Medyada yabancı sermaye Meclis'i karıştırdı

Hürriyet Haber
03.03.2005 - 15:27 | Son Güncelleme: 03.03.2005 - 15:27

TMSF’nin elindeki Star Medya Grubunun satışının kolaylaştırılması amacıyla hazırlanan yasa teklifi, kapsamı genişletilerek TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Gerginleşen ve tartışmalı geçen görüşme sonunda oylama öncesinde CHP’liler salonu terk etti.

Teklifle, RTÜK Yasasında yapılan değişiklikle, yabancı sermaye için ulusal radyo ve TV’ler konusunda getirilen yüzde 25’lik sermaye sınırlaması kaldırılırken, sadece "Yüzde 50’den fazla yabancı sermaye payı bulunan kuruluş sayısının ulusal yayın yapan kuruluşların dörtte birini geçemeyeceği" sınırlaması getirildi.

RTÜK yasasında yapılan değişiklikle, ulusal yayın yapan radyo ve TV’lerdeki yüzde 25’lik sermaye payı sınırlaması kaldırılırken, Devlet Bakanı Abdüllatif Şener’in de isteği doğrultusunda orta yol bulunularak bu durumdaki yayın kuruluşu sayısının, ulusal yayın yapan kuruluşların dörtte birini geçemeyeceği hükmü getirildi.

Plan ve Bütçe Komisyonunun bugünkü çalışması, CHP’lilerin yayın kuruluşlarındaki yabancı sermaye oranı sınırının kaldırılmasının, vatan topraklarının satılmasıyla eş anlamlı olduğu yönündeki eleştireleri üzerine dozu giderek artan bir gerilime yol açtı. Bu nedenle CHP’liler ikinci maddeden itibaren salonu terkederek teklifin geneli üzerindeki oylamaya katılmadı.

RTÜK TEMSİLCİSİNİN AÇIKLAMASI ORTAMI GERDİ

Devlet Bakanı Abdüllatif Şener’in, hazırlanan teklif hakkında RTÜK’ün de görüşününa alındığını belirtmesinin ardından, CHP’lilerin ısrarı üzerine RTÜK 1’nci Hukuk Müşaviri Özger Sezer kurumun görüşlerini açıkladı.

Bir önceki toplantısında RTÜK üyelerinin 2’ye karşı 5 oyla, yabancı sermaye için var olan yüzde 25’lik sınırın korunması kararını aldığını açıklayınca. CHP’liler, Bakan Şener’in milletvekillerini aldattığını söyleyerek, teklifin görüşülmesi biçimine itiraz ederken, "Kimse komisyonu yanıltamaz" diye bağırdı. CHP milletvekili Ali Kemal Deveciler ayağa kalkıp, "RTÜK’ün neden konuşturulmadığı anlaşıldı" diye bağırınca, AKP’li Muzaffer Baştopçcu, "Otur yerine" diye karşılık verdi. Deveciler ise "Sen karışamazsın, avukat mısın, terbiyesiz" dedi. Bu sırada komisyon Başkanvekili AKP’li Altan karapaşaoğlu da divan yerinden kalkıp AKP’lilerin bulunduğu sıralara geçip oturdu ve "İnsafsız insanlar, deminden beri siz bağırıp duruyordunuz" diyerek bağırdı.

BAKAN ŞENER DE KAYGILARA KISMEN KATILDI

Bakan Şener de kaygıları üstü kapalı olarak kendisinin de taşıdığını belirtirken, bunları önleyecek düzenlemelerin zaten RTÜK Yasasında bulunduğunu anlattı. Şener, "Yasama yetkisi Meclis’e aittir. Kurumlar, kurulların görüşleri, öneri ve eğilimi ifade eder. Hiçbir zaman yasama faaliyetlerini belirleyen nitlik taşımaz. RTÜK’ün kararı da bir görüştür, TBMM’yi bağlayan yönü yoktur. Biz de zaten sınırsız ve düzensiz bir şekilde girişini engelliyoruz. Yabancı sermayenin sonsuz olarak girişini engelleyecek bir çalışma yapmasını ben RTÜK’ten istemiştim" diye konuştu.

Bu sırada CHP’li Gürol Ergin, "Burada satılan elma suyu fabrikası değil, vatanın geleceği. Vallahi korkutuyorsunuz bizi" diye bağırdı.

CHP’li Mustafa Özyürek, yabancıların satın alacağı yayın kuruluşlarıyla Ermeni soykırımı ididasını rahatça dile getirebileceğini belirtirken, Gürol Ergin, teklifle gelecek kuşakların beyinlerinin oluşturulmasının satışa çıkarıldığını vurguladı. CHP’li Ali Kemal Kumkumoğlu ise "Bu ülkeyi bazı noktalarda Darül Harp gibi değerlendiriyorsunuz" diyerek AKP’lileri eleştirdi.

ŞU AN EN FAZLMA 6 KURULUŞ YABANCILARIN OLABİLİR

Yabancı sermayeye karşı bazı sınırlamaların zaten RTÜK’ün diğer maddelerinde kısmen bulunduğunu anlatan Şener, "Şu anda ulusal yayın yapan televizyon kuruluşu sayısı 24’tür. Teknolojideki radikal değişiklikler olduğunda bu kanunlar dayanmaz zaten. Yabancılar bunların dörtte birini alabilir. Yani yabancı sermayenin sermayesinin yüzde 50’sinin üzerinde sahip olabileceği kuruluş sayısı 6’dır. Diğer 18’inde Türk sermayesi yüzde 100 olacaktır" diye konuştu.

ŞENER: YABANCI SERMKAYE ÜRKEKTİR

Bakan Şener düzenlemenin gerekliliğini anlatırken, yabancı sermayenin genel yapısını da değerlendirerek şöyle konuştu: "Yabancı sermayenin Türkiye’ye girişinin faydalı olacağına daha önceden karar verilmiş. Yabancı sermayenin de kendilerine göre beklentileri var, onları karşılamayınca girme istekleri yok. Yabancı sermaye çok daha ürkektir, buradaki ulusal otoriteyle sorun çıkacağını hissederse gider."

TEKLİF NE HALE GELDİ?

AKP’li Karapaşaoğlu’nun imzasıyla verilen ve kabul edilen önergeyle RTÜK Yasasının, yayın kuruluşlarında yabancı sermayeyi yüzde 25’le sınırlayan 29’uncu maddesi (h) bendi yürürlükten kaldırılma yerine değiştirildi.

Değişiklik uyarınca, bir ulusal radyo ve TV yayın kuruluşunda yabancı sermaye payı, 3984 sayılı RTÜK yasasının ilgili diğer maddeleri saklı kalmak kaydıyla herhangi bir sınırlamaya tabi olmayacak. Ancak yüzde 50’den fazla yabancı sermaye payı bulunan radyo ve TV yayın kuruluşu sayısı ulusal yayın yapan kuruluş sayısının dörtte birinden fazla olamayacak. Bölgesel ve yerel radyo ve TV yayın kuruluşlarında ise yabancı sermaye hissesi bulunamayacak.

Teklifin yasalaşması durumunda, TMSF’nin yönetim ve denetimine sahip olduğu şirketlere atanan genel müdür ve yardımcıları ile şirketleri temsile yetkili olanlar şirketlerin tüm hak ve varlıklarının satışa çıkarmaya ve buradan elde edilecek gelirleri Fon alacaklarına mahsup etmeye yetkili olacak.

Bu kapsamda başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıklar da biraraya getirilip, iktisadi ve ticari bütünlük oluşturularak satılabilecek. Bu şekilde satılacak kuruluşların geçici frekans ve kanal kullanımı gibi izinlerin yeni alıcılar adına devri ve tescili işlemleri, ilgili belgelerin iletilmesindenitibaren en geç bir ay içinde tamamlanacak. Bu şekilde yapılacak satışların usul ve esasları TMSF tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Fon tarafından atanan yöneticilerin, şirketlerin sermayesini kaybetmesinden ve/veya borca batık olmasından dolayı mahkemeye bildirimde bulunma yükümlülükleri bulunmayacak. Bu nedenle bu yöneticiler hakkında kişisel sorumluluk davası açılamayacak. Fon’un yönetim ve denetimine atadığı kişilerle müdürler, ortaklar genel kurulunca görevden alınamayacak, ibra edilmeyerek haklarında dava açılamayacak.

Bu hükümler çerçevesinde, "varlıkları ticari ve iktisadi bütünlük kapsamında satılan şirketlerin kamu kurum, kuruluşları ve üstkurullara olan ve satış tarihine kadar tahakkuk etmiş borçları satış bedelinden garameten" tahsil edilecek.

Dağıtım sonrasında bakiye borç kalması; lisans, ruhsat, imtiyaz sözleşymesi, geçici frekans ve kanal kullanımı ve benzeri hakların devri ve yeni alıcısı tarafından işletilmesi için gereken ve karumu kurum, kuruluşları ve üstkurullarca yapılması gereken devrin tescili ve nakli işlemine engel oluşturmayacak.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı