandığa gömüldü

    Seçimlerden 15 gün önce Hürriyet’in ‘Laik Cumhuriyet’ten seçim manzaraları’ başlığı ile haber yaptığı türbanlı Ayşe Aygün ve çember sakallı Nuri Öğüt’e seçmenler ilgi göstermedi.

    “Halk bu sahtekarlara itibar etmedi” deseydik amenna da, böyle bir seçimden hemen sonra, “Türban ve sakal sandığa gömüldü” demek biraz komik olmuş.


    *

    BORÇ DEĞİL ALACAK

    <ı>

    Posta, 29 Mart

    Borcumuzu ödedik, diye nal gibi başlık atmış Posta.

    <ı>

    Borcumuzu ödedik

    Türk halkı dün yerel seçimlerde vatandaşlık borcunu ödemek için sandık başına koştu...

    Bir : Türk halkı sandık başına “koşmadı”, her 4 vatandaştan 1’i oy vermeye gitmedi, katılım oranı % 76’larda kaldı.

    İki : Niçin oy vermek “vatandaşlık borcumuz” olsun, anlamadım. Vatandaşlık görevimiz desen hadi neyse, oy vermek ve yöneticileri belirlemek bizim “HAKKIMIZ” ....


    *

    DOZU KAÇMIŞ

    <ı>

    DB Tercüman ve Sabah, 29 Mart

    Bazı arkadaşlar AKP alkışçılığını biraz abarttılar.

    29 Mart tarihli <ı>Sabah’ın manşeti : TÜRKİYE PARTİSİ

    29 Mart tarihli <ı>DBT’nin manşeti: SİLDİ SÜPÜRDÜ

    Spotu : Millet son sözünü söyledi. AK Parti 3 bin 215 belediyeden neredeyse tamamını alarak ...

    “neredeyse tamamını...”

    “Üç harfli ünlemden biri” !


    *

    AYILARIN DİLİNDEN ANLAMAK

    <ı>

    Hürriyetim, 31 Mart

    Adlan HASANOV/Reuters imzalı bir haber:

    “Moskova'da dondurucu bir kışın ardından gelen sıcak hava, hayvanat bahçesinin sevimli sakinlerinden ayıları yere serdi. Kış uykusuna yattıkları karlı günlerin geçmesinden sonra ilkbaharı bekliyorlardı. Ama bu sefer yaz apansız geliverdi. Hava sıcaklığının şimdiden 10 dereceyi aştığı kentteki ayılar canlarından bezmiş görünüyorlar. Birkaç ay sonra yaz iyiden iyiye geldiğinde ne yaparız diye sorar gibiler... "

    Kanada Kabusum Atacak soruyor: “Serdar Abi, senden ricam, Sayın Hasanov'dan oğrenebilir misin ayıların bakışlarından mı anlamış böyle soruların akıllarından geçtiğini... Demek ki ayıların düşüncelerini seslendirmek de varmış gazetecilerin görev tanımlarında...”

    Vardır Atacan, biz ayıları sık sık haber yaparız!


    *

    KÜFREDECEKSENİZ ONA GÖRE KÜFREDİN

    <ı>

    Hürriyet, 2 Nisan

    Fatih Altaylı “Bunce bu yılın Nobel Barış Ödülü, Tayyip Erdoğan’ın hakkıdır, diye yazdı.

    Altında da bir not: “Bu yazıyı okurken lütfen siyasî tavrınızı, anti AKP düşüncelerinizi bir kenara bırakın. Değerlendirmenizi ona göre yapın, küfredecekseniz ona göre edin.”

    Siyasî tavrımı bir kenara bırakıp öyle küfretmeyi denedim, beceremedim...


    *

    HERKESTE SUÇ VAR BİR ONDA YOK

    <ı>

    Milliyet, 2 Nisan

    Dehap’ın arkasına saklanıp bahtını arayan ve solun biraz daha parçalanmasına ve AKP’ye hizmet eden Murat Karayalçın, son olarak “Öcalan sloganı kaybettirdi” demiş. İki gün önce de “Bize seçimi Barzani kaybettirdi” demişti.

    Seçime girerken Kürtler’in arkasına saklandın. Kaybedince suçu Kürtler’e atıyorsun...

    A be adam, kazansan ne kazanacaktın ki? Alacağın oy % 5 değil de % 6 olacaktı. Eeee, sonra?


    *

    BATI’YA ADAM SÜRDÜRMEK

    <ı>

    Gazeteler, 2 Nisan

    Baksanıza, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun kuzeni aşırı hız yaptığı için ceza kesen polisleri “Ben kimim biliyor musunuz? Sizi sürdürürüm...” diye tehdit etmiş.

    Eskiden batıdan doğuya sürülürdü. Demek ki Diyarbakır ben görmeyeli epey gelişmiş ve kalkınmış.


    *

    ALLAH İÇİN TİRAJ

    <ı>

    Zaman, 1 Nisan

    Bir iddia:

    <ı>

    Zaman Gazetesi satış rekoru kırdı

    Zaman Gazetesi haftalık ortalama net satış rakamlarında diğer gazeteleri geride bırakarak birinci oldu. Yaysat-Merkez Dağıtım tarafından verilen tiraj raporlarında Zaman Gazetesi'nin 22-28 Mart tarihleri arasındaki ortalama satışı 784 bin, ortalama abone sayısı da 588 bin olarak açıklandı. Son 5 yılın gazete satış rekorunu kıran Zaman Gazetesi, öte yandan toplam gazete satışlarının da artmasını sağladı.

    Atilla Tormuş soruyor: Bu satışlarla ilgili bazı iddialar var, doğru mudur? Doğrudur, bu “ideolojik” gazeteleri bayiden “topluca” satın alıp “hayır için” esnafa bedava dağıtan, isteyen alsın diye kahvelere, berberlere bırakan işadamları sayesinde bu rakamlara ulaşır bu gazeteler, yoksa bunlar parayla satış rakamları değildir.


    *

    KENDİLERİ BİLE OY VERMEMİŞ

    <ı>

    Milliyet, 31 Mart

    Bu arada gözünüzden kaçmamıştır herhalde, seçimlerde 9 aday “sıfır” çekti. Yani seçmeni, karısı, kardeşi, çocuğu bile oy vermediği gibi, bu adaylar “kendilerine bile” oy vermemişler.


    *

    SEVDİM BU HABERİ

    <ı>

    Posta, 1 Nisan

    Kürşat Soysal adında bir serseri, 10 yıl önceki matematik hocası Kemal Zeki Aslan’ı görünce “Bana düşük not vermiştin, senin yüzünden polis olamadım” diye vurmuş adamcağızı.

    (1) Biz bu iti köpeği haber yaptıkça, şov yapacağım, televizyona çıkacağım diye vuran, kıran, bıçaklayan gırla maşallah!

    (2) Matematik hocasından Allah razı olsun, yoksa bu herif polis olacakmış!

    (3) Benim bir İngilizce Hocam vardı lisede, Ülkü Hanım, sayesinde Saint-Benoît mezunu bütün bir nesil “Der iz en epil ardır dı tri” ve “Bob izen enginiyir”den gayri İngilizce öğrenemediği gibi, İngilizce’den de nefret etti. Bakalım bu Kürşat’a kaç ay verecekler, ilgiyle izliyorum, kimbilir...


    *

    İŞTE TAM DA BUNU SÖYLEMEK İSTEMİŞTİM

    <ı>

    Milliyet, 1 Nisan

    Hani anketlere iki grup sinirlenir, biri işi “bu seçimde iktidarız” diye yalan söylemek olan politikacılar, diğeri işi desteksiz atmak olan köşe yazarları, diye yazdım ya...

    Doğan Abi’yi tabii ki “işi desteksiz atmak olan köşe yazarı” grubuna sokmuyorum, Doğan Heper’i böyle suçlamak ne kelime, tenkit etmek bile haddim değil. Ama size Türk basınının en ciddî kalemlerinden birinin anket tenkidini aktaracağım ki, varın siz “diğerlerini” hesap edin.

    Şöyle diyordu Doğan Abi 1 Nisan’da:

    <ı>

    Hür iradeye engel

    Anketler seçimi etkiler mi? Artık kesin olarak söyleyebiliriz.

    Etkiler.

    Önce şunu kayda geçirelim: Anketler iflas etti. Anketçiler havlu attı.

    Artı, eksi yüzde iki farkla sonuçları tutturan yok.

    Ama anketlerdeki tahminlere bakarak bir kısım seçmen "madem AKP bu kadar yüksek oranda, % 68'lerde oy alacak, öyleyse sandığa gitmesem de olur" dedi. Seçime katılım oranı % 70'lere düştü...

    Başka bir grup seçmense "AKP madem bu kadar yüksek oy alacak, onun karşısında güçlü bir muhalefet olmalı" diye örneğin İstanbul'da oyları birleştirdi. CHP'nin oyunu artırdı.

    Anketler AKP'nin alacağı oyu yüksek gösterince, seçimde alınan gerçek AKP oyları da düşük bulundu. Dolayısıyla AKP bazıları tarafından başarısız gibi algılandı.

    Bunlar anketlerin olumsuz etkileri değil de nedir?”

    Şimdi ben Doğan Abi’ye sorsam Anketlerin bir kısım AKP seçmeninin sandığa gitmesini engellediğini, bu yüzden katılımın düşük olduğunu, CHP’nin oylarını arttırdığını” NEREDEN BİLİYORSUNUZ? diye...

    Elinizde bir ANKET mi var, yoksa bu sizin ŞAHSİ TAHMİNİNİZ mi?

    Bilimsel anket ve araştırma yapmadan anketlerin seçim sonucunu etkilediğini ilan etmek... SADECE politikacılara ve gazetecilere has bir tutumdur.


    *

    RAHMETLİYE NE MUTLU!

    <ı>

    Milliyet, 3 Nisan

    Bir cenaze ilanı. Şöyle diyor:

    Yaşamının 30 yılını çocuk dünyasının güzelliği için içtenlikle armağan eden, hepimizin ERŞED BABASI (Erşed Berkman) aramızdan ayrıldı. Küçükyalı Çocuk Yuvası ve Koruma Derneği.”

    Allah herkese ardından böyle bir ölüm ilanı nasip etsin!...


    *

    BENİ BAYKALCI YAPACAKLAR

    <ı>

    Gazeteler, 4 Nisan

    Bir gazetede Bedri Baykam’ın “Baykal istifa etmeli” dediğini okudum. Bir diğerinde bu sefer Zülfü Livaneli “Halk Baykal’ı istemiyor” diyordu.

    İki tane daha “bunlardan” çıkar, Baykal’ı istifaya davet ederse, vallahi de billahi de bu yaştan sonra Balkalcı olurum!


    *

    TROTİNET HATTA EL ARABASI

    <ı>

    Vatan, 3 Nisan

    Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre, erkeklerin çoğu otombiline, eşi veya sevgilisinden daha çok değer veriyormuş.

    Ruhat Mengi diyor ki “Erkekler, kadınların yerine otomobili tercih ediyor”.

    Doğrudur Ruhat Hanım, bir erkek olarak şunu ilave edeyim: Dünyada öyle kadınlar vardır ki, bırakın otomobili, trotineti bile tercih edersiniz!


    *

    EKSİ ARTIŞ

    <ı>

    Vatan, 3 Nisan

    Ekonomi muhabirleri ve ekonomi sayfası editörleri ekonomiden anlayacak diye bir kural yok ya...

    <ı>

    Vatan’ın ekonomi manşeti diyor ki, “Eksi enflasyon, ilkbahar-yaz sezonu ile önce tekstilde başladı.”

    Enflasyona “canavar” diyorlardı...

    “Eksi-enflasyon” yani “eksi fiyat artışı” ne ola ki?

    Ucube olsa gerek...

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı