Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Meclis’te bile söz hakkına sınırlama

TAŞ atan çocuklarla ilgili tasarı Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşülüyor. Şimdi değil, geçmişte.

Görüşme sırasında kurumsal kimliği bulunmayanlar komisyona geliyor, görüş bildiriyor. Ne kadar iyi. Tecrübeyle sabit, ne kadar çok görüş olursa, tasarı o kadar düzeliyor.
Patent yasa tasarısı Meclis Adalet Komisyonunda görüşülüyor. Şimdi değil, geçmişte.
Görüşme sırasında kurumsal kimliği bulunmayanlar komisyona geliyor, görüş bildiriyor. Ne kadar iyi. Tecrübeyle sabit, ne kadar çok görüş olursa, tasarı o kadar düzeliyor.
Benzer örnek çok. Bu örneklere rağmen, geçen cuma Adalet Komisyonu’nda Yargıtay’da daire ve üye sayısını arttıran tasarının görüşülmesi sırasında, tam tersi olaylar yaşanıyor.
KURALLAR DEĞİŞTİ
Yargıtay tasarısının birinci maddesi, CHP’lilerin önerge ve konuşmaları nedeniyle, beş saatte kabul edilince, AKP komisyonun demokratik işleyiş kurallarını değiştiriyor.
Daha önce komisyonda kurumsal ilişkisi bulunmayanlar söz alabilirken, bu sefer kurumsal bağlantıları olanlara bile söz hakkı tanınmıyor. Örneğin, Yargıtay’a. Konu Yargıtay’la ilgili, ama Yargıtay’a söz hakkı yok. Belli ki, emir büyük yerden, tasarının bir an önce yasalaşması isteniyor.
Buna ek olarak:
1- Önerge vermek sınırlanıyor.
2- Konuşma süresi beş dakika ile sınırlanıyor.
Muhalefetin, hem de Mecliste, konuşma ve önerge hakkına ambargo konuyor.
İSTİFALAR
Geriye yapacak bir şey kalmıyor, CHP’nin komisyon üyeleri görevlerinden istifa ediyor.
Bu arada tasarı AKP oylarıyla komisyondan geçiyor.
Şimdiki tartışma, tasarının komisyondan geçmesi hukuki mi, değil mi? AKP ile CHP farklı yerde. İki parti de, içtüzüğün farklı maddelerine dayanarak, görüşünü savunuyor.
Oysa, önemli olan o değil. İçtüzüğe dayanarak, iki taraf da, kendine göre haklı olabileceği gerekçeleri bulabilir.
Önemli olan muhalefetin söz ve önerge verme hakkının sınırlanması.
Kaldı ki, bu tasarının tam tersi bir tasarı, aynı komisyonda üç yıldır bekliyor. Şubat 2008’de AKP, bugünkünün tam tersi, Yargıtay’da daire ve üye sayısını azaltan bir tasarı hazırlıyor. O tasarı da, aynı komisyonun raflarında.
özü şu. Mecliste bile, söz söyleme hakkı sınırlanıyorsa, gerisini siz hesaplayın.

Oyunlarda elektrik kesintisi

AÇILIŞ töreni harika.
Yine de, törene gölge düşüren küçük tatsızlıklar var. Örneğin, bir koruma gazetecilerin oturduğu bölüme gelerek, “siz buradan kalkacaksınız, buraya Başbakanın ve Devlet Bakanının yakınları oturacak” diyor. Gazeteciler itiraz edince, koruma çaresiz gidiyor, Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak gazetecilerden özür diliyor.
Erzurum’da üniversite olimpiyatlarında tatsız olaylar yaşanıyor. Şimdi de, ulaşım ve internette sıkıntı ile elektrik kesintileri.
Erzurum Büyükşehir Belediyesi (AKP) ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü arasındaki rekabet işleri karıştırıyor.
Belediye, oyunlar Erzurum’da düzenlendiği için, “söz söyleme hakkı daha çok bende” havasında. Spor Genel Müdürlüğü ise, “organizasyonu biz yaptık, sorumlu olan biziz” eğiliminde.
Bu arada elektrik kesintisi devam edince, Eurosport Erzurum’dan canlı yayından vazgeçiyor.
Bunun adı, iyi organizasyon.

Amerikan zikzakları

AMERİKA nereye el atıyorsa, orası iflah etmiyor.
İlk örnek, İran. Amerika Şah’ı destekliyor. Halk bıkıyor, ayaklanıyor, Şah kaçmak zorunda kalıyor, İran’da İslam Cumhuriyeti kuruluyor.
İkinci örnek, Irak. Amerika Saddam’ı devirmeye uğraşıyor, Irak’ı işgal ediyor, deviriyor. Irak fiilen üçe bölünüyor.
Üçüncü örnek, Afganistan. Amerika uğraşıyor, didiniyor, yönetim devriliyor. Yerine yeni bir yönetim geliyor, ama dinci Taliban güçleniyor, Afganistan param parça.
Şimdi Mısır. Yarım yüzyıldır Amerika Mısır’daki otoriter yönetimi destekliyor. Halk açlık, yoksulluk, yolsuzluk ve insan hakları ihlallerinden bıkıyor ve ayaklanıyor. Yeni yönetimin güçlü adayı Müslüman Kardeşler, radikal dinci eğilimde.
Amerika şimdi yine çare arıyor.

X