"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Mazhar’la Orhan Pamuk New York’ta karşılaşınca

MFÖ’nün Amerika turnesiyle ilgili çok şey yazıldı çizildi, iptal ettikleri konserler çok haber oldu ama ben o turnenin bilinmeyen bir yönünü anlatayım size...

Mazhar Alanson’un bu ay içinde piyasaya çıkacak Mazhar Olmak adlı kitap ve akustik CD’sinden haberdarsınız...
İki-üç hafta önce bu kitabın örnek baskısı çıktığında ilk ikisini Mehmet Barlas ve bana imzalayıp vermişti Mazhar Alanson...
Kitaptaki detayları, Mazhar’la Orhan Pamuk’un asker arkadaşı olduğunu haber yapmıştık Kelebek’te...
Mazhar Alanson, Amerika turnesini bitirdikten sonra ıstanbul’a dönmek için New York havaalanında beklerken Orhan Pamuk’la karşılaşıyor.
Bir merhaba demek için yanına gidiyor Pamuk’un...
Pamuk, Mazhar Alanson’u askerden bire bir hatırlamıyor ama Kelebek’in manşetini okumuş...
Mazhar Alanson’u görünce “Ooo asker arkadaşım ne haber” diyerek New York havaalanında başlıyorlar sohbete.
Orhan Pamuk kitabı merak ettiğini söyleyince yanında bulunan küçük boy bir baskıyı çıkarıyor Mazhar Alanson.
Pamuk, “Benim için imzalar mısın?” deyince de bir heyecan basıyor Mazhar’ı...
Kolay mı Nobel ödüllü yazara kitap imzalamak...
Bu duyguyla kitabın ilk sayfasına şu notu düşüyor Mazhar:
“Aklımı kaçırmak üzereyim, Orhan Pamuk’a kitap imzalıyorum!”
Kitabını imzalayıp verdikten sonra da edebiyattan politikaya ve müziğe uzanan bir sohbete dalmışlar havaalanında...

Sigarayı bırak daha iyi beste yaparsın

Mazhar Alanson sigara tiryakisi ve yasaklarla başı fena halde dertte...
Orhan Pamuk’la Mazhar Alanson’un New York havaalanındaki muhabbetinde laf sigara yasağına da gelmiş. Alanson, New York havaalanındaki sigara yasağından dert yanınca “Sigarayı bırak, o zaman daha iyi beste yaparsın” tavsiyesini almış Orhan Pamuk’tan...
Yıllarca sigara içen Pamuk bunu da kendinden bir örnekle anlatmış:
“Ben sigarayı Benim Adım Kırmızı’yı yazmadan önce bıraktım. O benim sigarasız yazdığım ilk romandır. Bir daha da hiç içmedim...”
Verdiği tavsiyenin Pamuk’un hayatında karşılık bulduğu gerçek.
Pamuk, sigarasız Benim Adım Kırmızı’yı, Kar’ı, ıstanbul’u yazdı ve sonrasında Nobel kazandı... Belli ki Mazhar Alanson’a bu deneyimle “Sigarayı bırak daha iyi beste yaparsın” tavsiyesinde bulunuyor.

Sinema salonları haksız kazanç elde ediyor

Geçen sezon Türkiye’de gişe rakamlarının denetimsiz olduğunu ısrarla yazmıştım.
Bu yazılar üzerine Mahsun Kırmızıgül, Güneşi Gördüm’ün gösterildiği bazı salonlara noter sokarak, satılan biletle içerideki seyirci sayısının aynı olmadığını kanıtlamıştı.
Bu konuda bir şey değişmiş değil... Hâlâ iddiamın arkasındayım.
Bugün 1400 sinema salonu var Türkiye’de ve gişe rakamları hâlâ salon sahibinin beyanına bağlı.
Adana’daki, Trabzon’daki, ızmir’deki salon sahibi diyor ki “dün akşam 50 kişi izledi filmi”.
Belki de 150 kişi izledi, nereden biliyoruz?.
Kah sahte biletle, kah koçansız bilet keserek, kah salona sandalye atarak 100 kaçak seyirci soktu salona... Ama kesilen bilet sayısı 50 gözüküyor.
Bırakın hâlâ eski usul bilet kesilen Anadolu’yu bunun ıstanbul gibi daha kolay denetlenebilecek kentlerde bile yapıldığı konuşuluyor.
Böylece salon sahipleri hem yapımcının payını hem de vergi ödemeyerek bilet parasının tamamını cebine atıyor.
Yüzde 10-15’lik böyle bir kaçak olduğu tahmin ediliyor sektörde.
3 milyon gişe yapan bir filmin zararı 300 ila 500 bin seyirci arasında değişiyor.
Yılda satılan toplam 35 milyon bilette yüzde 10’luk kaçak bilet olsa, 3,5 milyon seyirci demek.
Maliyenin ve yapımcıların zararı korkunç boyutta.
Yapımcılar tek tek salon sahiplerine savaş açamaz, bu işe Kültür Bakanlığı ve Maliye el atmalı.
Mutlaka 1400 sinema salonunun satışı aynı bilgisayar ağına bağlanıp, online olarak görülebilecek bir network’te toplanmalı.
Maliye ve yapımcıların kaybettiği paranın yanında, 1400 salona kurulacak network’ün maliyeti devede kulak kalır.

İki reklam eleştirisi

Oley.com: Doğuş grubunun yeni bahis sitesi televizyonlarda dönen reklamla tanıtılıyor.
Yanılmıyorsam Sergen Yalçın’la Burcu Esmersoy da oynuyor filmde...
Yanılmıyorsam diyorum çünkü bu isimleri reklamda seçebilmek için özel bir çaba gerekiyor.
Kalabalığın içinde özellikle saklamışlar sanki...
Elinizde ekran starlarınız var, açık seçik görünecek şekilde kullansanıza...
Oley.com’un reklamları mutlaka elden geçirilmeli.

Anadolu Sigorta: Ehliyetini yeni alan kadının park yaparken son model arabayı çizeceği reklam filminiz, kadın tüketici tarafından fena halde eleştiriliyor haberiniz olsun.
Reklamın kadınlar kötü araba kullanır fikrine vurgu yaptığını söyleyen kadınlar, reklamda kadının aşağılandığı görüşünde.
Araba sahibi bu kadar kadın varken, kadın sürücüler sigorta şirketlerinin potansiyel müşterisiyken, Anadolu Sigorta bu reklamla kendi ayağına ateş ediyor.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI