"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Mazot 2 milyon süt 300 bin gel de üret!

AKKÖY, </B>eski bir <B>Rum </B>köyü; <B>Didim’</B>e 15, <B>Söke</B>’ye 35, <B>Milas’</B>a da 61 km. uzaklıkta...

30 yıl öncesine kadar nahiye imiş... Nüfusu bugün 1736; ’mübadele’ döneminde Selanik’ten ve daha sonra Bulgaristan’dan gelmiş dedeleri... Bir o kadar nüfus da İzmir Gaziemir’de yaşıyormuş. Didim Belediyesi’nin bu yılki Barış Şenliği’nin başlatıldığı köy Akköy; insanlarının yüzleri temiz pak. Festivalde Ege yemekleri hazırlamışlar. En lezzetlisi de ‘barış lokması’... En dikkat çekici sözleri: ‘Size daha iyi şeyler ikram etmek isterdik ama gücümüz bu kadara yetti.’

Türkiye’nin ilk köy kütüphanesi Akköy’de; yaklaşık 35 bin kitap mevcut kütüphanede. Kurucusu Güven Pamukçu, bölgenin ‘kültür elçisi’ olmuş. Pamukçu, Akköy’de okumayı sökemeyen ilkokul öğrencilerine, dönem ödevi hazırlayan liselilere yardımcı oluyor.

Muhtar Mehmet Eletmiş, ‘Köyümüz SİT alanı içinde, restore edilmesine hiçbir makam yardımcı olmuyor’ diyor. Tapulu ve tapusuz 52 bin dönüm arazileri bulunduğunu, ancak çoğunun makilik olduğunu, geçimlerini başta tütün olmak üzere zeytin, incir üretimiyle ve hayvancılık yaparak güçlükle sağlamaya çalıştıklarını söylüyor.

1500 dönüm araziye tütün ekiyorlarmış, ekim alanlarının daraltılması nedeniyle 600 dönüme kadar düşmüş, asıl geçim zorluğu da bundan sonra başlamış.

- İnsanlar nasıl geçiniyor?

- İş bulabilen Didim’de otellerde çalışıyor yazları. Balıkçılık yapmaya başladık, domates, biber yetiştiren de pazarlara çıkıyor.

Yörede yoğunlaşan hayvan hırsızlığından yakınıyorlar. Jandarmaya bildirdiklerinde ‘Malınıza mülkünüze biraz de siz sahip olun’ deniyormuş.

Didim’in çöplerinin, arazilerine atılmasından yakınıyorlar. Gerçekten köy yolunda çöp dağları yükseliyor.

Bir köyün kahvesine gittiğinizde, konuğa çay ikram edilmesi ádettendir. Akköy’de böyle bir yaklaşım göremedik. Çayları biz ısmarladık masaya.

‘Kahveci Ahmet’ten sonra öğreniyoruz: ‘Para oynamıyor abi... Adam sabahtan akşama kadar oturuyor, çay içmeden gidiyor. Bar veya kafe değil ki, yarım saatte bir ne içersin diye sorayım?’ diyor. Ancak bir düğün olduğunda ve pazar günleri çay satışları artıyormuş.

Recep Duman’a köyde kaç traktörünüz var diye soruyoruz. ‘Hemen hemen herkeste var. Ancak mazot yok. Deposuna dolduramadıktan sonra neye yarar? Mazot 2 milyon lira, destek 300 bin lira... Süt ise 300 bin lira... Gel de ekim dikim yap’ diyor.

Recep Kalkan konuşuyor:

- Bu hükümet çiftçiyi yok etmeye kararlı. Yaşayamayacak duruma geliyoruz, ufalıyoruz. Buğday tohumu 500 bin lira, çıkardığımız ürünü 270 bine satamıyoruz. O da depolarımızda bekliyor. Kesimlik hayvanı 6 milyondan satıyoruz, kasapta ise et 16 milyon nasıl oluyor? Hırsızlar artık hayvan çalmak için köylere kadar inmeye başladı.

Münir Nurettin Onan:

- Arpa ektim, 400 teneke ürün çıktı. Tüccar tenekesine 2.5 milyon verdi, satmadım tabii. Ne yapacağımı bilemiyorum. Bağ-Kur prim taksitimi ödeyememiştim, af çıkınca ödemeye başladım. Aradan iki yıl geçti, faizleri verirken taksitleri yine ödeyemiyorum.

Köylü ağlama duvarı halinde; halin nedir diye soran yok.

Hani teşekkür!

PETROL mühendisi Hüsamettin Danış, 25 yıllık TÜPRAŞ çalışanı, son 6 yıldan beri de genel müdürlük görevini yürütüyor.

Bir dönem siyasetçilerin hedefi olarak görevden alınmak istendi; ancak başarılarından ötürü cesaret edilemedi. Çünkü işini çok iyi yapan bir yönetici. 17 Ağustos’taki İzmit depreminde TÜPRAŞ’ın petrol tanklarında çıkan yangını bastırmak için ekibiyle olağanüstü bir çaba gösterdi, rafineriyi 9 ay sonra ayağa kaldırdı. TÜPRAŞ’ın, çevreye uyumlu AB 2007 standartlarına uygun üretimini gerçekleştirdi. ‘Beyaz ürün’ işleme kapasitesini artırdı.

Bazı çevrelerin eleştirmesine rağmen Yarımca Petkim tesislerini, TÜPRAŞ’a kazandırdı; burada 2 milyar dolara yeni bir rafineri kurulması için proje geliştirdi.

TÜPRAŞ’ın 8.1 milyar dolar değer bulmasında en büyük etken, bu yeni rafineri projesi oldu. Bu üretim sonucu Türkiye’ye artık kükürtlü petrol ithal edilmeyecek. Özel sektör mantığıyla hareket eden Danış, ’zirveye’ ekip çalışmasıyla geldiğine inanıyor.

ERKAN Arıkan, 2000’in başında ANAP tarafından Türkiye Deniz İşletmeleri (TDİ) Genel Müdürlüğü’ne getirildi. AKP iktidar olunca 2003’ün başında görevden alındı. TDİ’ye ‘danışman’ yapıldı, ancak kendisine hiçbir görev verilmedi. Görevi sırasında bizzat isim babası olduğu ve üzerinde iki yıl çalıştığı ‘Galataport’ projesini önce TDİ Yönetim Kurulu’nda kabul ettirdi. Arıkan daha sonra projeyi Mesut Yılmaz’a anlattı. Kendi ifadesiyle ‘Mesut Bey, güzel, dedi. Bunu Erkan Mumcu’ya söyleyelim, bu işi takip etsin’ dedi. Daha sonra projeyi kamuoyuna tanıttı. Ancak bu projeyle Boğaz, büyük gemiler tarafından ’perdeleneceği’ gerekçesiyle projenin Yenikapı’da yapılması gerektiği görüşünde olanlar tarafından eleştirildi. Buna rağmen AKP yönetimi bu projeyi sahiplendi ve ihaleye çıkarıldı.

Kim ne derse desin, başarılı kurum ve projenin ‘mimarları’ sayılan Hüsamettin Danış ve Erkan Arıkan 4.1 ve 4.3 milyar dolarları ’peşin’ olarak Hazine’ye kazandırmış oluyorlar.

Peki birer teşekkürü hak etmediler mi?

Biliyor musunuz

CHP Rize İl Başkanlığı’nı Mustafa Sarıgül’ün desteklediği Mehmet Hikmet Aslankaya’nın 45 oyla kazandığını, Baykalcı İl Başkanı Erol Koyuncu’nun 17 oyda kaldığını; Atatürk’ün Rize’ye gelişinin 81. yıldönümü törenlerine Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı’nın geçen yıl olduğu gibi bu yıl da katılmadığını, ayrıca AKP Rize İl Başkanı Hasan Karal ve 3 AKP’li milletvekilinin de bu yılki törenlerde yer almadıklarını... BİNGÖL nüfusunun yüzde 56’sının Yeşil Kart’lı olduğunu... HALK Müziği’nin ustalarından Ruhi Su’nun bugün, ölümünün 20. yılında Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında saat 11.00’de anılacağını...
X