Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

‘Medya getirdi’ mi dediniz

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’ı, önceki gün grup toplantısında izlerken çok şaşırdım doğrusu; eminim çoğu AKP’li de aynı şaşkınlığı yaşamıştır.

Başbakan, daha yeni seçilmiş Kemal Kılıçdaroğlu’na öyle yükleniyor ki bazı AKP’lilere, “Başbakan, sanki Kılıçdaroğlu’nu destek kararı almış! Böyle devam ederse Kemal Bey oturduğu yerden oy toplar” diye şaka yaptım.

Çünkü, en iyi Başbakan bilir; birine prim veren halk, daha primini geri almamışsa, o kişiye yapılan tüm saldırıları kendine yönelik sayar.

Ama Başbakan, kimseyi dinleyecek durumda görünmüyor; “Kılıçdaroğlu’nu medya getirdi” deyip duruyor, Deniz Baykal da aynı imada bulunuyor.

Buna inanmaya devam etsinler; ancak hiç sevmediğim halde, geçmiş yazılarımdan kısa özetlerle kendilerine yeniden yardımcı olmaya çalışayım:

BAŞBAKAN VURDUKÇA PARLATIYOR


Yerel seçimler sırasında, Kılıçdaroğlu’nun bir günlük gezisini izleyip 16 Mart 2009’da “Başları kaldıran adam” başlığı ile yazdıklarım şunlar:

“Lider olmadığı halde, siyasetin ön sahnesine birkaç ay önce çıkmış biri nasıl oluyor da bu ilgiyi görüyor? İzlenimim; sol, uzun yıllar sonra ilk kez, öne eğilmiş başlarını kaldıracak bir ismi buldu inancında.”

‘BAŞBAKAN VURDUKÇA PARLATIYOR’ ara başlığı altında yazdığım da ilginç: “İstanbul’da seçimi alacağını iddia edemem; ama Başbakan vurdukça, Kılıçdaroğlu’nu daha çok parlatıyorlar. (...) Kılıçdaroğlu-Tekin ikilisi Baykal’la çatışmaya girmez; ama CHP’de yeni bir dönem başlar.”
6 Nisan’da “Baykal’a sonuç raporumdur” başlığını kullandım:

“Bu ikilinin, liderlik yarışını başlatma niyeti olmadığı görülüyor; ama omuzlarında destek aldıkları milyonların yükünü taşıyorlar; bu yük onları zorlayacak gibi. Beklenti, bu ikilinin partide sorumluluk makamına getirilmesidir. Siz iyi bilirsiniz, siyasette işin tılsımı rüzgâr yakalamaktır.”

Ankara’da, Çukurambar Liva Pastanesi’nde kendisi ile buluştuktan sonra 9 Nisan’da, “Kılıçdaroğlu gerçeği” başlığı ile yeni gözlemler aktardım:

“Sonraki konuğumuz hanım ise daha ileri bir aşamayı dillendirdi: ‘Kemal Bey, sizi daha yukarıda başkan görmek istiyoruz.’ Masamıza uğrayan üniversiteli genç kız da, ‘Kemal Bey, siz artık bizim umudumuzsunuz’ dedi.”

HÂLÂ MEDYA MI


Baykal’ın, Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu kutlamak için Aydın’a yaptığı geziyi izledikten sonra 20 Nisan günü yazdıklarımı da aktarayım:

“Dikkat ettim; Baykal, kurmaylarını takdim ederken, partili çemberin dışındaki kalabalıklar tarafından alkışlanan tek isim Kılıçdaroğlu oldu. Aydın, Kılıçdaroğlu rüzgârının Türkiye çapında olduğunu ortaya koydu.

27 Nisan’da ise her yerde, “Ne olacak bu Kılıçdaroğlu’nun CHP’deki pozisyonu” sorusu ile karşılaştığımı belirtip devam ediyorum:

“Baykal’ın, önünde yakıcı bir zaman sorunu olduğu için hızlı hareket etmesi gerekiyor. Yoksa ne olacağını da bir eski siyasinin sözleriyle aktarayım: ‘Uçağı kaldırmak için belli bir zaman aralığında pistte, yaklaşık 200 km hıza ulaşmalısın. O aralık geçer, 100 km’de kalırsan tarlaya girersin.’

(...) Onlar (parti yönetimi) kabul etse de etmese de halkın gösterdiği adres belli ve de halk, Kılıçdaroğlu’nun bugünkü pozisyonundan memnun değil.”

Kılıçdaroğlu’nu bastırmak, halkın desteğini görmek istemeyen CHP’lilerin geldiği yer ortada; artık Kılıçdaroğlu’nun CHP’de hiç rakibi yok.

Rakibi Başbakan, karar da Başbakan’ın; medya mı getirdi, halk mı getiriyor?

X