Gündem Haberleri

    Meclis'in ensest araştırması

    ANKARA
    05.09.2017 - 22:43 | Son Güncelleme:

    SON günlerde gündemde olan ‘ensest’ tartışması, Meclis’in cinsel istismar ve çocuklara yönelik her türlü istismar olaylarını araştırmak üzere kurulan araştırma komisyonunun raporuna da yansıdı. Komisyonun 3 Kasım 2016 tarihli raporunda ensestin, cinsel istismara göre daha uzun süreli ve hasarlı olduğu belirtilip şu değerlendirmeler yapıldı:

    ANNE VE BABANIN ARKADAŞLARI DA TANIMDA
    Ensest, aile üyeleri ya da evlilik akdi gerçekleşemeyecek yakın akrabalar arasındaki cinsel aktivite olarak tanımlanmaktadır. Ensest mağdurları genellikle kız çocukları, suçlular da erkektir. Suçlu ebeveynlerden biri olabileceği gibi üvey anne, üvey baba, büyükanne, büyükbaba, kardeşler, üvey kardeşler, dayı, amca gibi yakın akrabalar olabilir. Kan bağı olmasa da çocuğun sevgi, ilgi ve koruma beklediği, aynı zamanda aralarında cinsel yakınlık bulunmaması gereken annenin erkek arkadaşı ya da babanın kız arkadaşı gibi kişilerin istismarı da ensest tanımındadır. Ensest ilişki sıklıkla, evlilik çatışmalarının sık yaşandığı, ana babalık görevlerinin yerine getirilmediği ailelerde gözlemlenir.

    KÜÇÜK YAŞLARDAN İTİBAREN BAŞLIYOR
    Ensest cinsel istismar mağdurları ile yapılan çalışmalar, sıklıkla istismarın çocuğun küçük yaşlarından itibaren başladığını, diğer cinsel istismar vakalarına göre daha uzun süre devam ettiğini, zorlamanın daha fazla olduğunu, çocukta hem fiziksel hem de duygusal hasarın çok daha şiddetli olduğunu göstermektedir. Mağdur çocukların yıllar boyu devam eden yaşadıkları bu taciz durumuna karşı koyamamalarının çok ceşitli nedenleri olabilir. Ensest mağduru çocuklar yaşadıklarını aileden birilerine, arkadaşlarına ya da öğretmenleri gibi yakın çevresindekilere anlatabilirler. Ancak bu durumda da genellikle kendisine inanılmadığı, sevgi gösterisini yanlış anladığı ya da olayın kendi hatalı davranışlarının sonucunda ortaya çıktığına dair bir tutumun geliştiği ve yaşanan olayın çok ciddi boyutlarda sonuçları olabileceği için hiç olmamış gibi davranıldığı görülmektedir. Bu da çocuğun yaşadığı tacizin ailede bilinse bile devam etmesine sebep olur.

    YASADAKİ SUÇ TANIMINDA EKSİKLİK VAR
    Cinsel istismarda TCK 103. maddede yaş sınırları bulunmaktadır. Özellikle 15 yaşın üstündeki çocuklar için cebir, tehdit, hile ya da iradeyi sakatlayan bir takım hallerden bahsedilmiştir ancak özellikle çok küçük yaşta başlayan cinsel istismar vakalarında, istirmarcı yakın aile bireyleri olduğunda çocukların rızaları sakatlanmakta ve aydınlatılmış rızaları toplumsal baskılardan soyutlanarak yargının önüne getirilememektedir. Bu nedenle 15 yaşın üstündeki çocuklar için de yasa koyucunun suçun unsurlarını tanımlamasında eksiklikler bulunmaktadır. TCK’nın 104. maddesi olan ‘reşit olmayanla cinsel ilişki’ sorunlu bir maddedir. 2014 yılı değişikliklerinden sonra ensest suçuna ilişkin bir takım eklemeler olmuştur ancak 15 yaşın üstünde iki çocuğun cinsel ilişkiye girmesinin ardından çocuklardan sadece birinin şikâyetçi olması nedeniyle çocuklar yargılanmaktadır. Eğer 15 yaşındaki çocuğu 45 yaşındaki biriyle rızaya dayalı olarak birlikte olursa fakat şikâyetçi olmazsa, 45 yaşındaki kişi hukuk düzeninde hiçbir karşılık alamazken, 15 yaşında, aralarında bir-iki ay ya da iki gün olan çocuklar cinsel ilişkiye girdiklerinde ve aile baskısıyla çocuklardan biri şikâyetçi olduğunda çocuğun cezalandırılması sonucu çıkmaktadır.

    Anayasa Mahkemesinin özellikle 2015 yılı sonunda verdiği kararda çocukların cinsel ilişkilerinin evlilik çerçevesinde değerlendirilmesi tehlikelidir.”

    Etiketler: TBMM , gazetehaberleri
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı