Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Matsakis: KKTC mahkemelerini tanımıyorum

    A.A.
    21 Ocak 2006 - 16:31Son Güncelleme : 21 Ocak 2006 - 16:31

    KKTC'de birinci derecede askeri yasak bölgeyi ihlal ve Türk bayrağını çalma suçlarıyla mahkemeye çıkarılan, ancak son iki duruşmaya gelmeyen Avrupa Parlamentosu Rum milletvekili Marios Matsakis, Rum medya mensuplarını yanına alarak, “geçişlerdeki prosedürü incelemek” bahanesiyle Metehan Sınır Kapısı'nın Rum kontrol noktasına geldi.

    KKTC'yi ve Metehan Sınır Kapısı Türk Kontrol Noktası'nı Rum bölgesinden izleyen Matsakis, konuyu haber alarak bölgeye giden Türk gazetecilerle de görüşerek, kuş gribi, Güney Kıbrıs'tan KKTC'ye
    elektrik verilmesi ve Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nde devam eden davasıyla
    ilgili açıklamalarda bulundu.
    Kuş gribi için endişelendiğini, bu yüzden Metehan Sınır Kapısı'ndaki geçişlerde izlenen prosedürü yerinde incelemek için geldiğini ileri süren Matsakis, tedbirleri yeterli bulmadığını, insanların gerekirse ilaçlı halılara basarak sınırı geçmesi gerektiğini söyledi.
    Kıbrıs Rum yönetiminin KKTC'ye elektrik vermesine karşı olmadığını söyleyen Matsakis, kendisini vurmak istediğini iddia ettiği Türk askerlerine, yasadışı olduğunu öne sürdüğü Ercan Havaalanı'na ve ”casino”lara Rum tarafından alınan elektriğin verilmesine karşı olduğunu, “çünkü bunun parasını kendilerinin ödediğini” ifade etti. Matsakis, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'un KKTC'de yakacağı elektriğin bile “Rum elektriği” olacağını ileri sürdü.
    Bayrak çalma suçuyla ilgili olarak Lefkoşa Kaza Mahkemesi'ndeki davası 3 Şubat'a ertelenen Marios Matsakis, gazetecilerin, “Mahkemeye katılacak mısınız” sorusunu yanıtlarken, “Ben sözde mahkemeleri tanımam, sözde polisleri de tanımam” ifadesini kullandı. “Mahkemeye katılmıyorum. Çünkü mahkemelerinizi tanımıyorum” diyen Matsakis, kefalet imzalaması konusunda ise, “Ben sadece bir kağıdın üzerine, o kağıtta ne yazdığını anlamadığımı yazdım, imzamı atmadım” diye konuştu. Matsakis, konuşmasını şöyle sürdürdü:
    “Onlar beni tutuklamanın da ne kadar büyük bir hata olduğunu anladılar. Benim bayrağı almaya gittiğimde yanımda silahım yoktu. Bayrağı yırtmadım, yakmadım, bayrağa saygısızlık etmedim. Sadece aldım ve Avrupa Parlamentosu'na götürmek istedim. Bunun ne gibi bir saygısız tarafı var? Bayrağı AP başkanına, sizin başbakanınıza (Recep Tayyip Erdoğan'a) vermesi için verecektim. Bu sadece 'Hey bakın, burada Türk işgali var' anlamına gelecek politik bir hareketti.”
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı