Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Matematik ve hayallerim...

    Refet POLAT - Türk Eğitim Vakfı (TEV) İzmir Şubesi Yürütme Kurulu Üyesi
    05.01.2015 - 12:31 | Son Güncelleme: 05.01.2015 - 09:33

    Hayatımızda çoğu zaman sonradan fark ettiğimiz önemli dönüm noktaları var. Yıllar sonra anlıyorum ki çok değerli iki insan, farkında olmadan sağladıkları imkânlarla bugün benim hayata sıkı sıkıya bağlı olmamın ve üretebilmemin en önemli ilham kaynağı oldular. Onlar, yüzbinler için umut oldular…

    Hangi işi yaptığınız, hangi bölümü okuduğunuz elbette önemli ama başarılı bir birey olmak adına daha önemli olan, işinizi en iyi şekilde yapmak, kazandığınız bölümü en donanımlı şekilde bitirmek ve kişisel gelişim sürecinizi hiçbir zaman sonlandırmamak. Mesela en az bir yabancı dili iyi seviyede öğrenmek, bilgisayar okuryazarlığınızı üst seviyede tutmak, lisansüstü eğitime devam etmek, alternatif yetilere ulaşmak…

    Tabii ki bunların hemen hepsi yoğun bir çalışma temposu kadar ciddi maddi olanaklar da gerektiriyor. Bu olanakları biyolojik ailelerimiz her zaman tam anlamıyla sağlayamayabilir ki, bu da en kritik zamanlarda ümitsizliğe kapılmamıza ve hayallerimizi ertelememize sebep olabilir. Muhtemelen ‘Türk Eğitim Vakfı (TEV) Ailem’den gelen o mektup olmasaydı bugün belki birçok hayalini ertelemiş, zorlukla yaşama tutunmaya çalışan biri olacaktım.

    1996 yılında Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü’ne birinci sıradan yerleştiğim için TEV’den 4 yıllık karşılıksız eğitim bursu kazandım. 1967 yılında Sayın Vehbi Koç ve eğitime gönül vermiş 205 hayırsever tarafından kurulan TEV, bugün 260 binin üzerinde yurtiçi bursu ile öğrencilerin hayatına dokunup onlar için eğitim olmanın, ışık olmanın, umut olmanın mümkün olduğunu gösterdiler ve benim için de umut oldular.

    Umutsuzluğa düşmedim

    2007 yılından beri görev aldığım ve Sayın Selçuk Yaşar’ın samimi girişimleriyle kurulan ‘Yaşar Üniversitesi Ailem’, gerek akademik gerek idari anlamda bana sağladığı özgür çalışma ortamı sayesinde bugün sadece kendim için değil, üniversitem için, yaşadığım şehir için ve en önemlisi ülkem için fayda oluşturmama ve üretmeme sebep oldu. Ben umutsuzluğa düşmedim. Hayallerimin peşinde koştum.

    Programlama öğrenmek için aldığım ilk bilgisayarımın bedelini, İngilizce kursum için gereken çok önemli bir miktarı, Almanca uluslararası dil sertifikam için girdiğim sınavın ücretini, lisansüstü çalışmalarımda destek olması için aldığım ekonomi ile ilgili derslerin maliyetini, kazanmış olduğum burs sayesinde zorlanmadan karşılayabildim.

    Çetin hayat şartlarını çok hissetmeden tüm motivasyonumu çalışmalarıma verebildim. Bugün o zamanlarda aldığım destek sayesinde bilgisayar programlarında matematiksel araştırmalarımı kodlayabiliyor, akıcı bir biçimde İngilizce ve Almanca konuşabiliyorum. Özgüveni yüksek bir birey olarak ilişkiler kurabiliyorum.

    Matematik öğretimi ve yapay zekâ

    Günümüzde matematik öğretiminde gerek yazılımsal gerekse donanımsal bilgi teknolojileri, “anlamsal” bir yardımcı değil. Daha ziyade, daha güzel ve hızlı şekil çizmeyi, arşivlemeyi daha pratik yapmayı, ölçme ve değerlendirme sürecini otomatikleştirmeyi ve belki de görselleştirmeyi hedef alıyor.

    Bazen de “oyun” yoluyla matematik öğretilebileceği düşünülür. Bugün gerek ülkemizde gerekse dünyada öğretilmesi ve öğrenilmesinde büyük sıkıntıların yaşandığı matematikte iyileştirmeye gitmenin en önemli mihenk taşlarından biri, kavramsal öğrenmenin tam gerçekleşmesi ile mümkün.

    Öğrenciye herhangi bir konu anlatıldığında şayet konu kavramsal olarak iyi bir şekilde öğretilebilirse o zaman anlatılanla ilgili farklı konuların öğrenilmesi de daha kolay olur. Gereksiz tekrarlardan kaçınılarak öğrencilerin matematiğe olan ilgisi ve motivasyonu hep üst düzeyde tutulur. Bu nedenle aslında “ne öğretmeliyiz” kaygısının yerini “nasıl öğretmeliyiz” olgusu alırsa o zaman belki başarı için biraz daha katkı sağlayabiliriz.

    Yapılan araştırmalarda öğrencinin yeni bir konuyu öğrenmesindeki en önemli zorlukların başında öğrencinin alt öğrenme alanlarında gerekli yetilere sahip olmadan yeni konuları öğrenmeye çalışması gösterilebilir. Son dönem akademik çalışmalarımızı “yapay zekâ ile çalışan robot matematik öğretmeni” üzerinde yoğunlaştırdık. Bu robot “fiziki” bir robottan öte, bir bilgisayar yazılımı olarak şekillenecek.

    Neyi, nasıl anladığını ölçmeli

    Özetle tecrübeli ve idealist bir matematik öğretmeni gibi davranan, matematiği öğretirken gerçekten “kavratma” yeteneğine sahip bir bilgisayar yazılımı. Bizim üzerinde durduğumuz şey ise bizzat “iyi” olarak nitelediğimiz bir öğretmenin işlevini yerine getiren bir yazılım. Öğrenciye bir konuyu anlatırken nereden başlamalı, anlatırken hangi örnekleri seçmeli, ona hangi soruları sorarak yönlendirmelerde bulunmalı… Neyi nasıl anladığını ölçmeli…

    Öğretmenlere

    Aslında en zor misyonu matematik öğretmeni meslektaşlarım, sizler üsteniyorsunuz. Sadece ülkemizde değil birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede bile öğretmenlerin öğretmekte en çok zorlandıkları alan olan matematiğin öğretiminden sizler sorumlusunuz. Sizlerin küçük dokunuşları inanın çok büyük farklar yaratıyor. Artık ülkemizde matematik alanında gerek üniversiteler, gerek TÜBİTAK, gerekse eğitim ile ilgili diğer resmi ve özel kurumlar büyük destekler sağlıyorlar.

    Naçizane görüşüm, kişisel gelişim sürecinizi hiçbir zaman sonlandırmayın. Günümüz dünyasında bilgiye erişim ve paylaşım gerçekten baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Sizler, geleceğimiz olan öğrencilerimiz için en önemli yapı taşlarımızsınız. Son üç yıl içerisinde TÜBİTAK matematik olimpiyat kamplarında birlikte çalışma fırsatı bulduğum, yaşları 25 ile 50 arasında değişen, 100’ün üzerinde matematik öğretmeni meslektaşımın istekliliği, çalışkanlığı ve azmi gerçekten bu anlamda beni çok umutlandırdı.

    Yukarıda saydığım, kendi akademik çalışmalarımın da yer aldığı, bilim ve teknolojinin ilerlemesine bağlı olarak öğretimde birçok araç ve gereç hayatımıza giriyor. Ama inanın gerçek değer sizlersiniz. Sizlerin sevgisi ve dokunuşları olmazsa matematik öğretimine yardımcı diğer araç ve gereçlerin tek başına hiçbir değeri olamaz. Gerçek değer sizlersiniz.

    Öğrencilere

    Sevgili öğrenci arkadaşlarım, hiç kimse annesinin karnında matematik öğrenmiyor. Tabii ki herkesin algısı ve kapasitesi aynı değil. Ancak unutmamak gerekir ki doğru rehberlik, disiplinli ve istekli çalışmayla sahip olduğunuz kapasitenizi en üst seviyelere çıkartabilirsiniz. Günümüz dünyasında artık bilgiye erişim inanın çok kolay, yeter ki istekli olun. Artık yardıma ulaşmak da çok kolay. Uzman matematikçi meslektaşlarım sizlere destek vermek için hazırlar. Yeter ki siz hedefinizi belirleyin ve ona odaklanın.

    Her şey sevmekle başlıyor

    Bugün hayatımızın her alanında; aile, sosyal, okul ve iş hayatımızda her şey sevmekle başlıyor. Ne kadar severseniz o kadar seviliyorsunuz. İşinizi ne kadar severseniz o kadar başarılı oluyorsunuz. Ailenizi ve sosyal hayatınızdaki bireyleri ne kadar severseniz o kadar mutlu oluyorsunuz.

    Geleceğimizin umudu sevgili genç arkadaşlarım, sizlere sesleniyorum:
    Hayallerinizin peşinden koşun, çalışmaktan asla yorulmayın, umutsuzluğa hiçbir zaman kapılmayın. Unutmayın, siz gönülden istediğiniz sürece başarı hep sizin peşinizden gelecek. Bizler hep sizlerin yanındayız, en büyük başarılar sizinle olsun…


    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı