MB: Enflasyondaki düşüş kesintiye uğrar

A.A.
27.01.2006 - 10:48 | Son Güncelleme:

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu değerlendirmesinde, enflasyonun ana eğilimindeki düşüş devam etse dahi yıllık enflasyondaki düşüşün, önümüzdeki aylarda kesintiye uğrayabileceği ifade edildi.

23 Ocak'ta yapılan toplantıya ilişkin Para Politikası Kurulu Değerlendirmesi'nde, 2005 yılının ilk çeyreğinde gıda, sağlık ve eğitim sektörlerinde yapılan KDV indirimlerinin fiyat artışlarını sınırladığı, bu indirimin yol açtığı baz etkisi ve Aralık ayında tütün ürünlerine yapılan zammın Ocak ayı enflasyonuna da yansıyacak olması nedenleriyle, yıllık enflasyondaki düşüşün önümüzdeki aylarda kesintiye uğrayabileceği vurgulandı.

Değerlendirmenin enflasyona ilişkin kısmında, Aralık ayında, tütün ürünleri fiyatlarındaki yüksek artışlar ile ev eşyası ve çeşitli mal ve hizmetler gruplarındaki fiyat artışların, enflasyonu olumsuz etkileyen gelişmeler olduğu kaydedildi.
Diğer yandan Kasım ayında oldukça yüksek artışlar gösteren meyve ve sebze fiyatlarının Aralık ayında belirgin oranlarda gerilediği, yıllık enflasyonun da yüzde 7,72 ile hedefe yakın bir düzeyde gerçekleştiği kaydedildi.
2005 yılında tütün ürünleri ve petrol fiyat artışlarının enflasyon üzerinde 2 puanı aşkın bir etki yaptığı göz önüne alındığında, mevcut enflasyon eğilimi ile 2006 hedefi arasındaki farkın “yüksek olmadığı” tespitine yer verilen değerlendirmede, “ayrıca özel kapsamlı TÜFE endekslerinin artış hızlarının 2005 yılının ikinci yarısında azalması, enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün devam ettiğini teyit eder niteliktedir” denildi.

Değerlendirmede ayrıca, “Aralık ayında söz konusu göstergelerde tekrar yukarı yönlü hareket gözlenmiş olsa da bu gelişmenin bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceği konusunda karar vermek için henüz erken” denilirken, devamla şöyle denildi: “Nitekim enflasyon bekleyişleri, 2005 yılının son çeyreğinde de iyileşmeye devam etmiştir. 2005 yılı Ocak ayı itibarıyla yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 5,7 düzeyindedir. 2005 yılı boyunca enflasyonun 1,6 puan düşmesine rağmen, gelecek on iki aylık enflasyon bekleyişlerinin yaklaşık 2,9 puan düşmesi, petrol fiyatlarının ikincil etkilerinin en azından kısa vadede sınırlı kalabileceğine işaret etmektedir.”

23 Ocak'ta yapılan toplantıya ilişkin Para Politikası Kurulu Değerlendirmesi'nde, üretici fiyatlarının olumlu seyrini devam ettirdiği, petrol ürünlerinin doğrudan etkili olduğu kalemler dışlandığında, imalat sanayi fiyat artışlarının son derece düşük düzeylerde olduğu görüldüğü ifade edildi.

Hizmet grubu fiyat artışlarındaki katılığın devam ettiği, ekonomide gözlenen canlanma ve yapısal dönüşüm sürecinde hizmet ve mal fiyatlarının artış hızlarındaki farklılaşmanın 2005 yılında daha da belirginleştiğinin belirtildiği değerlendirmede, “hizmet enflasyonunda gözlenen katılık, büyük ölçüde hizmet talebindeki süreklilikten ve hizmet fiyatlamasındaki geriye dönük endeksleme davranışından kaynaklanmaktadır” ifadesine yer verildi.
Dış ticarete konu olan mallardaki yüksek verimlilik artışları ve ekonominin içinden geçtiği yapısal dönüşüm süreci göz önüne alındığında, hizmet grubundaki enflasyonun mal grubu fiyat artışının bir hayli üzerinde kalmaya devam etmesi normal karşılanabileceği belirtilirken, ancak özellikle son yıllarda konut sektöründeki arz açığı ve buna bağlı hızla yükselen konut fiyatlarının, ilgili hizmet kalemlerinin fiyatlarında dönemsel bir ek baskı oluşturduğunun görüldüğü kaydedildi.

Değerlendirmede, “bu doğrultuda, ülkemizin içinden geçtiği yapısal dönüşüm ve yüksek enflasyon dönemine özgü fiyatlama alışkanlıkları nedeniyle hizmet fiyat artışlarının enflasyona olumsuz katkısının 2006 yılında da devam edeceği tahmin edilmektedir” tespitine yer verildi.

ENFLASYONU ETKİLEYEN UNSURLAR

Son dönemde açıklanan satış verileri ve tüketim endeksleri ile tüketici eğilim anketlerine ilişkin verilerin, başta dayanıklı tüketim malları olmak üzere tüketim talebindeki canlılığın sürdüğüne dair sinyaller içerdiğinin vurgulandığı değerlendirmede, yatırım harcamasına ilişkin göstergelerin de, yatırımlardaki hızlı büyüme eğiliminin devam ettiğini gösterdiği kaydedildi. Verimlilik konusuna da dikkat çekilen değerlendirmede, ”verimlilik kazanımlarının sürdürülebilir olması için ekonomideki yapısal reform sürecinin devam etmesi gerekmektedir. Rekabetin artırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi gibi verimlilik artışlarını teşvik edecek yapısal düzenlemelerin devamlılığı büyük önem taşımaktadır” denildi.

Tüketici kredilerinde yıllık artış hızlarının son dönemde göreli bir istikrara kavuşma eğilimi gösterse de yüksek seviyelerini koruduğunun belirtildiği değerlendirmede, “ekonominin normalleşme süreci ve enflasyon bekleyişlerindeki düşüşe paralel olarak gerileyen faizler ve uzayan vadeler devlet iç borçlanma gereksiniminin azalmasına yol açmakta ve bankaların portföy tercihlerini değiştirerek kredi arzını desteklemektedir. Hazine'nin 2006 yılı için açıkladığı finansman programı, önümüzdeki dönemde de aynı eğilimin süreceğine dair önemli bir sinyal niteliğindedir” ifadesine yer verildi.

Bu aşamada hızlı kredi genişlemesinin, gerek fiyat istikrarı gerekse finansal istikrar açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir gelişme olarak değerlendirildiği vurgulandı. Değerlendirmede, “özetle, önümüzdeki dönemde talep koşullarının enflasyonun düşüş sürecine yaptığı katkının, geçtiğimiz yıllara oranla daha sınırlı olacağı tahmin edilmektedir”ifadesi yer aldı.

HAM PETROL FİYATLARI

Para Politikası Kurulu değerlendirmesinde petrol fiyatlarına değinilirken, “ham petrol fiyatları şu andaki seviyesinde kalsa dahi, enflasyon üzerindeki girdi maliyeti kaynaklı etkilerinin bir süre daha görüleceği, ancak söz konusu etkilerin orta vadeli bekleyişleri bozacak düzeyde olmayacağı düşünülmektedir” denildi.

PARA POLİTİKASI

Değerlendirmede, Kurul'un kararlarını verirken gecikmeli etkileri gözönüne alarak, enflasyonun orta vadedeki görünümünün hedeflerle tutarlılığına odaklandığı, gecikmeli etkilerin yoğun olarak görüldüğü dönemin, bir ile bir buçuk yıllık bir zaman dilimini kapsadığı kaydedildi.

Uluslararası likidite koşulları veya küresel risk iştahındaki olası dalgalanmaların, enflasyon görünümü açısından belirsizlik oluşturan unsurlar arasında değerlendirildiği de ifade edildi. “Son yıllarda gelişmiş ülkelerdeki uzun vadeli faizlerin tarihsel olarak düşük düzeylere inmiş olması, uluslararası fonların özellikle Türkiye gibi istikrar yolunda önemli adımlar atan gelişmekte olan ülkelere yönelmesine sebep olmuştur” görüşüne yer verilen değerlendirmede, “bu eğilimlerin tersine dönmesi durumunda mali piyasalarda dalgalanmalar olabilecektir. Her ne kadar son dönem gelişmeleri 2006 yılında da bu eğilimin devam edebileceğine dair bir takım sinyaller içerse de, söz konusu yönden gelebilecek şoklar, içinde bulunduğumuz konjonktürde enflasyon üzerinde etkili olabilecektir” denildi.

Para Politikası Kurulu, son toplantısından bu yana geçen sürede açıklanan verilerin, enflasyon ve para politikasının görünümünde belirgin bir değişikliğe yol açmadığı değerlendirmesini yaptı. Değerlendirmede, enflasyonda tahmin edilen düşüş sürecine karşın, mevcut bilgiler ışığında, yıl sonunda enflasyonun nokta hedef olan yüzde 5'in üzerinde gerçekleşme olasılığının, altında gerçekleşme olasılığına göre daha yüksek olduğunun altı çizildi.

Bu saptamanın arkasında yatan temel nedenler ise hizmet sektöründe fiyat artış katılıklarının sürmesi, arz-talep gelişmelerinin enflasyona verdiği desteğin azalması, petrol fiyatları ile uluslararası likidite koşullarına dair belirsizliklerin devam etmesi ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlarda bu olumsuz gelişmeleri yeterli düzeyde telafi edecek hareketlerin henüz başlamamış olması olarak sıralandı.

FAİZLER- ENFLASYON

Sonuç olarak, Banka bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo-Ters Repo Pazarı'nda uygulanmakta olan kısa vadeli faiz oranlarının sabit tutulmasına karar verildiği hatırlatılan değerlendirmede, şöyle denildi: “Bugünkü bilgiler ışığında, orta dönemde kısa vadeli faizlerin yükselme olasılığı, aşağı inme ya da sabit kalma olasılığına kıyasla daha düşüktür. Kısa dönemde ise sabit kalma olasılığının daha yüksek olduğu ifade edilebilir. Bu politika perspektifi, enflasyonun 2007 yılı ortalarında hedef patika ile uyumlu olmasını sağlayacaktır.”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın, Ocak 2006 itibarıyla ”enflasyon hedeflemesi” rejimine geçtiği hatırlatılırken, enflasyon hedeflemesi döneminin ilk enflasyon raporunun, 31 Ocak 2006 tarihinde Merkez Bankası İnternet sitesinde yayımlanacağı bildirdildi.

Yeni dönemde Enflasyon Raporu'nun, Para Politikası Kurulu'nun temel iletişim araçlarının başında geldiği belirtilirken, üç ayda bir yayımlanacak olan Rapor'da, ekonomideki son gelişmelerin ele alınacağı, genel makroekonomik görünüm enflasyonun orta vadede alacağı eğilime ışık tutacak şekilde değerlendirileceği ve enflasyon öngörülerinin sunulacağı ifade edildi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı