"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Meclis macerasının bana öğrettiği 10 şey

BİR: “Bakmayın siz bunların Genel Kurul Salonu’nda kavga ettiklerine... Kulislerde sarmaş dolaş olurlar” diye bir şehir efsanesi vardır ya... İşte bu efsanenin kaskatı bir gerçek olduğunu öğrendim.

İKİ: Özellikle iktidar kulislerinde “Başbakan geliyor” sedasının nasıl bir dalgalanma yarattığını gözlerimle gördüm... Ve “lider sultası” denilen olgunun ete kemiğe nasıl büründüğünü öğrendim.
ÜÇ: Muhalefet kulislerinde çay, simit ve peynirin popüler olduğunu, iktidar kulislerinde ise ziyafet sofralarının kurulduğunu öğrendim.
DÖRT: Devlet Bahçeli’nin şu hayatta görülebilecek en kibar, en nazik ve en beyefendi siyasetçi olduğunu yakinen müşahede ederek öğrendim.
BEŞ: Deniz Baykal’ın şatafattan, korumalardan, rüzgar estirmekten kaçınan çok sade bir politikacı olduğunu öğrendim.
ALTI: Meclis’te askerlerin kontrolü altında olan restorana sakallıların hâlâ alınmadığını öğrendim.
YEDİ: Partilere göre karakteristik özellikler çıkardım: AK Parti’lilerin temkinli ve dikkatli, CHP’lilerin heyecanlı ve çocuksu, MHP’lilerin disiplinli ve ciddi, BDP’lilerin sıcakkanlı ve boş vermiş olduklarını öğrendim.
SEKİZ: Kadın milletvekillerinin partilerine ve davalarına adanmışlıklarının, erkek milletvekillerinin adanmışlıklarından çok daha yüksek olduğunu öğrendim.
DOKUZ: Parlamento çatısı altında görev yapan bazı gazetecilerin, kendilerini takip ettikleri partiye biraz fazla kaptırarak bir “profesyonel deformasyon” yaşadıklarını öğrendim.
ON: Milletvekillerinin bir oylama öncesinde yaptıkları tahminin, “niyet beyanı” olmanın ötesine geçmediğini öğrendim.

Balık Ankara’da yenir

DİKKAT... Dikkat...
“Türkiye’de en taze balık Ankara’da bulunur” şeklindeki geyik, sanırım artık geyik olmaktan çıkıyor.
Kanıtlarım şunlardır:
- İstanbul’dan Ankara’ya gidip kendini “Tirilye” adlı balık lokantasının şefkatli kollarına atanların sayısı bir hayli artmış durumdadır.
-“Kalbur” adlı mezeleriyle ünlü balıkçının abartılı aksiliği, ta İstanbul’da bile yankı bulmaktadır.
- AK Parti iktidarının İstanbul’dan Ankara’ya getirdiği “Fevzi Hoca” adlı içkisiz balık lokantası, özellikle öğle yemeklerinde büyük müşteri çekmektedir.
- Ankara’nın göbeğinde yer alan “Balıkçıköy” adlı balık lokantası, rengiyle, müziğiyle, harika mezeleri, nefis balıklarıyla Ankara’da muhteşem bir Ege esintisi estirmektedir.
- “Bay Nihat” adlı balıkçı, Ankara’da da şöhretinin tadını çıkarmaktadır.

Baykal, kitabın ortasından konuştu

HÜRRİYET muhabiri Okan Konuralp’le Meclis’te Deniz Baykal’ın makam odasındayız.
Konumuz: İsmet Paşa polemiği...
Deniz Baykal başladı konuşmaya:
“Aktif siyasetin içinde değilken, gençliğimde Adnan Menderes’e karşı mücadele ettim. Siyasetin içindeyken Turgut Özal’a karşı çıktım. Ama bugün bir muhalefet lideri olarak Adnan Menderes’i de, Turgut Özal’ı da rahmetle, şükranla ve saygıyla anıyorum. Bu siyasi şahsiyetlerin polemik konusu yapılacak yönleri yok mu? Tabii ki var. Fakat ben bunu yapmam. Bize düşen Menderes gibi, Turgut Özal gibi siyasilerin memlekete yaptıkları hizmetleri şükranla anmaktır. Bir muhalefet lideri olarak ben bu özeni gösteriyorsam, bütün ülkeyi kucaklaması gereken Başbakan’ın bu konuda benden çok daha fazla özen göstermesi gerekir.”
* * *
“Tamamdır” dedim.
“Kitabın ortasından konuştunuz” dedim. Ve Baykal’ın verdiği bu “adap erkan dersi”nin İsmet Paşa polemiğinin sonu olacağına kanaat getirdim.

Can sıkıntısına iyi gelecek 5 şey

BİR: Roman yaz... (Piyasadaki bazı romanları düşün, cesaret kazanırsın.)
İKİ: Keman çalmayı öğren... (Orhan Veli’ye iyi gelmemiş ama sen yine de bir dene.)
ÜÇ: Basit bir el kamerasıyla film çek... (Ama senaryon sıkı olacak, ona göre.)
DÖRT: Yemek kursuna git... (Hem yaratıcılığın gelişir, hem de “ıssız adam” cakası atarsın.)
BEŞ: Siyasete atıl... (Gündelik hayhuyun içinde militanlaştığında can sıkıntının geçtiğinin farkına bile varmazsın.)

Galatasaray da oradaydı

1 MAYIS’ta Taksim Meydanı’nda Beşiktaş Çarşı Grubu’nu görmüştüm...
Fenerbahçe taraftarlarını da...
Ama Galatasaray’ı görememiştim.
Oradaymışlar.
Fotoğraf yağmuruna tuttular beni. “Oradaydık... İşte ispatı...” dediler.
Biliyorum, çok geç oldu ama kayıtlara geçsin lütfen...

X