Mazeretim var, şişmanım ben!

Selma TÜKEL
03.10.1997 - 00:01

Şişmanlık, insanın da insanlığın da başına dert... Dert olmaktan öte, çoktan beridir ‘Çağın Hastalıkları’ arasında sayılıyor. Ortaya çıkardığı fiziksel sorunların ötesinde, psikolojik sorunların ağır bastığı bir hastalık türü olarak önemli bir yere oturuyor. İnsanlar şişmanlarken ayrı, zayıflarken ayrı psikolojik sorunlar yaşıyorlar. Ortaya çıkan bu psikolojik sorunlar, öncelikle kadınları ‘esir’ almış durumda.

Günümüzde kişinin olması gereken kilodan yüzde 20 daha fazla olması, şişmanlık diye tanımlanıyor. Genelde şişman kişiler vücutlarından nefret ediyorlar. Bu yüzden aynaya bakmak istemiyorlar. Sosyal ilişki ve aktiviteden kaçınıyorlar. Kendi şişmanlıklarını, hayatta karşılaştıkları kötü olaylara bağlıyorlar.

Gayrete gelip verdikleri birkaç kilo bile, bu kişilerin kendi vücutlarına ilişkin oluşturdukları kötü imajı değiştiremiyor. Konuya açıklık getiren Psikiyatrist Doç. Dr. M. Emin Ceylan, ‘‘Bu kişiler psikoterapiye alınmalı, kilo azalmasından önce kendi vücutlarına karşı bu kötü imajın değişmesi sağlanmalı’’ diyor.

Bugün, gelişmiş ülkelerde, şişmanlık, alt sosyoekonomik gruplarda altı kat daha fazla görülüyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise durum tam tersi: Şişmanlık gelişmekte olan ülkelerde, üst sosyoekonomik gruplarda daha fazla. Gelişmiş ülkelerde de şişman erkeklerin fazlalığı dikkat çekiyor.

Atıştırma alışkanlığı

Doç. Dr. Ceylan, bu konuda yapılmış olan yeni araştırma ve çalışmaları anlatırken, kişilerde şişmanlığa yol açan atıştırma alışkanlığının, karbonhidratların yarattığı duygusal değişikliklerle ilgili olmasına dikkat çekiyor. ‘‘Durmadan karbonhidrat türü yiyecekleri atıştıran kişiler, daha az depresif, daha az yorgun ve daha canlı oluyorlar. Bu muhtemelen karbonhidratların kişiye verdiği kalori ile ilgili’’ diyor.

Ayrıca, ‘‘Mevsimsel Duygulanım Bozukluğu’’ geçiren kişilerin aşırı yemeleri üzerinde duruluyor. Mevsimsel duygulanım bozukluğu geçiren kişiler, güneş ışınlarının en az olduğu kış aylarında, depresyona giriyorlar. Bu sırada uykuya sığınıp, bol bol uyuyorlar. Herşeye karşı isteksizlik duyuyorlar. Yaşamdan zevk alamıyorlar. Sonun yaklaştığını, herşeyin bittiğini düşünüyorlar. İntiharı bir kurtuluş olarak görüyorlar. Aynı zamanda da aşırı yemek yiyorlar. Uyuyup, uyanıp yiyorlar. Özellikle karbonhidrat yönünden zengin yiyeceklere karşı aşırı bir istek duyuyorlar. Bu kişilerin, bahar ve yaz aylarında güneş ışınlarının artması ile karbonhidrat gereksinimleri de azalıyor.

Şişmanların çoğu, geceleri aşırı yemek yiyor. Gece her uyanışlarında, mutfağa gidip, ne bulurlarsa atıştırıyorlar. Sabah ise tok olarak uyanıyor ve kahvaltı etmek istemiyorlar. Kişiler bu durumları dönem dönem yaşıyorlar. Eğer stres artmışsa, yemek yeme isteği de artıyor. Geç saatlere kadar televizyon seyrederken, bol bol da yiyorlar. Doç. Dr. Ceylan, şişmanlığın, fizyolojik bazı bozukluklara bağlı olarak da ortaya çıktığını vurguluyor. Örneğin troid hormon eksiklikleri, beyinde oluşmuş bazı hasarlardan sonra, şişmanlık gelişebiliyor. Ayrıca, psikiyatride kullanılan lityum, nöroleptik gibi ilaçlar da kişiye kolayca kilo aldırabiliyor.

Şişmanlığın türleri

Tıp dünyası, şişmanları üç ayrı grupta değerlendiriyor. Birinci gruba hiçbir psikolojik problemi olmadığı halde şişmanlayanlar giriyor. İkinci gruptakileri, kişilik gelişimi dönemlerinde yaşanan psikolojik problemlerle ortaya çıkan, gelişimsel şişmanlar oluşturuyor. Üçüncü gruptakilere de tepkisel şişmanlar deniyor. Bu kişiler ani gelişen bazı psikolojik travmalara bağlı olarak kilo alıyorlar. Tepkisel şişmanlık, sonradan karşılaşılan olaylar, üzüntü, gerginlik ve bunaltı sonucu, aşırı yemeye bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Genellikle, bir aile üyesinin kaybı ya da aşırı yalnızlık korkusu bu duruma yol açıyor. Bu kişiler, genellikle duygularını dışarıya yansıtmıyorlar. Herşeyi içe atıyorlar. Bu durum onları bir yandan depresif yaparken, bir yandan da aşırı yemeye zorluyor. Böyle kişiler ağır diyet programları ile kilo verseler bile, saldırganlık duygularını içlerinde taşıdıkları sürece yeniden yemeye dönerek, verdikleri kiloları kısa sürede alabiliyorlar.

Gelişimsel şişmanlar ise çocukluk dönemlerinden beri yaşadıkları psikolojik sorunları nedeniyle şişmanlık çekiyorlar. Onların şişmanlıkları, özellikle ergenlik dönemlerinde başgösteriyor. Ergenlik dönemindeki şişman gençler uyum problemleri yaşıyorlar. Kendilerini çevredekilerden çok ayrı kişi olarak görüyorlar. Sanki heyecan ve duygularını kontrol edemeyeceklermiş gibi bir hisse kapılıyorlar. Bu nedenle, kendi kendilerine karar veremiyorlar. Kendi başlarına iş yapma özellikleri az gelişiyor. Aslında onların arzularında bir kayıp yok, yalnızca bu arzuyu kendi çevresindekilere karşı eyleme dönüştürme özellikleri zayıf...

Şişmanlar, devamlı kilo aldıklarından yakınırlar. Kendi kendileriyle alay ederler. Genellikle kısa sürede çok keskin, ağır ve uygulanamaz rejimlerle şişmanlıklarından kurtulmak isterler. Ama asla uzun süreli, plana ve programa dayalı rejimler uygulayamıyorlar... Hemen kısa sürede, çarçabuk sonuç almak istiyorlar. Kilolarının kendi çabalarıyla değil, büyüsel bir gücün yardımıyla düşeceğini hayal ediyorlar.

Doç. Dr. Emin Ceylan, bu tür hastalarda davranış tedavi tekniklerinin daha etkili olduğunu belirtiyor. Ancak önce hastaların kendi kendilerini izlemelerine fırsat vererek aşırı yeme davranışı içinde bulunduklarını farketmeleri gerektiğini söylüyor. Pek çok hastanın henüz ne kadar çok yediğinin farkında olmadığını hatırlatıyor ve ekliyor:

‘‘Çoğu hasta, hekime derdini anlatıp, yardım isterken, ‘Doktor bey, fazla da yemiyorum. Su içsem bile yarıyor' diye dert yanıyor. Hastalar, herşeyden önce, kilo kaybetme konusunda sahip oldukları olumsuzluklardan kurtulmalıdırlar. Çünkü onlar, genellikle, ‘Kilo vermem, çok uzun ve çok zor olacak. Ben bunu asla yapamayacağım' diye düşünüyorlar. Bu olumsuz düşüncelerin yerine, daha iyimser düşüncelerin geçirilmesi önemli bir adımdır.’’

Psikanalitik teoriye göre, şişman kişiler, ‘oral' dönemde takılı kalmışlar. Libidinal enerjilerini ve saldırganlık duygularını emme, çiğneme ve ısırma davranışları üzerinden tatmin etmeye çalışıyorlar. Bağımlı kişilik özellikleri gösteriyorlar. Aşırı iyimser, ya da kötümser olabiliyorlar. İddialılar. Her an bir iş peşindeler. Tahammülsüz ve tez canlılar.

Nasıl kurtulursunuz...

Önce beyninizden atmalısınız. Hekimler ve diyet uzmanları, şişmanlıktan kurtulmanın tek yolunun, kişinin beyninden geçtiğine dikkat çekiyorlar ve ‘‘Kişi herşeyden önce yemeği aklından çıkarmalı. Bunu yapmadığı sürece o kişinin kilo verip, zayıflaması hayaldir’’ diyorlar.

Doç. Dr. Emin Ceylan, bu önemli olgunun altını kalın çizgilerle çizerken, şunları söylüyor:

‘‘Zayıflamak isteyen kişi, buna karar verdiği zaman, kafasından yiyecek, içecek düşüncesini atmalı, Onun yerine, başka sevdiği şeyleri koymalı. Ondan sonra işe koyulmalı. Ayrıca, 'kilo vermeyebilirim ama, kilo da almayacağım' gibi olumlu düşüncelerle işe başlamalı. Bunun için strese girmemeli. Bütün bunları doğal olarak yapmalı. Bu fikri önce ve iyice kafasına yerleştirmeli. Daha sonra da davranış tedavisinin diğer programları devreye konmalı.’’

Yayınlanma Tarihi : 03.10.1997 - 00:00
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Koç Burcu
      21 Mart - 20 Nisan

      Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

      Boğa Burcu
      21 Nisan - 20 Mayıs

      Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

      İkizler Burcu
      21 Mayıs - 20 Haziran

      Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

      Yengeç Burcu
      21 Haziran - 22 Temmuz

      Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

      Aslan Burcu
      23 Temmuz - 23 Ağustos

      Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

      Başak Burcu
      24 Ağustos - 23 Eylül

      Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

      Terazi Burcu
      24 Eylül - 23 Ekim

      Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

      Akrep Burcu
      24 Ekim - 22 Kasım

      Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

      Yay Burcu
      23 Kasım - 21 Aralık

      Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

      Oğlak Burcu
      22 Aralık - 20 Ocak

      Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

      Kova Burcu
      21 Ocak - 18 Şubat

      Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

      Balık Burcu
      19 Şubat - 20 Mart

      Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün