Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Meclis'te mırra servisi

Muharrem SARIKAYA

TBMM'ye günde gelen ziyaretçi sayısı 5 ile 7 bin arasında. Belki de seçmenlerin bu denli yoğun akınından olsa gerek, milletvekillerini buna dönük tedbirler almaya itmiş.

DYP Mardin Milletvekili, TBMM İdare Amiri Mahmut Duyan da bunlardan biri. Odası, Doğu ve Güneydoğu kökenli milletvekillerinin akınına uğruyor. Yıllarca OHAL Valiliği yapan, DYP Ankara Milletvekili Ünal Erkan da bu grubun arasında.

DYP'den Erkan, Mehmet Tatar, Faris Özdemir, DTP'den Mustafa Zeydan ile Duyan'ın odasına girdiğimizde, ne içeceğimizi soruyor.

Tatar hiç kimseye fırsat vermeden hepimizin adına tercihi yapıyor:

‘‘Bir de soruyor. Ne içeceğiz, tabii ki her zamankinden...’’

Duyan'ın, ‘‘Misafirlere servis yap’’ diye telefonla sipariş verdiği garson odaya, bir elinde bölgenin otantik tüm özelliklerini taşıyan bir büyük cezve, diğerinde ise üst üste sıralanmış kulpsuz fincanlarla giriyor. Getirdiği, yörenin en makbul kahvesi 'Mırra'dan başka bir şey değil...

Duyan'a, mırrayı Mardin'den babası özel olarak yaptırıp, kavonozlara koyup gönderiyor.

Kendisi de, TBMM'nin çay ocağında bir kez daha özel cezvesinde kaynattıktan sonra servis yaptırıyor. Buna neden ihtiyaç duyduğunun gerekçesini ise Duyan şöyle özetliyor:

‘‘Bizim seçmen nescafe'den anlamıyor. Mırraya alışmış...’’

Anlattığına göre, mırra tüketimi ayda bir iki büyük kavanozu buluyor.

ERMENİ OLMANIN BEDELİ...

Seçmenin bu tercihlerinden yakınan sadece Duyan değil.

ANAP Grup Başkanvekili Ülkü Güney'in derdi ise çok daha büyük.

Bayburt'un kurtuluş törenlerinden yeni gelen Güney, Adalet Bakanı Oltan Surgurlu'ya yakınıyor:

‘‘Oltan Bey, bu yılki kurtuluş töreninde perişan olduk. Ermeni olmanın bedeli 10 milyona çıkmış...’’

Güney, yanındakilere yakınmasını sürdürüyor:

‘‘Temsili Türk askeri ve Ermeni kuvvetleri Bayburt'un kurtuluşunda bir gösteri yaparlar. Türk askeri olmak isteyen çok. Ama, tiyatrodan sonra kızdırdıkları için Ermeni askeri olmak isteyen hiç yok. Onun için bu rolü üstleneceklere bir miktar para verilir.’’

Güney, oynanan tiyatro için Ermeni askeri rolünü oynayacak 40 kişiye ihtiyaç olduğunu da vurgulayarak devam ediyor:

‘‘Bu sene her biri 10 milyon istemez mi? 'Abi Ermeni olmak kolay mı?’’ diye bir kuruş aşağı inmediler. Göçtük kardeşim, belediye 400 milyon lira para verdi. Seneye tiyatronun kadrosunu azaltmak lazım.''

DEVLETTEN BAŞKASI OLMAZ

Kulisin bir başka köşesindeki ANAP Genel Başkan Yardımcısı Edip Safter Gaydalı'nın sorunu ise farklı. Gaydalı, yanında bulunan baraj müteahhidi arkadaşına, inşaat mühendisine ihtiyacı olup olmadığını soruyor. Arkadaşından, ‘‘Evet’’ karşılığını aldığında, yakasını bir dakika bırakmayan yanındakine dönüp sevinçle müjdeyi veriyor:

‘‘Bak gel senin oğlan için iş bulundu...’’

Bir anda pazarlık başlıyor. Müteahhit devletin verdiğinin dört katı fazla maaş vermeye hazır olduğunu söylüyor. Ancak oğlunu işe sokmak isteyen baba, ‘‘Olmaz’’ diye diretiyor. Gaydalı nedenini sorduğunda ise şu karşılığı alıyor:

‘‘Devletten başkası olmaz. Bulacaksan devlette bul...’’













X