Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Meclis Başkanı’nı seçerken

AKP 2007 yılında TBMM Başkanı’nı seçerken Meclis içindeki dengeleri gözetti ve rekor bir oyla Köksal Toptan’ın TBMM Başkanı olmasını temin etti. Aynı AKP bu kez Meclis içindeki dengeleri iplemedi ve Milli Görüş kökenli Mehmet Ali Şahin’i aday yaptı.

Gözüken odur ki, Şahin TBMM’nin yeni başkanı olacak.

Bu yazıda AKP’nin yeni Meclis Başkanlığı aday seçimi hakkında bazı gözlemlerde bulunmak istiyorum. Ancak bir noktayı açıkça beyan etmek isterim. Bu yazı Mehmet Ali Şahin’in şahsını irdeleyen bir yazı değildir. Benim indimde Şahin Milli Görüş içinde temayüz etmiş bir kişidir ve geldiği her makama siyasi gücü sayesinde ulaşmıştır.

* * *

İşte gözlemlerim:

1) 2007 yılında muhataralı bir cumhurbaşkanı seçimi de vardı. O dönemde AKP bir de TBMM Başkanı etrafında polemik yaratmaktan kaçındı.

2) Dönem itibarıyla Köksal Toptan ideal bir adaydı ama artık AKP’de kullanım süresini doldurdu. Milli Görüş, gerektiğinde kendi dışında isimleri kullanır ama öz Milli Görüşçü olmayanların AKP içinde uzun ömürlü olması mümkün değildir. Sanırım, Toptan’ın başına gelenler Ertuğrul Günay ve Zafer Üskül’ü ziyadesi ile rahatsız etmiştir.

3) Laiklik hassasiyeti yüksek kişiler en tepe 3’lünün artık 3’ünün de hanımefendisinin türbanlı olması nedeni ile “son kalenin” de düştüğüne hükmedecekler ve bu inançla tepki vereceklerdir. Bu tepki ne işe yarar bilemem ama AKP’nin laiklik hassasiyeti yüksek kişileri artık hiç kale almadığı malumdur. Daha 2007 yılında bile AKP bu kesimi denge hesaplarında gözetiyordu.

* * *

4) İçişleri Bakanı “Kürt açılımı”nı TBMM’de muhalefet partileri ile birlikte yapmaya çalışacaklarını açıklamıştı. Ancak Meclis Başkanlığı gibi hassas bir konuda Meclis’in diğer üyeleri ile herhangi bir diyalog aramayan AKP’nin “Kürt açılımı” konusunda CHP ve MHP’den nasıl yardım isteyeceğini artık anlamak çok zor.

Şahin’in seçimi göstermiştir ki “Kürt açılımı” konusunda AKP ya bildiğini okuyacak, ya da zaten bu işi ciddiye almıyor.

5) Mehmet Ali Şahin henüz birkaç ay evvel Adalet Bakanlığı görevinden alınmıştı. Başbakan, kendi deyimi ile bazı arkadaşlarını dinlendirmeye almıştı. Bu deyimin açılımı ise Başbakan’ın bazı bakanların performansından memnun olmadığı idi. Ancak şimdi aynı Başbakan Şahin’i devletin 2. adamlığına layık gördü.

Benim anladığım Milli Görüş’ün gücünün AKP’nin içinde gereğinde Recep Tayyip Erdoğan’ı aşabildiğidir.

6) Köksal Toptan’ın bir daha aday yapılmamasının en önemli nedeni Meclis Başkanı olarak zaman zaman hükümeti eleştirmesidir. Toptan’ın Meclis Başkanı’nın tarafsızlık ilkesine sadık kalmaya kalkması AKP’yi rahatsız etmiştir.

Milli Görüş’ün “tam biat” ilkesi demokrasinin ilkelerinden daha önemlidir.

Köksal Toptan “tam biat” ilkesine biat etmediği için tekrar aday olamamıştır. 

* * *

AKP’de giderek yükselen iki eğilim beni rahatsız ediyor:

1) AKP paylaşmayı bilmiyor, daha doğrusu sevmiyor.

2) AKP demokrasiyi sadece “rakam üstünlüğü” olarak yorumluyor.

Demokrasi kendi içinde otokrasiye cevaz verebilir mi?

Bu sorunun cevabını hep beraber yakın süre içinde öğreneceğiz.     

X