Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Mazot bağlantısı

Enis BERBEROĞLU

Her yakalanan çeteci önce Türkiye'nin yüce çıkarlarından söz ediyor, ‘‘Ne yaptıysam devletim içindir’’ deyip sessiz kalma hakkını kullanıyor.

Oysa artık herkes biliyor ki, çete ile adil ve vatandaşına saygılı devlet aslında hiç uyuşamaz...

Çete dediğin zaten devletin yokluğunu fırsat bilir.

Devlet nerede kayıt tutamazsa, vergi almazsa çete tam o noktada boy atar, haracını toplar.

Tıpkı Habur'da olduğu gibi...

* * *

Milliyet Gazetesi'nin manşetine göre Güneydoğu'dan sorumlu Devlet Bakanı Salih Yıldırım, Habur'dan giren Irak mazotundan beslenen çeteden yakınıyor, ‘‘Susurluk'tan beter’’ diye tarif ediyor.

Bu sözler aslında eylül başında bu köşede çıkan ihbarları ve daha sonraki düzenlemeleri de haklı kılıyor.

Belki hatırlarsınız, eylül başında bu köşede Irak mazotuyla ilgili olarak Petrol Ofisi Genel Müdürü Mehmet Gültekin'den alıntı yaptık:

- Türkiye'ye 11 ilden sınır ticareti kapsamında giren motorin miktarı 2 milyon tonu buldu (yüzde 75'i Habur'dan). Bu rakam resmi ithalatın yüzde 22.5'uğuna ulaşıyor. Oysa aynı 11 ilin ihtiyacı, tüketimi 130 bin ton. Kalan bölümü İzmir'e, Muğla'ya, hatta Tekirdağ'a kadar gidiyor.

Devlet bu ticaretten vergi toplamayarak 1 milyar dolardan vazgeçiyor. Peki bu 175 trilyon lira bölge halkına mı gidiyor?

Ne gezer...

Türkiye Cumhuriyeti Bakanı Salih Yıldırım anlatıyor:

- Habur kapısında yaşananlar Türkiye'de ikinci Susurluk olayıdır. Habur'da yönetimden bazı kişilerle emniyetten bazılarının katıldıkları bir çete var. Bunlar mafya ile bağlantılı. Kuzey Irak'tan gelen petrolden trilyonluk rant elde ediyorlar. Taşıyıcılar ile oradaki halk çok az kazanıyor. Asıl pay çeteye ve onun devletteki bağlantısına gidiyor.

* * *

Peki bu rezilliği temizlemenin çaresi yeniden Habur'u kapatmak mı?

Kesinlikle hayır... Böyle bir çözüm, bölgeyi ekmeksiz bırakır, yeniden terörün kucağına iter. Devlete düşen, çete ile yerel 20 bin kamyoncu ve ailesinin ceplerini ayıracak çare üretmektir.

Ağustos ayındaki MGK'da ele alınan sorun konusunda Anasol D hükümeti akılcı bir politika izledi.

Bakanlar Kurulu kararına göre kamyonlar yine Irak mazotu taşıyacak ama yüklerini Petrol Ofisi depolarına boşaltıp paralarını alacaklar.

Ofis kalite kontrolü yaparak satın alacağı mazotu vergili fiyatıyla piyasaya sürecek. Ancak 11 sınır ilinde Irak mazotunun fiyatı indirimli uygulanacak. Bu indirim mazotun bölgeden taşınarak Batı illerinde satılmasını teşvik edecek boyutta olmayacak.

Özetle kamyoncunun geliri aynı kalacak, yerel halk mazotu yine ucuz kullanacak, üstelik kalitesinden emin olacak.

Ama çete geliri kesilecek.

* * *

Demek ki çetelerle mücadele bazı safların sandığı gibi devleti yok etmekten geçmiyor. Adaletten yana tavır koyan devlet, tam aksine çeteleri eziyor, halkın trilyonlarını kurtarıyor.

O yüzden çeteyle savaşta sakın hedefi şaşırmayın...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI