Eğitim Haberleri

    Matematikte sınıfta kaldık

    Önder ÖNDEŞ
    26.10.2017 - 21:09 | Son Güncelleme:

    Eğitim Reformu Girişimi (ERG), UNESCO’nun 24 Ekim’de yıllık olarak yayınladığı Küresel Eğitim İzleme Raporu’nu inceledi. Buna göre öğrencilerin yüzde 30’u matematik becerisinden yoksun, Türkiye engellilerin okul terkinde Avrupa’da birinci sırada ve okullardaki altyapı sorunları eğitimi olumsuz etkiliyor.

    Eğitim Reformu Girişimi (ERG), Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO), 24 Ekim’de yayınlandığı Küresel Eğitim İzleme Raporu’ndaki tespitleri değerlendirdi. Bu yılki raporda öne çıkan başlıklar arasında Türkiye’de engellilerin okul terkinde Avrupa’da en yüksek orana sahip olması dikkat çekti. Türkiye’de engeli olduğunu belirten 18-24 yaş arası gençlerin okuldan erken ayrılma oranı yüzde 60’ın üzerinde. Bu seçilmiş 25 Avrupa ülkesi içindeki en yüksek oran. Ayrıca öğretmen özerkliği 11 yıldır düşüyor ve öğrencilerin yüzde 30’unun temel matematik becerilerinden bile yoksun. İşte ERG’nin UNESCO raporundan öne çıkan tespitleri:

    YENİLENEN PROGRAMLAR BECERİ KAZANDIRMADA YETERSİZ

    Matematik alanında minimum düzeyde becerilere sahip öğrencilerin yüzdesi ilkokul, ortaokul ve lise seviyesinde birçok ülkeden düşük. Örneğin Güney Afrika, Fas, Kuveyt’in içinde bulunduğu bir grup ülkede 8’inci sınıf öğrencilerinin yarıdan azı temel matematik yeterliliğine ulaşabilmiş durumda. Singapur, Kore, Hong Kong’ta öğrencilerin tamamına yakını buna sahip. Türkiye’de ise bu oran yüzde 70’te kalıyor. Uzmanlar, Türkiye’de bu yıl yenilenen öğretim programlarında üst düzey düşünme becerilerinin kullanılmasını gerektirecek, bilişsel alanın bilme basamağının üstüne çıkan kazanım ifadelerinin sayıca az olduğunu belirtiyor.

    TÜRKİYE ENGELLİLERİN OKUL TERKİNDE BİRİNCİ

    Raporda dikkat çekilen bir başka nokta da kimi Avrupa ülkelerinde eğitimden erken ayrılan öğrencilerin önemli bir yüzdesinin engelli olması. Türkiye’de engeli olduğunu belirten 18-24 yaş arası gençlerin okuldan erken ayrılma oranı yüzde 60’ın üzerinde. Bu seçilmiş 25 Avrupa ülkesi içindeki en yüksek oran.

    ÖĞRETMEN ÖZERKLİĞİ 11 YILDIR DÜŞÜYOR

    Türkiye, öğretmenlerin ders içeriğine karar vermede en az söz sahibi olan ülkelerden. Öğretmenlerin bu konudaki özerkliği 2006’dan 2015’e dek giderek azalmış. Öğretmenlerin derslerin içeriğine karar verebildiği okulların oranı yüzde 20’nin altında. Çek Cumhuriyeti, Birleşik Krallık ve Estonya’da bu oran yüzde 100’e yakın. Analiz edilen 49 ülkenin çoğunda öğretmenlerin bu konudaki özerkliği artma eğiliminde.

    ALTYAPI SORUNLARI EĞİTİMİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

    Fiziksel altyapı sorunları dezavantajlı öğrencilerin okuduğu okulları daha olumsuz etkiliyor. OECD’nin düzenlediği PISA 2015’te Kolombiya, Kosta Rika, Endonezya, Ürdün ve Meksika’daki ortaöğretim yöneticilerinin yaklaşık yüzde 40’ı altyapı sorunlarının öğretimi önemli ölçüde etkilediğini dile getiriyor. Türkiye’de, dezavantajlı öğrencileri olan okul yöneticilerinin yüzde 69’u öğretimin fiziksel altyapı sorunlarından etkilendiğini belirtiyor. Türkiye’deki ilköğretim okulu müdürlerinin yüzde 60’tan fazlası okullarında yeterli öğretim alanı olmamasının; yarıdan fazlası, ısıtma ve soğutma sisteminin öğretimi engellediği görüşünde. Türkiye her iki konuda da 13 ülke arasında en yüksek oranlara sahip.

    EĞİTİM SİSTEMİNE DEĞİL, ÖĞRETMENE GÜVEN VAR

    Öğretmenlere duyulan güven eğitim sistemine duyulan güvenin üzerinde. Öğretmen çocuğun öğrenmesinde ve mutlu olmasında en önemli aktörlerden biri. Raporda, öğretmenlerin bu sorumluluğu yerine getirebilmeleri için ona duyulan güvene önem atfediliyor. Raporda 21 ülke için yapılan değerlendirmede, genel olarak öğretmenlere duyulan güvenin eğitim sistemine duyulan güvenin üzerinde olduğu vurgulanıyor. Türkiye’de, öğretmenlere duyulan güven 10 üzerinden yaklaşık 6.5 iken bu eğitim sistemi için yaklaşık 4.5. Ancak rapor, öğretmene güven duymakla saygı duymanın aynı anlama gelmediğine dikkat çekiyor.

    HANEHALKI HARCAMALARI ARTIYOR

    Türkiye’de özel okullara giden çocukların sayısı son yıllarda hızla artıyor; buna bağlı olarak hane halkının eğitim harcamaları da yükseliyor. Eğitim harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 6’ya yaklaşıyor; ancak hane halkları tarafından yapılanlar çıkarıldığında bu yalnızca yüzde 4.8.

     

     

     

     

     

    Etiketler: gazetehaberleri
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı